banner252

1981'den bu yana devam eden hekimlik hayatımda hastalarımı hastalıkları ile ilgili konularda bilgilendirmek en önemli çabalarımdan biri olmuştur. İnternetteki bilgi kirliliğinden duyduğum rahatsızlık nedeniyle son yıllarda bu gayretimi yazılı ve sanal medyada da yoğunlaştırdım.

                En çok kafa karışıklığı yaşanan konulardan biri de bağışıklığın kuvvetlendirilmesi konusudur. Bugünkü makalemde bu sistemin ne olduğunu ve ne olmadığını bir kez daha anlatmak istiyorum.

                Vücudumuzu dışarıdan giren bakteri, virüs, mantar ve yabancı maddeler gibi hastalık etkenlerine karşı 24 saat koruyan sistemin adıdır bağışıklık sistemi. Bağışıklık hücreleri ve çeşitli moleküllerden oluşan bu karmaşık sistemin nasıl çalıştığı tam olarak bilinmiyor.

                Kimi zaman bu sistem yolunu şaşırıp vücudun bazı hücrelerini yabancı, zararlı, yok edilimesi gereken maddeler gibi görererek adeta bir iç karışıklığa neden olabilir.

                Bu yazımda bağışıklık sistemi hakkında gerçekle ilgisi olmayan neler konuşulduğunu ve bunların doğrularını özetlemeye çalışacağım.

                Daha aktif bağışıklık sistemi sağlık için daha iyidir şeklindeki inanç temelsizdir. Bağışıklık sisteminin daha aktif olması demek, zehirli ya da zararlı olmayan pek çok maddeye karşı alerjik reaksiyonların olması demektir aynı zamanda.

                Bağışıklık sistemi bazen vücudun bazı doku veya organlarını yabancı gibi algılayarak saldırabilir. Söz konusu iç karışıklık örneğin tiroid dokusunda olursa Hashimoto hastalığı, pankreasta olursa Tip 1 diyabet, ince bağırsaklarda olursa Çölyak hastalığı çıkar karşımıza. Oto immun hastalıklar denir bu hastalıklara.

                Vücudun ihtiyacından daha fazla besin, vitamin ve mineral almak bağışıklık sistemini güçlendirir iddiasının gerçekle bir ilgisi yoktur. Vitamin ve mineralleri, vücutta eksik olmadıkları halde kullanmakla bağışıklık sisteminin düzeldiğine ve bunlarla hastalıklardan korunacağımıza dair tıbbi bir kanıt yoktur. Hatta ihtiyaç yokken, eksikliği yokken takviye adıyla fazla fazla vitamin alınması riskli de olabilir.

                Aşıların sağlık için riskli olduğunu söylemek doğru değildir. Dünya çapında birçok salgın hastalık aşılar sayesinde önlenebilmiştir. Aşılarla ortaya çıkacak risk, örneğin trafik kazalarındaki riskin yanında hiç gibidir. Trafiğe çıkmaktan kaçınmayıp aşıyı riskli görmek mantığa aykırıdır.

                Yaşam tarzımıza göstereceğimiz özen vücudumuzdaki tüm sistemlerin yanı sıra, bağışıklık sistemimizin de daha sağlıklı olmasını sağlar.

                Daha sağlıklı bir yaşam tarzına, dolayısıyla da daha iyi çalışan bir bağışıklık sistemine sahip olabilmek için bazı öneriler sunuyorum sizlere:

1. Enfeksiyonlardan korunmak için ellerimizi sık sık sabunla yıkamak.

2. Sigara içmemek.

3. Gerekli aşıları yaptırmak.

4. Meyve, sebze ve tam tahıl tüketmek. Doymuş yağ, margarin, tuz, şeker ve işlem görmüş et tüketimini sınırlamak.

5. Haftada en az 150 dakika yürüyüş yapmak.

6. Sağlıklı vücut ağırlığına sahip olmak ve bu ağırlığı korumak.

7. Alkol tüketimini sınırlamak.

8. Zamanında ve yeterli uyku uyumak, yani biyolojik saate uygun davranmak.

9. Yaş ve sahip olunan risk grubuna uygun şekilde düzenli tıbbi kontrolleri yaptırmak.

10. Etleri yeterince pişirmek.

               

Sağlıklı ve mutlu kalmanız dileğiyle.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254