Bu haber kez okundu.

Malatya’da 54 sanıklı FETÖ/PDY iddianamesi kabul edildi
Malatya’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 28’i tutuklu 54 sanık hakkında savcılık tarafından hazırlanan iddianame kabul edildi.
Malatya Cumhuriyet Savcısı Aziz Yaşar Yetkinoğlu tarafından hazırlanan 226 sayfalık iddianame Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Kabul edilen iddianamede Malatya eski vali yardımcısı Şükrü Özcan ile resmi kurum ve kuruluşlarının da müdürlerinin yer aldığı 28’i tutuklu, 54 sanık hakkında ‘Silahlı terör örgütüne üye olma, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a muhalefet’ suçları kapsamında 15 ile 25 yıl arasında hapis cezası istendi. Savcı iddianamesinde 3 sanık hakkında ise etkin pişmanlık hükümlerinin verilmesini talep etti.
15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe teşebbüsü ile FETÖ’nün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt içerisinde yer alan şahısların belirlenmesi amacı ile ülke çapında soruşturmalara başlandığının belirtildiği iddianamenin giriş bölümünde örgütün amacı ve hedefleri belirtildi.
İddianamede FETÖ’nün 1970’li yıllarda Fetullah Gülen’in sohbet toplantıları ve özellikle yaz kamplarında görüşlerini ulaştırdığı sempatizan grubu ile kendi adıyla kurulduğu belirtiliyor. Örgütün 1990’lı yılların başından itibaren yurt dışına da açılmaya başladığının belirtildiği iddianamede, yapının zaman içerisinde hayatın doğal akışına aykırı şekilde dünya genelinde 160 ülkede faaliyet gösterir hale geldiği ifade ediliyor.
İddianamede, örgütün Sosyo-Kültürel ve Zihinsel Yapısı bölümünde Fetullah Gülen’in ‘Olağanüstü haller yaşamış bir Veli olduğu’ görüşünün hakim olduğu belirtilerek, “Etrafında bu kadar çok insanı toplayabilmesinin arkasında bu anlayışın yattığı söylenebilir” ifadeleri kullanıldı.
Örgütün son yıllarda adeta bir ’Korku imparatorluğu’ oluşturmayı başardığının vurgulandığı iddianamede şu görüşlere yer veriliyor:
“Bu sürecin birinci aşamasında, yayınlanan ya da yayınlanacak olan ses kayıtları kamuoyunda gündem oluşturan yazarlar tarafından geniş kitlelere ’iddia’ şeklinde ana hatlarıyla duyurulmakta; ikinci aşamada, şahıslar tarafından ortaya atılan bu iddialar, özellikle belirli basın yayın kuruluşları aracılığı ile haberleştirilerek, ülke genelinde ’tartışılır’ hale getirilmekte; üçüncü aşamada ise konuya ilişkin bilinçaltı algısı oluşturulmuş kitlelere yönelik; ’mevcut hükümet aleyhine tepkiselliğin arttırılması’, ’kitlelerin harekete geçirilmesi’, ’devlet kurumlarının ve bürokrasinin yıpratılması’ gayeleri ile sosyal medya ve basın yayın organları üzerinden algı operasyonları yapılmaktadır.
17-25 Aralık sürecinde de bu yöntemlerle hükümeti devirmeye yönelik, ‘üst akılla’ profesyonelce oluşturulmuş, tamamen organize bir strateji izlenmiştir.
FETÖ/PDY’nin, kendisinden olmayanlara karşı kullandığı çok sayıda illegal yöntem olup; bunlar şahsın işinden, ailevi yaşantısına, kişisel zaaflarından, toplumsal konumuna göre şekillenmekte ve çeşitlilik göstermektedir.
Serbest meslekle uğraşan bir şahsı, piyasadaki serbest rekabet şartlarına aykırı olarak ekonomik anlamda zarara uğratmaya çalışan ya da kamudaki mensupları aracılıyla çeşitli gerekçelerle denetlemeler yaptıran örgütün baskısını asıl hissettirdiği alan kamu kurum ve kuruluşları çalışanlarıdır.”
Örgütün himmet uygulaması ile insanların dini duygularını suiistimal ederek elde ettiği kazancın yanı sıra, Sosyal Destek Programı ve Tarımsal Krediyi Destekleme Kurumu ile de kamu kaynaklarının kendi kasasına aktarılması için yurt genelinde pervasızca eylemlere giriştiğinin belirtildiği iddianamede, “Himmet toplama faaliyetinin Paralel Devlet Yapılanması mensubu fertlerin bireysel uygulamalarından kaynaklanmadığı, usul ve esaslarının bizzat Fetullah Gülen tarafından belirlenmiş olduğu ve örgüt hiyerarşisi içerisinde verilen talimatlar doğrultusunda gerçekleştirildiği değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verildi.
Malatya’da da Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının belirlenmeye çalışıldığı sırada şüpheli Mehmet T.’nin 10 Ağustos 2016 tarihinde polise giderek Fetullahçı Terör Örgütü ile ilgili ifade verdiğinin dile getirtildiği iddianamede Mehmet T.’nin ifadeleri de yer alıyor.
Sanıklardan Abdullah K., Hidayet B., Mehmet İ., Muhittin T. ve Ramazan Y.’nin bylock isimli programı kullandıklarının belirtildiği iddianamede, “Devletin resmi kurumlarında bulunan yönetici konumundaki şüphelilerin bir araya getirildiği, mütevelli heyeti adı altında gruplar oluşturulduğu, oluşturulan bu gruplar içerisinde yer alan şüphelilerden himmet, bağış, kurban ve burs parası adı altında paralar toplandığı, elde edilen gelirlerin ise kendi aralarında belirledikleri “Muhasebeci olarak tabir edilen örgüt üyesine” aktarıldığı” ifadeleri yer alıyor.
Savcı iddianamesinin sonunda ise tüm şüphelilerin yargılamalarının yapılarak cezalandırılmalarını talep ederken şüpheliler Mehmet T., Mustafa Raşit Ö. ve Uğur A.’nın ise etnik pişmanlık yasasından faydalanmasını istedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.