banner252

Ne şimdi bu?

Apartman zararlısının Latince adı.(mesela)

Türkçesi Apartman Zararlısı.

Kımıl zararlısını duydukta bu apartman zararlısı ne ola ki?

Ben bu tür zararlıların birkaç tane özelliğini yazacağım sonunda bıraktığım noktaları da siz doldurursunuz.

Birlikte yaşam kültürü gelişmemiş, hatta bazılarının yaşam kültürü bile gelişmemiş olan bu zararlılarla aynı ortamda yaşamak öyle yorucu ki.

Bu mahlukatın ortak özelliklerini(!) sayayım önce;

Komşuluk hukuku nedir bilmezler.

Ortak alanları sadece kendilerine tahsis edilmiş sayıp mangaldan pikniğe yayılırlar.

Giriş katında otuyorlarsa asansöre biz karışmayız diye çemkirip üç beş ottan müteşekkil cam önlerindekileri bahçemsilerinin sulamasını apartmana fatura ederler.

Ne pişiriyorlarsa kokularını özellikle apartman içine yaymaktan keyif alırlar.

Kapıcı varsa mutlaka ondan özel hizmet alırlar ama bedelini diğer sakinlere yıkarlar.

Araçlarını dairelerine sokamadıkları için diğer araçlara engel olup olmadıklarına aldırmadan park yerinin her yerine ulu orta park ederler

Televizyonun sesini dibine kadar açarak dinler söyleyince de salak salak suratınıza bakarlar.

Özellikle daire kapılarına karşı genlerinden geldiğini sandığım bir hınçları vardır ki çarpmadan kapatmayı asla beceremezler

Apartman içinde canları sıkıldıkça asansör yolculuğuna çıkarlar.(bi kere de elektrik kesilse de kalsalar ya; şanslıdırlar kesilmez)

Toplantılarda birbirlerinin yüzlerine söyleyemediklerini yine söyleyemezler ama kapı ağızlarında dedikodunun dibine vurular.

Mal sahibi olanları kiracıları maraba gibiymiş algılar ve kendi menfaatleri doğrultusunda alınacak kararlar için onlardan tam biat beklerler.

Her defasında ‘’siz kaç numarada otuyorsunuz?’’diye sorarak insanın psikolojisini bozarlar.(ben geçenlerde birine 13 daireli apartmanımızda 46 numarada otuyorum dedim, hayırlısı dedi iyi mi?)

Genellikle hayvan düşmanıdırlar. Kedi ve köpeğe karşı özel bir fobileri vardır.

Hesaptan kitaptan zinhar anlamazlar,genellikle arkadan iterek yönetici yaptıkları biri onlar için kullanışlı elemandır..

Dairesini aracı çakallarla anlaşıp Araplara kakalamak amacı ile koca binanın ısınma sistemini değiştirmek için bir taraflarını yırtarlar.

Bunların bir de soğukla serini ayıramayacak kadar dangılları vardır mayısın ortasında donduk diye kalorifer yaktırırlar.

Aralarında vesikalı ruh hastaları da vardır, vesikasızları da

.…………………………………………………………………………….

Dediğim gibi noktalı yerler size ait.

Ben apartmanda oturmanın bir prosedüre bağlanmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.

Yani işin önce bir eğitimi olsun, sonra sınavı.

En sonunda da kişiye toplu yaşama uygundur belgesi verilsin ve bir apartmanda oturabilmesi koşullara bağlansın.

Temiz kağıdı gibi, apartmanda oturabilir kağıdı olmadan hiçbir surette birlikte yaşama dahil olamasın.

Yok artık.

Var var.

Kim bilir sizlerde özel hayatınızı ne kadar apartman zararlısı ile  paylaşmak zorundasınızdır.

Ve yine kim bilir kaçınızın keyfi kaçmıştır bu zararlıdan dolayı.

Hatta dayanamayıp gözünü patlatanlarınızınız ve bunun sonucunda da mahkeme mahkeme sürünenlerinizde vardır aranızda.

Bendeniz oturduğum daire ve ev sahiplerim konusunda ender şanslı kiracılardan biriyim.(yanlış anlaşılmasın mesaj falan göndermiyorum;son derece samimiyim bu cümlemde) O yüzden bu apartman zararlıları ile direkt iletişime geçip maraza çıkartmaktan imtina ediyorum ama insanı çileden çıkartıyorlar birader.

Örneğin şu anda saat gece  yarısı üç, yukarıda bahar temizliği yapıyor kıymetli komşum.Gerçi dünde sabahın altısında yapıyordu ya…

Bu zararlıları bir kenara bırakırsak aslında pekte sıkıcı değildir apartmanda oturuyor olmak;

Bakın;komşuluk müessesinin gelirken yanında getirdiği  kimisi güzel, kimisi sinir bozucu olan durumlar ve apartman hayatına dair 18 vazgeçilmezi nasıl tanımlamışlar;

Apartmanda yaşamak;

Apartman görevlisine sipariş verebilmekmiş apartmanda yaşamak. 2 ekmek bir de süt diyebilmekmiş.( hee ‘o özele girer’ ne demek oluyor peki?9

Gürültü yapan komşuyu ikaz etmek için duvarına vurmakmış.(Gözünün üstü niyetine)

Dairelere dağıtılan aşure, kavrulan helvaymış.(Cenazeden cenazeye)

Komşudan gelen tabağı boş yollamamak için yapılan kekmiş,börekmiş.(Tabii her an komşudan gelecek tabağa bir şeyler koymak için sürekli teyakkuz halindeyiz ya)

Yabancı şehirde okuyan öğrencileri koruyup kollamakmış.( yok buna yorum yapmayacağım. Hele kendi öğrenciliğimi hatırlayapı, komşularımızın bizi gırtlağımızdan sevmek istediklerini düşündükçe hiç)

Kız öğrencilere ‘’yavrum gece bu saatte kız başınıza dışarı çıkmayın’’ diye nasihat etmekmiş.( Ah canım ne de iyi niyetlidirler sormayın gitsin)

Halı, çarşaf vs. silkeleyen komşuyla camdan cama atışmakmış.(Kapışmak desene sen ona)

Balkonda yemek yenecekse, perde örtmek, perde yoksa yemeği aceleyle yemekmiş.(Bizim üst kattakiler hariç. Yazın balkonda evrimleşiyorlar)

Dedikoduymuş.( Valla bizim bu konuda master yapmış iki has komşumuz var)

Asansöre işeyen çocukları yakalamak için yapılan dedektiflikmiş.(Bizim apartmanda Arapları saymazsak yaş ortalaması seksen olduğu için bu tehlike yok çok şükür. Sakinlerimizin çoğu ya duymuyorlar ya da dedikodu yapacakları konuları unutuyorlar)

Asansörde selamlaşmak ama göz göze gelmemeye çalışmakmış.(Bizim asansörde göz gözeden ziyade popo popaya seyahat edildiği için bu konuda da sıkıntımız yok)

Anahtarı yanınıza almayı unuttuğunuzda komşunun ziline basmak, bazen de mecburi bir misafircilik oynamakmış.(Hiç istemediğim bir durum işte bu; Allahtan cinsiyetim zoraki misafirliğe olanak tanımıyor da yırtıyorum)

İstemeseniz bile apartman toplantılarına katılmakmış. Mecliste uyuyan bir politikacı edasıyla oturup her şeye hımmm demekmiş.( Her nedense her şeye hımmm diyenler  kararlar uygulanmaya başlayınca hırrrr diyenler oluveriyorlar)

Elde bardakla kapısını çalıp "Bizde kalmamış da, sizde varsa..." diye başlayan cümleler kurabilmekmiş.(var mı ki artık?)

Zilinize basıp kaçan çocukları megafondan azarlamakmış.(Biz bu hakkımızı Arapların çocukları için kullanıyoruz ama balkondan)

Daire kapıları önlerindeki ayakkabı sayılarını saymak ve kimin misafiri olduğunu anlamakmış.(Asansörü bu yüzden seviyorum, kapı önlerindeki o kokulu nesnelerle hiç alakam olmuyor, tüm katları pas geçiyorum)

Aidatların neden bu kadar yüksek olduğunu çözmeye çalışmak ama bir türlü başaramamakmış.(Buna canı gönülden katılıyorum işte)

Sokaktan "Anneeeaaaa" diye bağıran çocukların sesine cama çıkmakmış.( Bizde bu da yok aparmanda en küçük çocuk 45 yaşında)

En olmadık zamanlarda, komşunun başladığı tadilatın sesiyle uykudan uyanmakmış.(Çoğunlukla da zıvanadan çıkmak)

Ezcümle pekte fena değilmiş apartmanda yaşamak (parantezleri dikkate almazsanız)

İnsanlara karşı tolerans göstermeyi öğretirken, dayanışmayı, yardım severliği tetiklermiş....

Müstakil evlerin rahatlığı, rezidansların lüksü yokmuş belki ama kendine has güzellikleri olduğu da bir gerçekmiş.

Bir de şu apartmanüs zararlüsler olmasa.

Ama varlar işte; hepte olacaklar…

-Bu ses ne hayatım gecenin bir yarısı ?

-Mühim değil aşağıda ki amfi almış elektrogitar çalmaya çalışıyor.

Bir parantez de buna o zaman;

(Vallahi gerçek)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254