Artık yeter.

Huzur arıyoruz.

Millet olarak anarşiden, terörden, siyasi huzursuzluklardan bıktık, usandık.

Sanki her dönem sanki her lider değiştiğinde sanki her seçim öncesi ve sonrası bu millet bu huzursuzlukları yaşamak zorundaymış gibi sürekli bir gerilim…

Sürekli bir huzursuzluk…

Sürekli bir kapışma…

Sürekli bir tartışma…

Sürekli bir “ tencere dibin kara, senin ki benden kara”

Yeter artık, yeter.

Bitsin artık.

Bu milletin huzura ihtiyacı var.

Düşman kapıda, zaman kolluyor.

Gözler üzerimizde.  

Terörü destekleyeneler bir yanda,  Anadolu’yu parçalamak isteyenler bir yanda,  içeride de birbirimizle uğraşma  bir yanda… 

Nereye kadar sürecek bu rahatsızlık, huzursuzluk, sıkıntı, kapris?

Bitsin artık ve bitmeli artık.

Siyasilerin görevleri hizmet etmekse artık kim, hangi parti bunu yapacaksa yapsın artık.

Bu millet bu gerilimli ortamdan bıktı, usandı.

Farkında mısınız bilmiyorum ama yukarıdaki bu huzursuzluk millete sirayet etti.

Millette gergin artık.

Huzursuz ve rahatsız bu durumlardan.

Bitsin istiyor bu kavga, bitsin artık bu tartışma diyor.

Çünkü rüzgâr bir yönden esmiyor sadece rüzgâr olsa iyi fırtınaya dönüşüyor ve yumruk oluyor hakaret oluyor baskı oluyor gerilim artıyor.

Zaman zaman poyraza dönüşüyor.

Hafifi poyraza razıyız ama bu esintiler fırtınaya dönüşerek önüne ne varsa katıp alıp sürüklüyor.

Yıkıyor, dağıtıyor.

Neyin hesabındayız ki sürekli bu gerilim oluyor?

Seçimler hizmet için yapılıyor kavga, gerilim, huzursuzluk için değil.

Hizmet yarışında değil de tartışma, laf atma, iç huzursuzluğu kaşıma  “yok benim partilim, yok sizin partiniz, yok senin liderin, yok benim tabanım, yok sizin tabanınız”

 Sizler bu tartışmalarla uğraşadurun adamlar bizim bu halimizi fırsata çevirme gayreti ve hesabı içindeler.

Silahın ne kadar büyük boyutlarda insanlığı öldürmek bir yana yok etmek için olanca ağırlığı ve tehlikeli olarak üretilerek satılmaya devam ediliyor.

Paylaşamadığımız ne, ya da paylaşamadığınız ne?

Bizim kardeşliğe, birliğe beraberliğe ihtiyacımız var.

Bunlar lafta değil yaşamda olmalı, uygulanmalı.

İçimizde bizden birileri olarak aynı apartmanı aynı sokağı aynı mahalleyi aynı şehri aynı ülkeyi  paylaştığımız halde ve hatta sokakta gördüğümüz yerde selamlaştığımız  kimi insanlar  Anadolu’yu parçalamak isteyenlerle birlikte oluyor buna destek veriyorlar.

 Bunlar dışarıdan gelenler değil dışarıdan beslenen içimizdeki insanlar.

Siz daha neyin hesabındasınız?

Kurt dumanlı havayı severse işte dumanlı hava bugünler.

Yeter artık.

Millet olarak huzur arıyoruz.

“O vurdu, o linç etmeye kalktı, bırakıldı, tutuklandı, adalet arıyoruz, hukuk nerede” gibi hezeyanlarla vardığımız nokta ortada.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246