Dünya siyasetinde eşi benzeri olmayan, bizim ülkemizde ise kısa adı BİT olan Belediye şirketleri üzerinden siyasi rant dağıtılmasına alıştık.

Şimdi, 31 Mart seçimleriyle ilgili dengelerin yerinden oynaması, belki de senelerdir kanayan bir yara halinde olan bu BİT meselesinin yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Hani derler ya, “bal tutan parmağını yalar” diye.

İşte tam da böyle bir ortam ve durumlarla karşı karşıya kaldık. Ankara ve İstanbul’da seçimleri kazanan CHP’li adaylar, belediye şirketlerinde kendi yandaşlarını değerlendirebilme adına bir takım açıklamalar yapıyorlar. Bir takım, bilançolar yayınlıyorlar. AK Parti öncesinde bu belediyelerde görev yapanlarda tıpkı eski-yeni yönetim gibi kendi yandaşlarına bir takım avantajlar sağlamışlar. Yönetim kurullarına siyaset insanlarını atayıp, maaşa bağlamışlar. Huzur hakkı ismiyle ek ödeme yapmışlar. Bununla da yetinmeyip, birde altlarına makam arabası kiralayıp vermişler. Bu aracı kullanan siyasi parti temsilcisi veya başkanının bütün yakıt giderlerini de bu şirketlerden ödemişler.

İnsanlar siyaset yapıyor, araba kullanıyorlar, arabanın kirasını, yakıtını, bakım ve onarım paralarını belediye şirketleri ödüyormuş. Ne ala memleket!

Orta yaş gurubunda olan okurlarım hatırlar, 1989 yılında da Anavatan Partisi belediyeleri kaybettiğinde aynı dertler, aynı sıkıntılar dile getirilip, o dönemin iktidarını elinde bulunduran parti tarafından Belediye Şirketlerinin bütünüyle kapatılacağını ve devir yetkilerinin İçişleri Bakanlığına verileceğine dair söylentilerle boğuşmak zorunda kalmıştı.

Hani derler ya, ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye.

Belediyelere ait BİT’ler ve yönetimleri, yaptıkları işler, belediye bütçesinden BİT’lere aktarılan paralar hep tartışma konusu olmuştur. Nedeni, Belediye, yapılan bir açılış için BİT’e görev veriyor. Parayı aktarıyor. Bu BİT, açılışla ilgili olarak organizasyonu bir başka BİT’e, yemek işini bir7 başka BİT’e havale ediyor. Hani, tek elden yapılsa belki de değeri örnek veriyorum, bin TL olacak bir hizmet için bu tür iş paslamalar sayesinde 3 bin TL belediye kasasından para çıkmasına yönelik iddialar söz konusu. Aynı zamanda, bu üç şirketinde faaliyetlerinin aynı olmasına rağmen, siyasilere halkın deyimiyle yazıyorum, “arpalık” haline getirilmesine yönelik, parti başkanlarının yönetimlere atanması, huzur hakkı ve maaşa bağlanmaları nedeniyle de Belediye bütçesinden, Belediye Şirketleri eliyle yapılan mal ve hizmet alımlarının normal piyasa koşullarına göre daha pahalı olmasına yönelik iddialar mevcut.

Son günlerde ise CHP’nin eline geçirdiği belediyelerle ilgili iddialar var. Belediye başkanı seçilen kişi, eşini, oğlunu, kızını, gelinini,. Damadını, dünürünü veya bilmem kimi belediye şirketlerine almış. İşe başlatmış. Hem de ballı kaymak cinsinden maaşlarla. Tabi, bu işlerin çok çoğunu BİT’ler sayesinde yapıyor.

Geçtiğimiz hafta sonu Afyon Sandıklı’da toplanan CHP’li Belediye Başkanlarına bu konuda bizzat genel başkan tarafından gerekli ültimatomlar verilmiş. Kemal Kılıçdaroğlu, Belediye başkanlarına, “bir daha böyle işler yaptığınızı duymak istemiyorum” demiş. Bunun üzerine bazıları akrabalarını işten çıkarmışlar. Bazıları ise söylenenleri duymazlıktan gelmişler. Ben, bu konuda eskiden beri tartışma konusu olan CHP’nin Bursa’daki ilçe belediyelerine bakılmasını isterim. Hani, eş, dost, baldız, yenge, enişte, kardeş, ağabey uygulamasının yanı sıra, muhtarların da çocuklarının, hatta torunlarının iş başı yaptırıldığı konuşulan CHP’nin belediyelerine göz atıp incelemeler yapalım. Bakalım, karşımıza kimler çıkacak? Başkanların eşleri de dahil bu önerime….

Hiç bir sıfatı olmadığı halde, özel kalem müdürlüğü sıfatıyla memur yapılan, müdür rütbesi verilen, sonra da bu kişilerin belediye başkan yardımcılıkları koltuklarına oturtulmasına acaba kimler, nasıl açıklayacak? Pek çok kişi, KPSS sınavı için ter dökerken, tepeden inme müdür olanların hesabını sorabilecek mi CHP’nin genel merkezi? Yada, bu söylemleri lafta kalıp, laf olsun, torba dolsun cinsinde  kamuoyunda yeni bir algı yaratılmasına mı yol açacak?

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM'de yaptığı açıklamada CHP'li belediye başkanının yakınını belediyede işe alması ve belediye şirketlerinden ikinci bir maaş alınmasına ilişkin tartışmaları değerlendirdi.

Bu konudaki tepkileri 'haklı tepki” olarak niteleyen Özel, "CHP olarak bu konuda tavizsiz olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. İki örneği birlikte yaşadık, iddialar var, herhangi bir iddia doğruysa hemen araştırılıyor, ilgili genel başkan yardımcılığımız tarafından bu işin sonlandırılması gerektiği söyleniyor. Ama bir gerçek var. CHP leke gösteriyor çünkü bu konuda oldukça temiz, AKP sağ olsun kir tutmuyor çünkü kiri göstermeyecek kadar kirli. CHP'nin bu konuda yanlış yapan bir belediye başkanı ki yanlıştır savunmadık, savunmayacağız, arkasında durmayacağız, hatadan döndüler" diye konuştu.

İşte, bu konularla ilgili olarak hedef şaşırtan CHP açıklaması.

Şaşırdık mı? Hayır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246