Kimi insanda “tatil dönüşü iş başı yapma sendromu” vardır.

Bir gece öncesinden neredeyse komaya girerler.

Kimi insanda her hafta sonu tatilinden sonra “pazartesi sendromu” vardır.

Pazar akşamını “kabus” gibi geçirirler.

***

Benim sendromum ise bunların hiçbirine benzemez.

Örneğin!..

Bende de “bayram sendromu” diye bir şey vardır.

Pardon!..

Hemen de yanlış anladınız ha!.

Bu bayramlar milli bayramlar değildir.

Yoksa!..

Her milli bayram öncesi “Bayramımı geri verin!..” diye yazar mıyım?

Benim derdim “dini bayramlarla!..”

***

Gene hemen; “Sen ne demek istiyorsun? Dini bayramlar insanları birbirine kavuşturur; küskünleri barıştırır. Nasıl olur da bu güzel buluşmalar öncesi sendrom yaşarsın?” demeye de kalkışmayın.

O zaman!..

Ben de size ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın “Ben diyorum bi hararet bi hararet;  siz diyorsunuz Çanakkale boğazı” esprisini patlatır; ağzınızı kapatırım.

Arkadaşlar!..

Benim bu bayramları sevmememin nedeni başka…

Her bayram öncesi içimi gerçekten bir sıkıntı basar .

Özellikle de 9 günlük tatillerde bu sıkıntım katlanır.

***

Bu sendromum ikiye ayrılır.

Birincisi!..

Bugünlerde Bursa’nın “hal-i pür melali”dir.

İkincisi de!..

Tatil için yola çıkacaklara duyduğum endişedir.

Örneğin!..

Önce Bursa gelir aklıma …

Bugün ve tabii ki arife günü olan pazartesi Heykel’e çıkmak istemem.

Çünkü bilirim ki!..

Uzun Çarşı ve onun devamı olan Kapalı Çarşı, rahmetli meslektaşım Saruhan Ayber’in dediği gibi; “E-5 karayoluna” döner.

Oluk oluk insan hem alışveriş yapmaz; hem de birbirini çiğner.

Hele bir de biraz salaksanız elinden tuttuğunuz çocuğunuzu nedense kaybedersiniz.

O zaman da sık sık şu anonsu duyarsınız:

“5 yaşlarında bir kız çocuğu bulunmuştur.

Mavi gözlü sarışın olan bu kızı tanıyanların zabıtaya başvurmaları…”

Şu anda da aynı sendromu yaşıyorum.

Bursa bugünlerde çekilir gibi değil.

Kent merkezine girmek bir dert; çıkmak ise dert oğlu dert!

İddia ediyorum.

Bursa’nın nüfusu kesinlikle arttı.

***

Neyse, Bursa’nın içini bırakalım.

..Ve takıldığım ikinci sendrom olayına gelelim.

Bakmayın siz öyle; “Param yok, ne tatili?” diyenlere…

Bugün herhalde kentin yarısı yollara düşecek.

Öyle ya!..

Temmuz geldi; hala erken rezervasyonlar sürüyor.

Oteller “sudan ucuz!”

Ama “yollar ucuz değil” be arkadaş!..

Emniyet Genel Müdürlüğü bayramı memleketlerinde ya da başka illerde geçirmek isteyenlere şöyle bir uyarıda bulundu:

“Bayram kabusunuz olmasın!..”

Benim de eğer okursanız, sizlerden çok önemli bir ricam var.

Bir sürü manyağın cirit attığı yollara düşeceksiniz.

Lütfen onlara uymadan, sadece kendinizi ve yanınızda taşıdıklarınızı düşünün.

Dikkatli gidin; dikkatli dönün!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.