banner262
banner263

Her ülkenin, milletin, devletin kuruluş ve kurtuluşa giden yolda belli tarihlerdeki zaferleri vardır. Bizimde Türkiye olarak 23 Nisan 1920 tarihi, bu önemli dönemeç noktamızdır. Ulusumuzun kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasını bütün dünya çocuklarına Çocuk Bayramı olarak armağan etti.

Bu gurur bütün dünya ülkeleri arasında tek çocuk bayramı kutlayan Türkiye olarak bizlere ait. Ülkemize ait. Dünya çocukları 23 Nisan tarihinde ülkemize gelip Ankara’da buluşup, Ata’mızın kabri olan Anıtkabir’i ziyaret ederek, kutlamalara anlam, mana ve renk katıyorlardı.

Aradan geçen 99 yıldır bizler bu kutlamalar sayesinde şanlı tarihimizi, kurtuluş mücadelemizi, büyüklerimizin, aile cedlerimizin bu ülkenin kurtuluşuna ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda nasıl mücadele ettiğini hep bu bayramlar sayesinde duyduk, gördük ve anlayıp, hatırladık.

Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun. Şehitlerimizin mekanı cennet olsun. Gazilerimiz ve tarih itibariyle şu anda yaşamayan bütün bu ülke insanlarımıza hepimiz minnet ve şükran duygularımızla teşekkür ediyoruz.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili olarak hepimizin ayrı bir anısı ve hatırası vardır. Kimimiz, aile ocağında iken kimimiz okul çağında iken bu bayram kutlamalarına katıldık. Kimimiz, büyüyünce kendi çocuklarımızı bu bayram heyecanını yaşaması için kutlama alanlarına geldik. Hep beraber coşkuyla, mutlulukla, gururla 23 Nisanı kutladık.

Geldik yüce meclisimizin açılışının 100 yılına. Aradan tam bir asır geçti. Meclisimiz büyüklerimizin deyimiyle yüzüncü yaşına girdiği için “dalya” diye seslenip, “kazandım” dedi. ( Dalya sözlük anlamı: Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelince söylenen uyarma sözü; örneğin dalya yüz ise, her yüz sayışta dalya! denir. Ülkemizde Dalya kelimesi, insanların yüz yaşına gelmesi ve yapılan işlerin yüzlük birimler halinde sayılmasında sık kullanılan bir deyimdir.)

Evet, bu yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının ve hizmete başlamasının 100. Yılı olmasına rağmen, bizler bu sevincimizi ve mutluluğumuzu cadde ve sokaklarda, meydanlarda maalesef kutlayamayacağız. Sadece ülkemizde değil, dünyayı sarıp sarmalayan bulaşıcı bir hastalık nedeniyle, geçici olarak kendimiz ve toplum sağlığını koruma adına, karantina altında kalıyoruz. Belli zamanlarda sokağa çıkma kısıtlaması uygulanıyor.

Bu yıl, Cumhurbaşkanlığı hükümetinin aldığı kararla 23 Nisan Perşembe gününden başlayıp hafta sonu Pazar günü gecesi saat 24.00’da sona erecek olan sokağa çıkma kısıtlaması var.

Bu nedenle bizler, Covid-19 Yeni koronavirüs mikrobu ve hastalığı nedeniyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına yeteri kadar katılıp destek olamayacağız. Yine, pek çok ülkenin sınırlarını kapatması, hava, deniz, karayolu ulaşımlarına engel olunması bizim 23 Nisan kutlamalarına yurt dışından gelmesi beklenilen çocukların katılmasına engel oluyor. Bu günlerde gelip geçecek ve bizler yeniden o coşkulu kutlamaları gerçekleştireceğiz.

Tabi, bütün bu hastalık salgını ve olumsuzluklara rağmen bizler 23 Nisanı yine hak ettiği gibi kutlamaya çalışacağız. Sokak, meydan, caddelerde kutlama yapılamasa bile bizler bu özlemlerimizi balkonlarda yapacağımız kutlamalarla gidereceğiz.

23 Nisan kutlama törenlerini ülkemizde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı organize ediyor. TBMM Başkanı Mustafa Şentop, yaptığı açıklamasında şu mesajı verdi,

“23 Nisan 2020 Perşembe akşamı, saat 21.00’de tüm Türkiye’yi, evlerinde ve balkonlarında bayraklarıyla 100’üncü yıl coşkusunu İstiklal Marşı’nı söyleyerek kutlamaya çağırıyoruz. Aynı saatte görsel medyamız İstiklal Marşı yayınıyla coşkuya eşlik edecek. Nasıl ki 100 yıl önce muazzam bir direniş ruhuyla zaferlere eriştiysek, yine aynı dayanışma ruhuyla tedbirlere uyarak bu zor günleri atlatacağımıza inanıyorum.”

Evet, bu yılki 23 Nisan kutlamaları evlerimizin balkonlarında olacak.

Peki, insanların İstiklal Marşı söylerken hep birlikte hareket etmesinin sağlanması mümkün müdür? Normalde bir okulda bile öğrencilerin aynı anda başladıkları marşı aynı anda söyleyip bitirmeleri mümkün gözükmüyor. Çünkü,y herkesin söylemi farklı.

Bu nedenle de pek çok arkadaşım, İstiklal Marşı’nın milli mücadele ruhuna uygun olarak söylenmesi halkımızın da bu söyleme iştirak edebilme için camilerimizden, minarelerimizden bu marşın söylenmesini arzu ediyorlar. İstiyorlar.

Bende aynı görüşteyim. Milli birlik ve mücadele için, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın milletçe el ele kutlanması adına, İstiklal Marşımızın da hep beraber söylenmesi adına bu yapılmalı. Camilerimizin minarelerinden 23 Nisan Perşembe günü akşamı saat 21.00’ı gösterdiği anda, merkezi yayınla İstiklal Marşı söylenmesi, okutulmalı.

Bu uygulamayı istiyor ve bekliyoruz…..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254