banner252

Kuruluşun başkenti olan Bursa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 97'nci sene-i devriyesindeyiz. Türkiye'nin karanlık günlerinden bugünlerine neredeyse yüzyıl geçti. Açıkçası Osmanlı sonrasında bir avuç Anadolu ile avunmayı kendine yediremeyenlerdenim. Sözde devşirme özde dönme kişiliklerin Osmanlı İmparatorluğu’nu nasıl bu günlere sürüklediğini yaşayarak görmekteyiz. Osmanlı ile huzur bulan topraklar, yüzyıldan fazla bir süredir huzursuz. Kan ve gözyaşının eksik olmadığı Balkanlardan tutunda Ortadoğu hatta çoğu Avrupa ülkesi ile Afrika'ya kadar her noktada Osmanlı sancağına hasreti görebilir, duyabilir, okuyabilirsiniz. Gelinen nokta Türkiye'nin yeniden varoluş veyahut teslim olmayı kabul ediş sınırıdır. Ve burada dik durabilmek için dikleşmemek ama dik başı da eğmemek gereklidir!

 

***

 

Türkiye'nin en uzun soluklu iktidarı olan Ak Parti’nin kaynayan kazanlarında tek başlı otorite fitnesi var. Recep Tayyip Erdoğan sayesinde makam ve mevki sahibi olanlar velhasılı adam yerine konulanlar bugün tampon siyaseti yürütüyor. Ak Parti’nin tek partili siyasete mahkum olması, Ankara'nın bürokrasi dahil çoğu nokta da kısırlaşması, FETÖ'nün yeniden güçlenmesine neden oldu. Ahlak ve maneviyat çıtasının kırıldığı günümüzde, para için namusunu ve şerefini gözden çıkaranlara şahitlik ediyoruz. Ak Parti’nin içerisinden büyüyerek Anadolu’nun her yerine yayılan bu bölünme arzusu memleket adına kaygı verici.

 

Geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansına açıklamalarda bulunan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Alkan, demokrasi vurgusu yaptı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin konsolidasyon sürecinin önemine işaret eden Alkan, "bugüne kadar krizlerimizi demokrasimizi koruyarak yönetebildik. Bundan sonra da krizlerle yine demokratik anlamda sistemimizi konsolide ederek baş edebiliriz" diyerek aslında uzun zamandır dillendirilen Cumhurbaşkanlığı Koalisyon sürecine dair ilk fitili ateşlemiş oldu. Akademik anlamda çok yerinde söylemlerle Cumhurbaşkanlığı, Başkanlık ve koalisyon kavramlarını tanımlayarak bütünleştiren Prof. Dr. Haluk Alkan, aslında Ak Parti’nin kendi içerisinde bulamadığı can simidi oldu.

 

Yeniden Devletleşmeliyiz!

 

Türkiye'de en fazla zarar gören ve güven yitiren kavram, Devlet. Aşırı siyasallaşma ve tek parti merkezli partilileşmenin getirdiği süreç, devlet otoritesinin kaybolmasına neden oldu. Adalet kavramının anlamını iyiden iyiye yitirdiğimiz bir dönemde demokrasi en büyük tehdit. Demokrasinin tehdit olmasının en temel nedeni de bu oluşumun içeriden değil, dışarıdan dizayn ediliyor olması. Türkiye'nin ikinci yüzyılına sayılı seneler kala ulusal gündemine içeride ve dışarıda yaşadığı olumsuzluklar damga vuruyor. Bir yanda Akdeniz fırsatları diğer yanda Afrika alternatifleri içerisinde yeniden güçlü Balkanlar vizyonuna erişen Türkiye, maalesef hızlı büyüme sürecinde kamu ve kamulaşma anlamında ciddi zararlar gördü.

 

Kamu merkezli anayasa yerine aşırı özgürlükler ve denetimsiz bir Türkiye var eden Ak Parti, ciddi bir ekonomik buhrandan 5 yıldan önce çıkacak gibi durmuyor. Türkiye'nin batı kentlerini ayağa kaldıran tekstil sektörü Doğu ve Güneydoğu için umut olurken, Bursa başta olmak üzere çoğu kentte fabrikalar kapanma noktasına geldi. İnşaat ve otomotiv ile bilişim teknolojileri alanında yatırımların durma noktasına geldiği Türkiye'de, tek çıkış yeniden devletleşmek.

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246