Müslüm Gürses hayranlarına ömürlerindeki en kötü günün tarihini sorsanız büyük ihtimalle ‘03.03.2013’ diyeceklerdir.

Yürüyerek gittiği hastaneden tabutla çıkması hayranlarını derinden sarsmıştı. Üç albümlük anlaşma yaptığı firmadan halk müziği, sanat müziği ve şiir albümü olarak farklı tarzda kendine has üslubuyla yorum yapacaktı ve ilk albümü halk müziği olarak yorumladı.

Hastaneye yatmadan önce 3 türküyü yeniden yorumlar ve adı ‘Ervahı Ezelden’ olarak konulan albümü “Eğer bana bir şey olursa albümün adını Veda koyun” diyerek hislerini açıklar. Adeta ölümü hissetmiş olan gönül insanı hayata veda ederken yine kalplere hitap ederek bu dünyadan göçtü. Oysa şiir albümünü en çok merak eden hayranlarından biriydim.

1980'li yılların başlarıydı, nereye gitsek bir Müslüm Gürses şarkısı kulağımıza çalınıyordu. Her yer Müslüm Gürses şarkılarıyla adeta çınlıyordu; hit olan şarkılar herkesin dilindeydi: Güldürmedin hep ağlattın, derdi bana sen tattırdın. Dert üstüne zulüm yaptın, sanki beni sen yarattın. İsyan eden kalbimi biraz olsun duy yeter. Aşka susayan gönlümü seveceksen sev yeter. Koşturdun hep yıllar boyu peşinden gün be gün. Ağlattın hiç güldürmedin şu yaralı kalbimi...

Sev yeter şarkısı adeta marş gibi her kesin dilindeydi. Ardından çıkan ‘Tanrı İstemezse’ ve ‘Mutlu Ol Yeter’ albümleri başlı başına tarihi albümler oluyor ve yeni hayran kitleleri bu albümlerle kalıcı Müslüm Gürses hayranları kervanına katılıyordu.

1982 yılında başlayan Müslüm Gürses hayranlığım 34 yılını doldurdu ve ömrümüz oldukça böyle sürecek. Çıkardığı her albümü almış bir hayranı olarak her kesimde ve ortamda hayranı olduğumu açık ve net olarak ifade etmişimdir.

Müslüm Gürses’in dinleyici kitlesi birçok araştırmaya konu olmuştur. Doktora tezleri dahi yazılmıştır. Mesela 2002/ Bağlam Yayıncılık: Caner Işık / Nuran Erol: Arabeskin Anlam Dünyası ve Müslüm Gürses Örneği…

Kitleleri peşinden sürükleyen Müslüm Gürses çıkış yaptığı yıllarda fanatik hayranlarının aşırı sevgisinden dolayı zor anlar yaşadı. Diğer kesimler tarafından şaşkınlıkla izlenen bu durum bazı hayranlarının kendisini gizli dinlemesine sebep oldu. Müslüm Gürses hayranı olduğunu toplumdan gizleyen bir çok üst düzey siyasi, bürokrat ve iş adamını bizzat ben biliyordum. Gönül Yazar ve Muazzez Abacı, Müslüm Gürses konserlerine gittiklerini ve tanınmamak için başörtüsü taktıklarını anlatmıştı bir kaç yıl önce ekranlarda. Rahmetli Zeki Müren ise Müslüm Gürses için “Bu adamdaki ses başka türlü bir derya... Dinlerken sürüklenip gidiyorum. Müslüm öyle bir tutku ki, insanı hem öldürür hem güldürür. Şu sese bakın inlemiyor, dinleyeni inlettiriyor” demişti.

Sezen Aksu yıllar sonra açıklamasında “Müslüm Gürses'in Tanrı istemezse şarkısını hep okumayı istemişimdir fakat arabesk okuyor derler diye tepkilerden çekindiğim için okuyamamıştım” demişti. İşte bu tabulaşmayı yıkan yine Müslüm Gürses olmuştu. Okuduğu pop, sanat müziği, halk müziği tarzı eserlerle repertuarını genişletmiş ve ortaya farklı bir vizyon koyarak müziği ülkemizde evrenselleştirmiştir.

Müslüm Gürses ve Murathan Mungan ikilisinin 2006 yılında ortaya çıkardıkları uluslararası bir albüm vardı; Mucize Buluşma ve bu albüm ortaya farklı bir emek koydu. Murathan Mungan'ın en büyük hayaliydi bu aslında ilk bakışta son derece ilginç bir proje gerçekleştirmişti. Müslüm Gürses'e Bob Dylan, Leonard Cohen, David Bowie, Serge Gainsbourg, Dabadie gibi Batılı besteci ve yorumcuların şarkılarını kalem erbabı şair ya da şarkı sözü yazarlarına adapte ettirerek bir çalışma yapmıştı. Aslında son yıllarda daha çok batılı sanatçıların doğudan esinlenerek yaratıcılıklarını sürdürmeye daha doğru bir deyişle ayakta tutmaya çalıştıklarını hesaba katarsak, Mungan işe tersten bakmış ve cesaretle bu işin üstesinden gelmişti.

Sanatı, hayatı ve yaşadığı çilelerin yanı sıra kişiliği ve karakteri ile milyonların gönlünde taht kuran sanatçımız, bu gün sosyal medyada hayranları tarafından yaşatılarak güncelliğini koruyor. Bu sevdaya katkı koyanlardan bir kısmı Adana'dan Mehmet Küçük, Elazığ'dan Necati Çakıcı, Sivas'tan Gurur Ceran, Gaziantep'ten Gökhan Kocapınar, Ankara'dan Yasin Sağbazar, İstanbul'dan Nihat tarhan, Tahsin Aydın ve Ayşem Çiçek ilk aklımıza gelenler. Daha birçok Müslüm Gürses hayranı bu işe emek verip katkı koyuyor ismini burada telaffuz edemediklerimiz kusurumuza bakmasınlar elbette onlara da saygımız sonsuzdur. Müslüm Gürses şarkılarına kendi tarzı ve albümleriyle hayat veren Adanalı Murat Ergin yorumlarını da beğeni ile dinliyoruz. Ses benzerliğinde ise Tuncay Bükenler bir hayli iddialı.

Vefatının üçüncü yıldönümünde kabri başında dualarla anılan ve mevlit okutulan Müslüm Gürses’e rahmet diliyoruz. Bizlere bıraktığı binlerce şarkı en büyük miras olarak kalplerimizde yer etmektedir. Ruhu şad, mekanı cennet olsun inşallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sezer Teke 2 yıl önce

Ben de Müslüm Baba Hayranlarindanim Ve 4 Yıldır Doğum Günü Kutlamiyorum 22. Yaş Günümde Müslüm Baba mızı Kaybettik

Avatar
Nihat Tarhan 2 yıl önce

Başkanım öncelikle belirteyim ki yazınız gerçekten çok güzel ve samimi, yazıyı güzel yapan en büyük etken öyle zannediyor ki yüreğinizdeki Müslüm Baba sevgisi.
Murathan Mungan tespitiniz tam isabet olmuş ben de öyle zannediyor ki Baba 5 yıl daha yaşasaydı müzik piyasası tümüyle Müslümcü oacaktı

Avatar
AYŞEM ÇİÇEK 3 yıl önce

Avatar
Türkan öz 2 yıl önce

Mekanın cennet olsun inşAllah

banner234

banner246