Kasımpaşa'yı geçip 3 puanı cebe koysaydık eğer aşağıdan kopup üst gruba asılmak için önemli bir galibiyet olacaktı. Ama ne yazık ki Ramazan'a takıldık. Kasımpaşa'nın hem futbolu hem mücadelesi buna bir de kalecisi eklenince yenilgi de bizim için kaçınılmaz oldu. Maçı hak eden kazandı. Laga luga yapmaya gerek yok. Elimizdeki futbolcuların yetenekleriyle bu kadar. 3 puan bizi çok başka yerlere götürecekti ama olmadı. 

Kasımpaşa ligin en fazla gol atan takımıydı. Biz de Başakşehir'den sonra ligin en az gol yiyen takımıydık. Seyir zevki ilk yarıda yüksek bir mücadele izledik. 19 bin taraftarın geldiği Timsah Arena'da, taraftar takıma gereken desteği veremedi. İtici güç görevini aksattı. Hakem konusuna gelince. Bu konuda bir gerçek var ki. Anadolu takımları hakemleri de VAR'ı da yenmek zorunda. Yoksa canımız yanmaya devam eder. Kaçırılan golleri hep beraber izledik. Bu goller kaçmamalıydı. İlk yarıda farklı sonuçla devre arasına girebilseydik eğer başka konulardan söz ediyor olacaktık. Yapacak bir şey yok. Hakem kararlarını da bahane etmeye gerek kalmazdı.

Sanki bizim Okan'da konsantre sorunu var gibiydi. Nazar değdi . Maçlardaki performansında düşüş var. Elbette pişecek henüz yaşı çok erken ama kendini motive etmeli ve demotive eden konulardan ivedilikle uzaklaşmalı. Bu performans Okan'a yakışmıyor. inşallah kendini toparlar ve yeniden eski performansına kavuşur. Sakho'yu eleştirenler vardı. İlk yarıda sergilediği performans nedeniyle.Sakatlanıp oyundan çıktıktan sonra maçtaki düşüş herkes tarafından görülmüştür muhtemelen.

Samet Hoca'ya gelen eleştirileri de yersiz buluyorum.  Sanki Samet hocanın elinde Messi, Ronaldo var da oynatmadı. Eldeki kadro bu. Siz geçmiş seneleri çok çabuk unuttunuz. Hatırlayın.Hatta hiç unutmayın. Bu takıma o zaman şans vereceksiniz. Evet yenseydik şahane olurdu ama futbol bu, iyi olan kazanıyor. Baskı yaptığın zaman golü atacaksın.  Atamıyorsan sonuca katlanırsın. Kadro kalitesi bu kadar. Ne bekliyorsunuz anlamıyorum ki?  Evimizdeki ilk mağlubiyeti aldık.

Bu sonuçlarda elbette futbolcuların yetersizliğinin de katkısı var ama en büyük katkı bana göre sayın Ali Ay'ın. Sürekli parasızlıktan bahsedip futbolcuların olumsuz yönde etkilenmesine yol açıyor. Adamlar profesyonel futbolcu. Nasıl ki çalışan bir ay maaşını alamadığı zaman ödemesini geciktireceği faturaları düşünüyorsa, futbolcu da düşünür. Belliki faturalar değildir düşündükleri ama parasını alamayacağı aklına geliyordur. Gönül bağı da bir yere kadar. Futbolcuların işi de bu.

Aday olduğu zaman bunlarla karşılaşacağını sanki bilmiyor muydu?  Bence Ali Ay Bursaspor ismini daha fazla yıpratmadan, başkanlıkta daha fazla ısrar etmeden teslim olmalı ve işi bir bilene bırakmalıdır. 1060 delegenin seçimiyle yeniden başkanlık koltuğuna otursa da olmadığını, olmayacağını, zorlamanın ne kendisine ne Bursaspor'a yarar getirmeyeceğini görmelidir. Hırs yapıp inat etmemelidir. Artık bırakmalıdır. Ve mümkünse bir daha da bu işlere soyunmamalıdır.  Yazının özeti, gidin sayın başkan.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246