Kültür değerlerimiz arasında arkadaşlığın çok önemli yeri vardır.

Bazı arkadaşlıklar unutulmaz.

 Örneğin: Okul arkadaşlığı…

Asker arkadaşlığı…

Cezaevi arkadaşlığı gibi.

Bir de çocukluk arkadaşlığı, mahalle arkadaşlığı, iş arkadaşlığı ve derken mesai arkadaşlığı ortaya çıkar.

Farklı farklı arkadaşlıklar vardır.

Bazı arkadaşlıklar vardır ki kardeşlikten öte arkadaşlıktır.

Ölümüne arkadaşlıktır bu.

Bir de dava arkadaşlıkları vardır.

Birlikte bir davaya inanıp o davayı savunmak,  toplumu, milleti, devleti ülküyü savunma arkadaşlıklarıdır bu arkadaşlıklar.

Bu arkadaşlıkların kendine göre samimiyeti, içtenliği, onuru, şerefi vardır.

Dava arkadaşları birbirleri için fedakârlıklar yaparlar.

Dava uğruna birlikte yola çıktığınız arkadaşınız ile davayı savunur,  birlikte yol alır birlikte zorluklara göğüs gerersiniz.

Bu arkadaşlıkta menfaat ön plâna çıkmaz.

Çıkarsa arkadaşınızı satmış olursunuz.

 Yarı yolda bırakmış olursunuz.

Arkadaşınızı ekmiş olursunuz.

Arkadaşınızı yalnız bırakmış olursun ki bu da zaten sizin bu arkadaşlıkta samimi olmadığınızı, menfaat veya çıkarınız için onunla arkadaşmış gibi gözüktüğünüzü…

İşinize geldiği zaman onunla arkadaşlık yaptığınızı işinize gelmediği zaman arkadaşlığınızı bitirebileceğinizi ortaya koymuş olursunuz.

Arkadaşınızın anası ananız, babası babanız, kardeşleri kardeşleriniz, bacıları bacınız olur.

İç içe olursunuz.

Kan kardeşi olursunuz.

Can ciğer olursunuz.

İçtiğiniz su ayrı gitmez.

 Ölüm durumu ancak ayırır arkadaşlığınızı.

Öylesine samimi ve yürekten olan bu tür arkadaşlıkları ancak ve ancak kişisel beklentiler ortadan kaldırır.

İşte o zaman arkadaşınızı satmış olursunuz.

Ekmiş olursunuz.

Bir makama, koltuğa, beklentilere arkadaşlığınızı feda etmiş olursunuz ki bu da Türk-İslam toplumunda insanlık açısından hiçte hoş görülecek şey değildir.

Arkadaşınızı satmış olmak kendinizi ikiyüzlü yapar.

Yalancı yapar.

Menfaatçi yapar ki eğer bu durum çevrenizde bilinir, duyulur, öğrenilirse arkanızdan hiçte hoş olmayan sözler söylenir ve çevrenizde itibarınız kalmaz.

Değeriniz yiter.

Size olan güven sıfıra iner.

Kimse size güvenmez çünkü aynı anneden babadan olmamanıza rağmen yediğiniz, içtiğiniz ayrı gitmeyecek bir samimiyette giden arkadaşlığınızı siz kendi çıkarınız için arkadaşınızı satarsanız toplumda veya çevrenizde size güvenen olmaz.

Yalnız kalırsınız ve arkadaşınızı satmış olursunuz.

En zor zamanlardan en güzel günlerinize kadar birlikte yaşadığınız günlerin, ayların, yılların varlığını yok sayarsanız sizi de toplum yok sayar.

Arkadaşlıklar satılmak için değil ebediyete kadar birlikte olmak demektir.

Görüyoruz ki birileri yılların arkadaşlığını satmaya başlamışlar bile…

Yazık.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246