Belçika Başbakanı Charles Michel!..

26 kişinin öldüğü, 55 kişinin de yaralandığı Brüksel’deki patlamalardan sonra şu açıklamayı yaptı:

“Korktuğumuz başımıza geldi!..”

Vay sen misin bunları diyen?

Sosyal medya denilen “tek dişi kalmış canavar!” hemen harekete geçti:

“Ne sandın ya Avrupalı!”

“Demokrasinin beşiği imiş; aha sana demokrasi!”

“Teröriste bu kadar yüz verirsen, topraklarında rahat rahat dolaşmalarına bu kadar izin verirsen, olacağı budur!..”

..Ve daha neler neler!..

***

Aslında!..

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “korktukları başlarına gelmeden” önce, başta Belçika olmak üzere Avrupa ülkelerini terör konusunda uyarmıştı.

Bu uyarıyı da Brüksel’de PKK’nın çadır kurmasına izin verilmesi üzerine yapmıştı.

Cumhurbaşkanı’nın şu sözleri hem çok sertti; hem de sanki dün yaşanan 3 bombalı saldırıyı anımsatıyordu:

“Bunun adı teröre teslim olmaktır.

..Ve bunlar teröre teslim oldular.

İşte Ankara’da patlayan bombanın.

Şehrin ortasında terör örgütüne şov yapma imkanının sağlandığı Brüksel’de patlamaması için hiçbir sebep yok.

AB ülkeleri mayın tarlasında dans ediyor.

Ne zaman mayına basacağını bilemezsiniz.

Ama bunun kaçınılmaz bir son olduğu bilinmelidir!..”

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o uyarısında şu sözler de olanların sanki habercisi gibiydi:

“Buradan bir kez daha terör örgütlerine kucak açan, destek veren ülkelere sesleniyorum.

Koynunuzda yılan besliyorsunuz.

Beslediğiniz o yılan her an sizi de sokabilir.

Türkiye’de patlayan bombaları televizyon ekranlarından seyretmek, sizin için bir şey ifade etmiyor olabilir.

Aynı bombalar sizin şehirlerinizde de patlamaya başladığında bizim ne hissettiğimizi mutlaka anlayacaksınız!..

Ama o zaman çok geç olacak!..”

***

Evet, çok geç oldu!..

..Ve onların başbakanı’nın da söylediği gibi.

Korktukları başlarına geldi.

Yalnız tüm bunlara karşın.

Brüksel’deki terör saldırılarının ardından olağanüstü bir gelişme olmaması buna pek de alışkın olmayan Türk halkı tarafından “şaşkınlıkla!” karşılandı.

Yine o sosyal medya denilen canavarda yer alan yorumlara göre;

Türkiye ile Belçika arasında karşılaştırma yapanlar şu gırgır soruları sormaktan kendilerini alamadılar:

“Belçika hükümeti uyuyor mu?

Neden yayın yasağı koymuyorlar?

Belçika’daki sosyal ağlarda neden yavaşlama olmuyor?

Neden saldırıyı kınayanlara gaz ve tazyikli su sıkılmıyor?

Ayrıca oralarda karanfil yetişmiyor mu ki, kimse olay yerine bu çiçeklerden bırakmıyor?”

***

Belçika’da elbette bir “şaşkınlık” yaşanıyor.

Ancak, hepsi o kadar!..

Zira, yine yakında izleyeceğiz.

Bizdeki patlamalara gözlerini kapatan tüm dünya ülkelerinin liderleri Brüksel’de soluğu alacak ve kol kola yürüyecek.

Biz de yine sinirden tırnaklarımızı yiyeceğiz!

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sadece dost 12 ay önce

Bursa Kamu Hastaneler Birliğinde Yandaş Firma ile Anlaşmalı Otomasyon İhalesi
Bursa İli Kamu Hastaneler biriliği genel sekreterliğinin 25 mart 2016 Cuma günü tarihli 2015/174293 numaralı ihalenin teknik şartnameleri kurumları karşılanmadığı dile getirilmiş ve gerekli zeyilnameler ihaleye çıkmayan hastanelerdeki otomasyon firmalarının isteğine göre düzenlemiştir. Tüm ili ihale çıkmayan hastanelerde ki otomasyon firmaları ile anlaşmış ve istekleri şartnameyi beraber düzenledikleri fakat işte şayibe gözükmesin diye açık ihale usulüne gidilmiştir.
Otomayon ihalesi web tabanlı 3 kısımdan oluşmakta . Fakat neden tüm hastaneleri kapsamamakta. O hastanelerdeki otomasyon firmaları ile olan bağlantılar neler. Neden o hastaneler ihalede gözükmüyor. Tüm ilin ortak firmada olması sağlıklı bir durum. İhaleyi firmalara vermeleri ihaleyi yapmadan kesinleşti de mi o hastaneleri ihaleye katmadınız

banner192