banner252

   Son günlerde sosyal medyaya servis edilen metrobüste ki sakallı ve sarıklı kardeşimizin rencide ediliş haberi büyük tepki çekti. Bir gurup insan cumhuriyet bayramını kutlamak için metrobüsü seçmişti. Ancak mesele cumhuriyeti kutlamak olsa kimsenin diyeceği bir şey yok. Mesele oradaki sarıklı ve cübbeli kardeşimize, kamerayı ve afişleri gözüne sokarcasına psikolojik baskının uygulanmasıdır. Bu gibi davranışlar hiç hoş davranışlar değildir. Kutuplaşmayı körükleyen, ayrımcığa sebep olan bir tutumdur. Buna rağmen bu kardeşimiz sabırlı vakarlı duruşu, tepki göstermeden bekleyişi takdire şayan bir durumdur. Bu “susma” aslında onlar için en büyük cevap oluştur.

    Böyle avamsı ve seviyesiz davranışlara şahit oldukça taassup derecesinde benimsediğimiz, başkalarına, doğru zannettiğimiz görüş ve düşüncelerimizi insan gibi anlatmak yerine kaba ve sabaca hoyratça dikta edip onu karşımızdakini ezme aracı olarak kullanmaktan ne zaman vazgeçeceğiz? Bilemiyorum!

      Birileri,  bu ülkenin tapusunda hak iddia ederken başkalarını dışlamayı hep meslek edindiler. Bu toprakların tekrar kazanılmasındaki ruhu görmemezlikten geldiler.

     Nasıl inkâr edebilirsiniz kurtuluş savaşında, istiklal harbinde ki mücadeleleriyle her vatansevere örnek olmuş,  başı örtülü nene hatunları, şerife bacıları, kara Fatmaları;  sarıklı cübbeli sütçü imamları.  Bu toprakların hamurunda onların fedakârlığı; al kırmızı bayrağın renginde Laz’ın, Çerkez’in Acemin, Kürtün, Türkün kanı var. Çanakkale’yi geçilmez yapan bunların taşıdığı ruh değil de nedir? Vatanın her taşında ve toprağında  “Allahu Ekber” nidaları hala kulaklarda yankılanıyor.  Gözyaşlarıyla topraklarını yoğurduğu bu vatanı korumak için evlatlarını duayla, kurban olsun diye gönderen analar, bacılar, kardeşler misafir değil ev sahibidir bu ülkede… Unutmamalı!  Unutanlara hatırlatmalı…

   Bindiğimiz otobüs birçok zaman tehlikeli virajlardan döndü hatta, kazalar yaptı. Daha yakın zamanda 15 Temmuz darbe girişimiyle uçurumdan kenarından dönmüştük.   Ortadoğu’da kurulmak istenen terör devleti inkıtaa uğradı elhamdülillalah. Ancak komşuda ateş yanmaya devam ederken benim güzel vatanımızın da yanmasını, kargaşaya sürüklenmesini isteyen içte ve dışta bir sürü düşman ve hain var. Plan içinde plan, oyun içinde oyunlar oynanırken düşmanlar düşmanlıklarını gizleme gereği bile duymuyorlar.   Biz ise hala,  düşmandan da daha düşman ve tehlikeli gördüğümüz din ve dini değerler ile mücadele ediyor, sanki elimizde ki son toprak parçası, bugün olduğu gibi; emperyalistlere, Siyonistlere;  yunanlılara Ruslara Ermenilere İngilizlere karşı yapılarak kurtarılmamış gibi  “Cumhuriyet, sizin değil bizim cumhuriyetimizdir” iddiasında bulunuyoruz.

    Unutmayalım!

     Aynı otobüsteyiz veya şöyle diyelim aynı metrobüste, trende veya daha meşhur bir ifadeyle aynı gemide yolculuk yapıyoruz.  Bindiğimiz bu ulaşım araçları bizi gitmek istediğimiz hedefe götürecek. Güzergâhlarımızı doğru tespit edip doğru otobüse bindiğimize göre hiçbir problem yok demektir Allah bir kaza veya bela vermez ise. 

   Herkesin hedefi, düşüncesi, inancı,  yaşam tarzı farklı olsa da bu otobüs ortak değerimizdir. Yolculuk müddetince birbirimizi benimsememiz, birbirimize tahammül etmemiz gerekir.  Bugün fikir ve düşüncelerimizi özgürce ifade ediyor, ibadet ve itaatimizi kimsenin engellemesiyle karşılaşmadan yapıyor,  ezanlarımız her gün beş vakit minarelerden okunuyorsa bu, gönlerde özgürce dalgalanan ay yıldızlı bayrağımız  sayesindedir.

    Aynı gök kubbe altında ki dünya evimiz çok güvenli değil. Biz, Hz. Âdem’in çocuklarıyız ancak Kabil, Habil’e haset etti, doğru yoldan saptı; kan döktü menfaatini ön plana çıkarıp kendinden sonra gelecek bozgunculara örnek oldu. İnsan olarak, bu nedenle birlikte yaşama kültürünü kayıp ettik.  Habillerin yolunda gidenlerde ayrıştı, evin içindeki fitne ateşi herkese dokundu.  Kala kala bir vatan, bir otobüs ve birde biz kaldık…

    Yolculuğumuz zorlu ve meşakkatli.  Haramiler var, yolumuzu kesmek isteyen düşmanlar söz konusu.  İçerde yolculuğu sabote edecek işbirlikçiler mevcut. Öyleyse her zamankiden daha dikkatli hareket etme gibi bir mecburiyetimiz söz konusu.

     Eviniz yanarken “sen başı açıksın, sen içki içiyorsun, sen muhafazakâr veya liberalsin sarıklı cübbelisin gelme, bana yardım etme!” diyebilir miyiz?   

    Yâda yaralı, kan kayıp eden birisine “ kimliğini göster, kimsin? Ne, ne değilsin?” deyip otobüse almaktan vazmı geçeriz? Yâda aç ve açıkta kalmış, ölmek üzere olan bir insana kapınızın eşiğinde baygın bir vaziyetteyse ona kapınızı kapatır mısınız?   İnsanlığın, aklın ve inancın gereğini yerine getirir o insanlara kucak açarsınız öyle değil mi?

   Yolculuk yaptığımız bu otobüse ister cumhuriyet otobüsü diyin ister başka bir şey… Trene, cumhuriyet treni deyin… Ya da geminizin ismi Barbaros Hayrettin Paşa firkateyni, Fatih Sultan Mehmet bandıralı olsun, Şimdi otobüsün modeli ve markası;  geminin ismi,  yapım tarihi, yapıldığı tersane değil, ehliyetli insanların direksiyonun başına geçip bizi hedefimize sağ salim, ulaştırmaları önemli.

   Son söz olarak Allah resulünün şu uyarılarıyla bitirelim:

 “Allah’ın hududuna (emir ve yasaklarına) giren meseleleri tatbik eden kimse ile yasakları işleyen kimselerin durumları, bir gemiye binip de kura çekmeleri neticesinde bir kısmı geminin üst katına, bir kısmı da alt (zemin) katına yerleşen yolculara benzer. Alt katta oturanlar su ihtiyaçlarını giderirken üsttekilerin yanından geçip onları rahatsız ediyorlardı. Bu yüzden, zemin katta bulunanlar, “biz, geminin tabanım delelim oradan suyumuzu alalım da üst katta bulunanlara eziyet etmeyelim” derler. Şayet onların ellerinden tutulup bunu yapmalarına izin verilmezse, geminin içinde bulunanların hepsi kurtulur. Şayet onların, böyle bir hareketine müsaade edilir ve kendi hallerine bırakılırlarsa, hepsi birden boğulurlar.” (Buhari ve Tirmizi)

Selam ve dua ile…

    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246