Bugün arife. Yarın bayram. Kurban Bayramı. Bu bayramla beraber, Müslümanlar için birde çok önemli günler var. Mekke ve Medine’de olanlar için de “hacılık” sıfatı kazanma günü.

Önce, Kurban bayramı hepimize hayırlı ve uğurlu olsun. İnsanlarımızın kestikleri kurbanlar kabul olsun, hac vazifesine niyet edenlerin niyetleri kabul olsun. Allah hepimize, topluma, ülkemize güler yüzlü, mutlu ve huzurlu bayramlar nasip eylesin. (Amin)

Tabi, bayram denilince son yıllarda ülkemizde tatil mevsimi gelmiş gibi hissediliyor. Pek çok kişi Bayramı vesile ederek tatil beldelerine akın ediyor. Hatta geçtiğimiz Ramazan Bayramında bayram tatili süresi uzatılırken, Kurban Bayramında tatil süresinin uzatılmayışına bazı insanlarımız tepki gösteriyorlar.

Aslında, bayramlar, aileler arası, akrabalar arası birlik ve beraberlik günü olarak kutlanıyor. Kurban Bayramı ise bereket ve huzur bayramı olarak nitelendiriliyor. Bu bayramda hali vakti yerinde olan insanların kestikleri Kurban etlerinin dağıtılmasıyla sofralara bereket ve ailelere huzur, mutluluk geldiğine inanılıyor.

Bayram iyi güzel.

Ama bir yandan da hayat devam ediyor. İnsanlar geleceklerine inşa edebilme adına bir takım girişimlerde bulunuyorlar. Bu girişimlerin yanı sıra hali vakti yerinde olan insanları bir kenara bırakırsak, kendisine ve ailesine iyi bir gelecek planlaması yapanların iş ve emek harcadıklarını gözlemliyoruz. Birde, “ben olursam bu iş olur” düşüncesinde olan bencil insanlarımız var.

Nereden geldik bu meseleye?

Dünkü yazımda, CHP ve Bursa başlığı altında CHP’nin Bursa’daki ilçe ve il örgüt toplantılarıyla ilgili düşüncelerimi yazmış ve sosyal medya ortamındaki paylaşımlardan da örnek alıp bazı eleştirilerde bulunmuştum.

CHP denilince akan sular duruyor. Çünkü bizim mesleğimizde görev yapan, çalışan, emek harcayanların yüzde 90’ına yakını, belki de daha fazlası CHP düşüncesinde. Ya da CHP’nin sempatizanlarını oluşturuyor. Bazıları ise CHP’den veya CHP çatısı altında bulunanların yaptıkları iş ve çalışmalardan nemalanıyorlar. Kimisine iş kimisine ise mali destek sağlandığı iddiaları yok değil.

Bütün bunlar, CHP ile ilgili olumlu veya olumsuz yazı yazılması halinde karşınıza çıkacak olan yüzde 90’lık bir blok oluştuğunun habercisi. Dün yine aynı blokta yer aldığına inandığım bazı meslektaşlarım arayıp, CHP’nin Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in örgüt toplantısında yaptığı konuşmasıyla ilgili yorumlarıma katılmadıklarını söylediler. Tabi, bunlar onların düşüncesi. Herkesin düşüncesi bir olmaz. Eğer, herkes aynı düşüncede birleşse idi o zaman ne değişik fikirleri savunan siyasi partiler olurdu. Ne de insanların kendi aralarındaki fikir ayrılıkları.

Evet, Bozbey genel merkezden gönderilen 5 milyon TL’nin bütününün kendisine verilmeyişini gündeme getirmiş. Bu konuşmasını yaparken de destekçileri kayda almışlar. Sosyal Medyanın her türlü en ücra mercilerini de paylaşmışlar. İddiaya göre bir milyon 50 bin TL para hiç edilmiş gibi yansıtıyor kamuoyuna… Paylaşımları takip edenler böyle anlıyor. Birde, olayın başka boyutu var. Kimse bu boyutuyla ilgilenmiyor. Yapılan toplantı. Örgüt içi hedeflerin belirlenmesine yönelik olduğu için basına kapalı yapılıyor. Yani, haberlerin ve yapılan konuşmaların paylaşılması, partinin uyguladığı genel politikalar gereği yasak.

Bu durum, yapılan iş ve paylaşımlar bana göre siyasi bir oyun. Ve, bu yasak paylaşımlarla delinmiş oluyor. Bunu eleştirmek, siyasetin, sosyal medyada değil de parti örgütlerinde yapılması gereğine dikkat çekmek, bizim mesleki görevimiz. Bende dünkü yazımda bu mesleki görevi ifa ettim.

Sosyal medya paylaşımlarındaki bir başka eksiklik, paylaşımların ekinde ise CHP il yönetiminin verdiği cevaplar yok. Bu durumda tek taraflı bir yansıtma söz konusu. Bizim meslektaşlarımız arasındaki ifadeye göre kişiye özel pompalama.

Bozbey, 5 milyonluk seçim yardımının hesabını sormuş. İl yönetimi de Bozbey’e verilen bu paranın yüzde 80’lik bölümünden daha fazlasını oluşturan paraların nerelerde kullanıldığı sormuş. Parti örgütü de “size verdiğimiz paraları nerelere harcadınız?” diye belge ve bilgi istemiş. Aradan 4 ay geçmesine rağmen Bozbey istenilen bilgi ve belgeleri vermemiş. Demek ki arada bir anlaşmazlık var. Bu durumu Sayıştay çözer. Malum, Refah Partisi kapatılmadan önce yapılan Sayıştay denetimlerinde, Bursa teşkilatlarına gönderilen seçim yardımlarının harcama belgelerinin olmayışı, Anayasa Mahkemesi’ndeki kapatma davasında delil olarak sunulmuştu. Bu olayı unutanlara tekrar hatırlatmak istedim.

Bu konu, siyasi etik açısından gerçekten açığa çıkarılması gereken bir konu.

Gelelim okurlarımın gönderdiği mesajlar arasında bulunan ikinci önemli noktaya. Bozbey ve bazı arkadaşları iddialara göre seçim öncesinde bazı kişilerden seçim yardımları istemişler. Ki bu gayet olumlu ve her seçim öncesinde adaylar için yapılan bir uygulama.

Ama işin içinde amaların bulunduğu iddiaları var. Parti örgütünde de bu durum üyeler arasında sorgulanıyormuş. Bozbey ve arkadaşları, Büyükşehir adaylığı için genel merkeze gittiklerinde seçim harcamaları için herhangi bir yardım talebinde bulunmamışlar. Hatta iddia edilenlere göre de “bizim bütçemiz hazır” demişler.

Siyaset bu. İki kişi yan yana gelip konuşur. Sonrasında her ikisi de konuşmalarıyla ilgili değişik anlatımlarda bulunurlar. Dünkü yazımda da ifade ettim gibi CHP içindeki bu bencillik ve koltuk kapma yarışı, alıştığımız siyasi temayüllerden çok da fazla yaşanıyor. Bazı kişilerin bencillikleri ve siyasi hırsları, CHP’nin genel ilkelerine ters düşen politikaların üretilmesine ve uygulanmasına yol açıyor. Şimdi, ülke gündemine taşınan CHP’li belediyelere eş dost alımı olaylarını bizler bundan 20 yıl önce Nilüfer Belediyesi’nde bizzat yaşamıştık.

Bakalım, kadrolara. Hangi başkanın yakınları, başkan yardımcılarının yakınları, muhtarların yakınları, belediyede çalışan yöneticilerin hatta öz kardeşlerinin bile CHP’li Nilüfer Belediyesi’nde o dönemlerde nasıl paylaştırıldığını inceleyelim. Birde, Belediyeye iş yapan müteahhitlere, o müteahhitlerin hak edişlerine imza atan memurların yakınlarının işe başlatılması iddiaları var ki, bu durum ipe sapa gelir cinsten değil. CHP’nin ilkelerine uyan durum ve uygulama hiç değil.

Herkese mutlu bayramlar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246