Sevgili okurlar bu yazımızda yine halk tarafından fazla bilinmeyen bir olayı ele alacağız, bu tarz yazı ve araştırmalarımın sebebi, ne yazık ki yine halkımızda ziyadesiyle bulunan önyargıları kırıp işin aslını anlatabilmektir. Genelde ülke insanımız bilime değil duyuma önem vererek yaşar ve kulaktan yönetilmeye alışmıştır. Araştırma merakı ve çabası olmayan toplumumuz bilgiyi kaynağından öğrenmek yerine kalbur üstü duyduklarına inanmayı sever. Yazımız da AZiz Nesin'in Bursa'da sürgün günlerini kısaca anlatacağız, eminim ki bir çoğunuz Aziz Nesin'in Bursa'da sürgün olduğunu ilk kez öğrenmiş olacaksınız, dünya çapında bir mizah ve düşünce ustası olan Nesin'in bu yaşanmışlığını ''bir sürgünün anıları'' ismini verdiği kitabında okudum. Kitaplarını okurken gülümsediğimiz ustayı belki de bu kitabında gözyaşları eşliğinde okuyabilirsiniz. Ülkemizde bir çok aydın gibi değeri bilinmeyen Aziz Nesin'i rahmetle anıyorum, ruhu şad mekanı cennet olsun.

Yıl 1948 Bursa’nın tarihi günlerinden biri heykel de  bir tören düzenlenmiş halk evlerinin kuruluşunun bilmem kaçıncı yılı ve kalabalık ilgi yoğun, o esnada omuzlarında tüfek asılı iki iri yarı Jandarmanın arasında elleri kelepçeli, saçı başı dağınık, boyu kadar bir palto giymiş ve sırtına battaniyesi bağlı ufak tefek bir adam, utanarak kalabalığa görünmek istemiyor ve jandarmalara sesleniyor ''kurbanın olayım şu asfaltın ortasından gitmeyelim tenha bir yola sapalım, yan bir sokağa girelim.!'' jandarmadan ''yörüüüü'' diye bir cevap gelir. Umutsuzlukla diğer jandarmaya döner bu daha insaflı diye düşünmüştür'' ellerim kelepçeli, sırtım yüklü, sizin de tüfekleriniz dolu, Maşallah attığınızı vurursunuz, Cebrail olup uçsam elinizden kurtulamam, gözünü seveyim şu kalabalıktan çıkalım.'' jandarma cevap vermez yürümeye devam eder. Aynı anda Heykelde ki hoparlörlerden sesler yükselir. ''on yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan'' işte Aziz Nesin'in Bursa'da sürgün günlerinin başlangıcı böyle olmuştu.

İstanbul sıkıyönetim mahkemesi TCK nın 161 maddesine göre 10 ay hapis 4 ay Bursa'da sürgün cezası vermiştir Aziz Nesin'e 24 yaşında eşi 5 ve 6 yaşında iki çocuğuna bakacak be bırakacak kimsesi de yoktu, hapis cezasını çekip sürgün günlerini geçireceği 4 ay için Bursa ya gelmişti üstelik elleri kelepçeli sırtında bir hamal misali battaniyesi bağlı olarak' Aziz Nesin ikamet edeceği yere bağlı karakola günlük imza atmaktan başka yapacağı başka bir yer yoktur ilk götürüldüğü karakol onu başından savıp başka bir yere yani Çarşı karakoluna gönderir. günlüğü 2,5 liradan bir otel bulur. bu gün Osmangazi ilçesine bağlı olan İbrahimpaşa mahallesinde ve 1421 yılında yapılan tarihi Mahkeme hamamına yakın bir yerdedir kaldığı otel. ancak geldiğinde 25 lira parası vardır, on günlük otel parası, lakin bunun yeme içme boyutu vardır para çabuk tükenir. Bu süreçte Aziz Nesin çok aç kalır ve bunu kitabında tüm açıklığı ile anlatıyor, kimi yerde mizahı esirgemese de ben kitabı okurken çok hüzünlendim.

Parasızlık bir yandan eşi ve çocuklarını düşünmek bir yandan, kendisinin otel ücreti ve yemeği bir yandan derken çareyi yastık yüzlerine yağlı boya resimleri yapmaya başlar, kapalı çarşı da bir esnafla tanesi bir liradan anlaşır ve ardından dükkan sahibi önce 75 kuruşa, sonra 50 kuruşa, daha sonra da'' birader çok yapıyorsun bu devamlı satılan bir şey değil'' diyerek satıldıkça para alırsın der.' Bu işten de vazgeçer aklına İngilizce öğretmenliği yapmak gelir. bir kitapçıya gidip ''camınıza İngilizce ders verilir yasam'' der kitapçı ise ''iş çıkmaz şimdi herkes İngilizce öğretiyor, siz Türkçe öğretin, mesela cama eski Türkçe öğretilir yazın bakın kaç kişi, gelecek'' Aziz Nesin bu cevaba gülse de cama yazı asılır ve bir hafta da 4 öğrencisi olur çocukların yaşı 9-13 arasıdır ardından bir Baba geldi '' Kuran dersi verir misin?'' dedi ''veririm'' dedim. Adam emin olmak için Aziz Nesin'i Kuran sınavına çeker, oysa Aziz Nesin eski bir hafızdı.

Aziz Nesin Bursa Ulucami’de çocuklara Kuran dersi vermektedir, Öğrenci sayısı 8 e çıkınca Aziz Nesin tedirgin olmaya başlar, sonuçta Sürgüne yollanmış biridir fazla göze batmayı da istemez. Çocuklardan birinin babası Aziz Nesin'e ''maşallah çok hızlı öğretiyorsunuz, bizim oğlana bir hoca ders veriyordu, oğlan bir yılda Amme ye gelemedi'' deyince, Aziz Nesin mutlu olur ve bu işi devam ettirmeyi düşünür. Ancak kötü şans yakasını bırakmaz bir sabah yine Ulucami ye ders vermek için gelir, fakat hiç bir öğrenci yoktur, ertesi günde gelmezler ve Nesin caminin müezzini ne durumu sorar fakat net cevap alamaz, Aziz Nesin bir akşam çay içmek için gittiği kahvehanede tanımadığı biri ''ah kardeşim ah, adamı İstanbul dan buraya sürgün ediyorlar, burada hafız diye ortaya çıkıyorlar, bu heriflerin girmediği kılık yok, az kaldı bende çocuğumu ona gönderecektim, öylede güzel ve hızlı öğretiyormuş ki, çocuğumu zehirletecektim, böyle bir adamın Ulucami de hafızlık edeceği kimin aklına gelir.? '' Aziz Nesin adamı dinler cevap vermeden kalkar ve bir daha oraya uğramaz.

Parasızlıktan sırtında taşıdığı battaniye yi bile bit pazarında satmaya çalışıp bit pazarını bulamayıp geri dönen çaresiz bir Aziz Nesin'i okuduğumuz kitapta, ne yazık ki aç kaldığını üzülerek okuyoruz ve kendisini Bursa günlerinde en çok etkileyen olayı ise İstanbul dan bir arkadaşı kendisini bir fabrikada çalışan işçiye yollar, gider ve bekçiye işçinin ismini söyler, işçi üstü başı boyalı ayağında çizmeleri ile gelir ve cebinden on lira çıkarıp Aziz Nesin'e uzatır ve her ay gelip kendisinden on lira almasını söyleyip, işine geri döner. Aziz Nesin kendisini derinden etkileyen temiz yürekli işçinin adını ne yazık ki hatırlayamamış kitabında ve ona bir teşekkür edemediği için de üzülecek kadar hassas bir kişilikti. Aziz Nesin'in Bursa'da sürgün günleri kitabını okumadıysanız, okuyun derim...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234