Nilüfer Belediyesi’nin 17 yıl 9 günlük başkanı Mustafa Bozbey.

Dördüncü dönemin ikinci yılını değerlendirirken “az ve öz” konuştu.

Ama “çok şey” söyledi!..

Ters bir orantı değil mi?

Değil!..

Neden değil?

Toplantıda saat tuttum.

En fazla 1 saat konuştu.

Ancak!..

Bu süre içindeki “az ve öz” konuşması sırasında “yatırımlardan” hiç söz etmedi.

Tüm konuşması “insan odaklıydı!..”

.. Ve konuşmaları insan için gerekli “barış, özgürlük ve demokrasi” olguları üzerine yoğunlaşınca da zaten “çok şey” anlatmış oldu.

***

Özellikle “Barış”ın altını kalın çizgilerler doldurdu.

Örneğin!..

Şu sözlerinin altını bizim de çizmemiz gerekiyor:

“Bir belediye başkanı ancak, barış içersinde gerçekleştirdiği hizmetlerle huzuru, esenliği, sağlığı ve mutluluğu tesis eder.

Soruyorum size; barış yoksa, özgürlük yoksa, demokrasi yoksa, korku geniş gövdesiyle hepimizin bedenlerinde kocaman bir yük oluyorsa, hizmet neye yarar?”

***

Bozbey’e göre;

Sadece bu üç olgu da yeterli değildi.

Bunların da altının doldurulması gerekiyordu.

“Demokrasi” nasıl “ekmek su” kadar önemliyse.

Bir yönetim biçiminde; “katılımcılık, eşitlik, sosyal belediyecilik ve vicdan” da önemliydi.

..Ve bunların hepsinin “insana yakışan, yücelten” değerler olması ancak “barışla” mümkündü.

***

Başkan Bozbey’in teröre bakışı da biraz farklıydı:

“Her gün şehit haberleri okurken mutlu olamayız.

Bu ülkede her gün bir şeyler oluyor.

Acılarımız tazeleniyor.

Hiçbir şey olmamış gibi davranmak istemiyoruz.

Tepkimizi, çığlığımızı duyurmak, teröre destek verene dur demek istiyoruz.

O yüzden de yaşam kutsanana, normalleşene ve de barış yeniden gelene kadar tüm açık hava konserlerimizi iptal ettik…

Ölümün değil, yaşamın sesi çağlasın.

Kaynaklarımızı barışı bu ülkeye yeniden getirmeye, barış çocuklarına aktarıyoruz.

..Ki geleceğimizi özgür, sorgulayan insanlar olarak yetiştirebilelim!..”

***

Toplantı öncesi bir şey dikkatimizi çekti.

Başkan “eşitliği, özgürlüğü, demokrasiyi” o kadar özümlemiş ki.

Belediyeye giriş kapılarının üzerinde de bu kavramlar yazılı…

Nitekim ben; “özgürlük” kapısından girdim.

En azından “basın özgürlüğünden” giderek uzaklaşan bir gazeteci olarak bu kapıdan girmek iyi geldi.

Bu arada!..

Bozbey’in mahalle ziyaretlerini yaparken geliştirdiği; “Başkan burada!..” sloganı belediye binasının içinde de geçerli…

Toplantı salonuna da “Başkan burada” yazılı kapıdan girdik.

Sonra kürsüye göz attık!..

Orada da aynı slogan yazıyordu ve “Başkan oradaydı!..”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161