Bir kaç ay önce kurucu genel başkanı olduğum Bağımsız Metal İşçileri Sendikasına (BAMİS) uğradım. Kardeş sendika BATİS ile aynı binada hizmet vermekte. Sohbetten sonra gözüm kitaplığa takıldı. Sanırım çocukluktan kalma bir alışkanlık olsa gerek okumayı severim. Farklı birçok kitap okumuşumdur. Velhasıl gözüm Aziz Nesin'in kitaplarına takıldı. Saydım 34 tane sıralı kitabı var ve okuma içgüdüsü ile düşündükten sonra sendika genel sekreterine dönerek, “Ben Aziz Nesin'in kitaplarını okumayı severim. Şimdi bunların yarısını yani 17 tanesini alacağım, okuduktan sonra geri getirip kalan diğer yarısını alıp okuyacağım, olur mu?” deyince Genel Sekreter Pervin hanım gülümseyerek “Ne demek sayın başkan isterseniz hepsini alın” dedi. Ve ben yine yarısını aldım elbette. İlk günlerde bir kaç tanesini okudum ve araya teknoloji girdi maalesef. İşin kolayına kaçtık. Kitap okurken gözlerimiz yoruluyor diyerek film seyretmeyi tercih ediyoruz. Bu kez o film senin bu film benim derken sabahı yapıyoruz. İzlediğim filmlerin reklamsız olmasına dikkat ediyoruz tabi ki sonuçta Televizyondan değil internetten seyrediyorum ve reklam olmadığı için filme rahat konsantre oluyorum.

Efendim bir müddet sonra bozulan bilgisayarlardan sonra cep telefonundan film izlemeye başladım ki meğer gençler boşuna bu cep telefonlarını ellerinden düşürmüyormuş. Açıyorum cep telefonundan istediğim filmi uzanıyorum istediğim tarafa dönüp filmi ve ekranı kendime göre şekillendiriyorum. Yaklaşık bir ay bu şekilde devam ettik. Sonunda cep telefonu da bozuldu şarj almıyor. Götürdük servise, adeta Aziz Nesin hikayelerinde geçtiği gibi aksilik yakamızı bırakmıyor! Bir hafta sonra İstanbul’dan gelen parça takıldı ve telefonu aldık. İki gün kullandık parça haricinde batarya da yenilenmişti. Fakat aynı arıza yeniden yaşandı şarj almıyor. Tekrar servise götürdük, adam şaşırdı. İki gün sonra olur dedi! İki gün geçti yarın akşam dedi! Yarın akşam cuma günü olur dedi, oda geçti. İstanbul'dan başka bir parça getireceğim dedi. Tabi telefonu yapan şahıs böyle bir durumla karşılaşmamış. Yaptığı işlerden hep tebrik almaya alışmış. Bizim telefon zorlu çıktı, adeta aralarında kan davası başladı. Arada iş yerinden çıkıp bir sigara yakıp yürüyüşe çıkıyor bu telefon nasıl olmaz? diyerek sinirleniyor, son görüşmemizde Pazartesiye attı, ben de telefon ile ustayı kendi hallerine bıraktım ''yapınca ben haber vereceğim dedi.!

Üstte yazdığım olayı bizzat yaşıyor olmam sebebiyle, teknolojiden uzaklaşıp Aziz Nesin'in kalan kitaplarını büyük bir hızla okumaya başladım ve son bir tanesi kaldı. Okurken keyif alıyorum genelde güldüren ve güldürürken düşündüren bir tarzı var elbette büyük ustanın, fakat bir kaç tanede hazin hikayeleri var kitaplar arasında, belki dinlediği kişilerden tasarladığı veya bizzat yaşadığı olaylar da olabilir her haliyle okuru derinden etkileyen bu acı yaşanmışlıkları üzülerek okuyorsunuz.

Aziz Nesin döneminin modern Nasreddin hocası aslında fakat üzülmemize sebep olan olaylar ise yazdıklarından dolayı yıllarca cezaevlerinde yatmış olmasıdır, üstelik çoğu CHP döneminde, oysa genelde Sağ iktidarlara muhalefet olduğu bilinirdi, ve onunla aynı kaderi paylaştığı Sabahattin Ali gibi yine CHP iktidarında çıkardıkları Markopaşa dergisi yüzünden hapis yatmış olmaları bir hayli üzücü 1945 yılında Teğmen olarak görev yaptığı ordudan ayrılınca 1946 Yılında Teğmen olduğu ordu dan ayrılan Aziz Nesin farklı gazete ve dergilerde yazılar yazdı 1946 yılında Markopaşa dergisinde ki yazıları sebebi ile ceza alıp Bursa'ya sürgüne gönderildi. 1949 Yılında ise İngiltere Kraliçesi (o zaman prenses) Elizabet, Mısır Kralı Faruk ve İran şahı Rıza Pehlevi ye hakaret ettiği gerekçesi ile 6 Ay hapis cezasına çarptırıldı ve hapis yattı yazıda ki tepkisi ülkenin o kadar ekonomik ve sosyal problemi varken gazetelerin sorunları yazmak yerine bu üç kişinin aşk ve yatak odalarını devamlı gündeme taşıyıp manşetten vermesine karşı haklı bir tepkiydi.  1955 Yılı 5-6 Eylül olaylarında ise bir suçlu lazımdı ve bu isim tanınan bilinen Aziz Nesin olarak uydurulup sıkıyönetim tarafından tutuklandı.! Aziz Nesin Uluslararası bir çok ödül aldı artık hükümetler mi? Devletin soğuk eli mi? ne derseniz deyin Dünyanın değerini bildiği Aziz Nesin'in kıymetini biz bilemedik yalnız o'mu? elbette değil daha nicelerinin kıymetini bilemedik ve bilmemekte ısrar edeceğiz... Esenkalın

...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234