O’nunla ilgili fazla detaya girmeyeceğim.

Zaten biraz detaya girersem hakkında kitap yazmam gerekecek.

..Ve O’nu anlatmak öyle bir kitapla da bitmeyecek.

 Evet!..

Çanakkale savaşının büyük dehası Mustafa Kemal’den söz ediyorum.

Kendisine emir verilmemesine rağmen, inisiyatif kullanarak yaptığı bir hamle ile Çanakkale savaşının kaderini değiştiren Mustafa Kemal’den…

***

Çanakkale Savaşı Uzmanı İsmet Görgülü; “On Yıllık Harbin Kadrosu” adlı kitabında bu büyük komutanın bir savaşın kaderini nasıl değiştirdiğini anlatıyor:

“Çıkarma olduğunda Yarbay Mustafa Kemal Çanakkale’nin Bigalı köyü doğusundaki Değirmenlik mevkiinde bulunan karargahındaydı.

Çıkarmayı haber aldığında hemen durum değerlendirmesi yaptı.

Düşmanın konumunu da iyi tahmin ettiği için, yazışmaları ve emir gelmesini beklemeden aldığı inisiyatif ile 57. Alayı; yolsuz, sarp ve derin derelerle kesilen araziden Kocaçimen’e getirdi…

Alayı burada dinlenmeye bıraktı ve Conk Bayırı’na geçti.

Orada cephaneleri bittiği için çekilen ve düşmanca tarafından kovalanan bir gözetleme bölüğüne rastladı.

Onlara; ‘düşmanın nerede olduğunu?’ sordu.

Askerler 261 rakımlı tepeyi gösterdi.

Gerçekten de düşmanın bir avcı hattı, 261 rakımlı tepeye yaklaşmıştı.

Mustafa Kemal hemen, kaçan ve “cephaneleri kalmadığını’ söyleyen askerlere şu emri verdi:

‘Düşmandan kaçılmaz; cephaneniz yoksa, süngünüz var!..’

Süngüler takıldı; askerler yere yattı.

Onlar yatınca düşman da yattı.

İşte kazanılan bu andı.

O duraklama sayesinde 57. Alay öncü bölüğü Conk Bayırı’na yerleşti.

..Ve Mustafa Kemal’in  tarihe geçen şu sözleri semada çınladı:

‘Ben size taarruz emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir!..’

Bu emir sonrası 57. Alay’ın neredeyse tamamı şehit oldu.

Ama düşman çıkarması da sonuçsuz kaldı”

***

Bir de yabancı gözüyle Mustafa Kemal’in Çanakkale savaşındaki varlığını dikkatlere sunalım.

Avusturalyalı Savaş tarihçisi Mat McLachlan olayı Anzaklar açısından değerlendirmiş.

Tarihçinin şu sözleri çok önemli:

“Bence Avusturalyalılar Atatürk’ün büyük bir asker olmasını kendilerine karşı muazzam bir mücadele vermesini önemsiyor.

Atatürk olmasaydı Çanakkale savaşını kazanabilirdik!..”

***

Şimdi!..

Bu büyük deha, komutan sadece bizim tarafımızdan değil, yabancılar tarafından da bu kadar önemsendiğine ve Çanakkale savaşlarının “kaderini değiştiren komutan” olarak anıldığına göre.

Hem de bu savaşın yıldönümünde O’nu olağanüstü çabalarla “yok saymanın” mantığını kimse bana anlatamaz.

Evet!..

Çanakkale Savaşı’nın büyük komutanını, Cumhuriyetimizin kurucusunu yine “yok saydılar!..”

Nerede mi? Camilerde…

Diyanet İşleri Başkanlığı dün bütün camilerde okunan cuma hutbesinde Mustafa Kemal’in adını ağzına bile almadı.

Oysa, Çanakkale şehitleri için çok anlamlı bir hutbe hazırlanmıştı.

Sadece şehitlerimizden söz edildi (Ki edilmesi zaten gerekliydi)

Ama onların yanına nedense Büyük Kurtarıcı’nın adı konulmadı.

Başka vaazlarda da “bu savaş sayesinde Osmanlı devletinin saygınlığının arttığı” söylendi.

Ancak, bu saygınlığı ona kazandıran Atatürk’ün adı nedense hiç geçmedi.

Pes doğrusu!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zülfü 1 yıl önce

Palavra sıkıp durma çanakkalede albay rütbesinde olan m. Kemalin rolü bellidir,abartıp şişirip maval okumayın artık bu millete.