Asgari ücret komisyonu her yıl olduğu gibi bu yılda, 5 kişi Türk-İş sendikasından, 5 kişi AKP hükümetinden, 5 kişi kapitalist burjuva patronlarından, toplam 15 kişiden oluşmaktadır. Asgari ücret komisyonuna girmesi için, hiçbir işçiden yetki almadan burjuva kanunlarıyla belirlenen 5 sendikacıya soruyoruz, sendikalardaki görevlerinizden dolayı, her ay işçilerden kesilen aidatlardan (işçiler için uygun gördüğünüz asgari ücretin) kaç katı maaş alıyorsunuz..? Burjuva yaşamınıza aylık ne kadar harcıyorsunuz..?

Asgari ücret komisyonuna AKP hükümeti tarafından görevlendirilen Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanıyla birlikte katılan 5 kişiye soruyoruz, işçilerin vergilerinden toplanıp oluşturulan bütçeden (işçiler için uygun gördüğünüz asgari ücretin) kaç katı maaş alıyorsunuz..? Burjuva yaşamınıza aylık ne kadar harcıyorsunuz..? Asgari ücret komisyonuna kapitalist sistemin burjuva patronları tarafından görevlendirilen 5 kişiye ve tüm patronlara soruyoruz, işçilerin üreterek yarattığı değerden elde ettiğiniz paralar ile burjuvazi için kurduğunuz cennette yaşarken, üreterek zenginlik yaratan işçilerin onurlu bir şekilde yaşamasını neden engelliyorsunuz..? Ezerek, sömürüp zulüm ettiğiniz yoksul işçilerin, cehennemde yaşamasına son vermeye neden korkuyorsunuz..? İşçilere harcadıkları emekleri karşılığından vereceğiniz ücret, bir biçimiyle sizlere geri dönüyor. İşçiler sadaka değil, emekleri karşılığında ürettikleri zenginlikten, küçücük bir pay istiyorlar.

TÜİK’in verilerine göre sigortasız kayıtdışı çalıştırılanlar hariç, asgari ücretin altında ücret alanların sayısı yaklaşık 1 milyon 800 bin, asgari ücret alanların sayısı ise yaklaşık 5 milyon, açlık sınırı altına düşen asgari ücretin %15 üzerinde ücret alanlarla birlikte, asgari geçim ücreti pazarlığı 10 milyonun üzerinde emekçiyi ilgilendiriyor.

Bütçenin yarısı işçilerden kesilen dolaylı ve dolaysız vergilerden oluşuyor. Patronların kasasından çıkacak parayı azaltmak için, ödediğimiz vergilerin küçük bir kısmının AGİ olarak iade edilmesi, asgari ücretin yüksek görülmesi için işçiler kandırılıyor. Yoksulluk sınırının 7 bin liraya, açlık sınırının ise 2 bin liranın üzerine çıktığı ülkemizde, milyonlarca işçi açlık sınırının altında verilen maaşla yaşamak zorunda bırakılıyor. Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Avrupa’dan daha iyi olduğumuzu söylüyor; Türkiye Avrupa ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip 4.ülkedir. Daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler Sırbistan, Arnavutluk ve Bulgaristan’dır.

Avrupa ülkelerinde Asgari ücret, Lüksemburg: 2 bin 71 euro, İrlanda: Bin 656 euro, Hollanda: Bin 626 euro, Belçika: Bin 594 euro, Fransa: Bin 521 euro, Almanya Bin 500 euro, B. Krallık: Bin 489 euro, İspanya: Bin 50 euro, Slovenya: 887 euro, Malta: 762 euro, Yunanistan: 721 euro, Portekiz: 700 euro, Litvanya: 555 euro, Estonya: 540 euro, Polonya: 523 euro, Slovakya: 520 euro, Çekya: 519 euro, Macaristan: 464 euro, Romanya: 446 euro, Letonya: 430 euro, Türkiye: 397 euro, Sırbistan: 308 euro, Arnavutluk: 308 euro ve Bulgaristan: 286 euro, ödeniyor.

Avrupa ülkelerinde milletvekili ücretleri ülkelerinde uygulanan asgari ücretin 4-5 veya 6 kat iken, ülkemizdeki milletvekillerinin aylık ücretleri, işçilere uygun görülen asgari ücretin 11 katıdır. Cumhurbaşkanının ise Avrupa ülkelerinin en yükseği ve asgari ücretin 37 katıdır. 1 Ocak 2020’den itibaren 6 bin 750 TL alacağı zamla, aylık ücreti 81 bin 250 lira olacaktır.

Ayrıca ülkemizde çalışma saatleri ve koşulları, Avrupa ülkelerine göre çok yüksek, daha ağır ve güvencesiz dir. Avrupa ülkelerinde sendikal örgütlenmenin önünde, Türkiye’deki gibi engel yoktur. Buna rağmen Avrupa’nın 3 düşük ücretli ülkesini örnek göstermek, akıl tutulmasından başka bir şey değildir. Üretenlerin oluşturduğu bütçe eşit dağıtılmayarak, Yarattığınız İşsizlik, Pahalılık ve Yoksulluk; başta işçileri ve tüm yoksulları, rant uğruna oluşturduğunuz kötü iş kollarınızda çalışmaya veya bunalıma iterek intihar etmesine neden oluyor.

Asgari ücret komisyonuna katılan taraflara çağrımız;

Asgari ücretle ilgili teklifi sunan taraf ile teklife cevap veren taraf, sizler bu ülkede kurduğunuz kapitalist sistemin burjuva cennetinde nasıl yaşıyorsanız, ezerek sömürüp zulüm ettiğiniz işçilerinde emekleri karşılığında, insan onuruna yaraşır şekilde yaşama hakları var.

Askeri ücret komisyonuna teklifi götüren sendikacılar, sendikalardan aldığınız aylıkların bordrolarını önünüze koyun, işçiler için yoksulluk sınırının altında alay eder gibi sunduğunuz teklifi geri çekin. Asgari ücret yoksulluk sınırı seviyesinde olursa, yetkili olduğunuz işyerlerinde nasıl sözleşme yapacağız diye korkmayın. Sözde tarafsız olarak görev yapan hükümet tarafı, sizlerde çoğunluğu işçilerin vergilerinden oluşan bütçeden, aldığınız aylıkların bordrolarını önünüze koyun ve vicdanınızın sesiyle adil davranın..!

İşçiler ile emekçiler ve emekliler için uygulanması gereken taban ücretinin eşit olmasını, ürettiğimiz değere karşılık, emeğimizin değeri olan insan onuruna yaraşır, yoksulluk sınırı seviyesinde asgari geçim ücreti istiyorlar.

Komisyona giren sendika ve hükümet tarafı vicdanlı ve adil davranırsa, hakkımız olan asgari geçim ücretini alınır. Sendika ve hükümet tarafı vicdanlı ve adil davranmaz ise, üreterek zenginleştirdiğimiz patronlardan, üretimden ve tüketimden gelen örgütlü gücümüzle, genel grev hakkımızı kullanarak, emeğimizin karşılığı olan asgari geçim ücretimizi alırız diyebilirler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254