Hani bir reklam var ya!..

Barselona’ya transferinden sonra o takımda pek fazla yer bulamayan Arda, geldiği benzin istasyonunun  yerinde yeller estiğini görüyor.

O sırada sokak başında oturan yaşlı bir İspanyol kendisine; “Hey Turko!, başka bir benzin istasyonu mu yok?” diye bağırıyor.

Bizimki de başını iki yana sallayarak; “Anlamıyosun dede; anlamıyosun!” diyor.

***

Şimdi!..

O dede, reklam gereği arabasına binerek hızla uzaklaşan.

Ama Hırvatistan maçında bir kaplumbağa hızına bile erişemeyen Arda’yı görse acaba ne diye bağırır?

Bir gazetede okudum; şöyle bağırır:

“Hey Turko!, reklamlarda daha iyisin; sektör değiştir!”

***

Sabahları FOX TV’de “Çalar saat” programının adeta abonesi oldum.

Haberleri farklı biçimde sunan İsmail Küçükkaya’yı izliyorum.

Dün sabah laf milli takımdan açılınca gündeme hemen Hırvat maçının kötü adamı Arda Turan geldi.

İsmail maçı bile yorumlamayı bir yana bırakıp aynen şunları söyledi:

“Arda, keşke reklamlarda gösterdiği performansı maçta gösterseydi!..”

***

Arda da bunun farkında ki.

Dün Türk milletinden, kendine bel bağlayanlardan özür diledi.

Peki!..

Onun  bu özrü iş işten geçtikten sonra işe yarayacak mı?

Kendisiyle gerek karikatürleştirerek dalga geçenler, gerekse ondan çok şey bekleyen Türk sporseveri, Hırvatların karşısında gösterdiği o “kötü performansı” kolay kolay unutabilecek mi?

Ama ondan önce Arda kendi kendine;

“Ben bu takımın lideriyim; o görevi ne yazık ki yerine getiremedim. İhalenin bana kalmaması için mutlaka toparlanmalıyım!..” özeleştirisinde bulunacak mı?  

***

Neyse!..

Aslında olayı sadece Arda’nın, ya da ona 65 dakika dayanan Fatih Terim’in üzerine yıkmak da haksızlık olur.

Hakan Balta, Mehmet Topal ve gol atılırken saçını düzeltmekle suçlanan, gene de ayakta durmaya çalışan Ozan Tufan’ın haricinde tüm futbolcuların ayaklarına adeta pranga takılmıştı.

Örneğin!..

Liglerin tozunu atan Oğuzhan, attığı frikiklerle de olsa yüzümüzü güldürmeye çalışan Selçuk, kendi takımında ne zaman oyuna alınsa mutlaka gol atan Cenk, hazırlık maçlarının gol yemeyen yıldızı kaleci Volkan, Türkiye’deki lig maçlarında devamlı ortalarıyla rakibi yiyip bitiren Gökhan Gönül ve Caner Erkin…

Nerdeydiler Allah aşkına?

***

Aslında bu kadar kötü oynamamıza karşın.

Çok şanslı bir günümüzdeydik.

Örneğin!..

Direklerde patlayan o şutlar…

Volkan Babacan’la karşı karşıya kalan Rakitic, Perisic ve Mandzukic’in topu ona nişanlamaları…

Ağlarla buluşsaydı.

Bugün zaten yukardan beri sıraladıklarımızı da yazmaya gerek bırakmayacaktı.

Onun için,“şanslı günümüzdü” demeyi bırakalım; “faciayı ucuz atlattık!..” diyelim en iyisi…

***

Arda’yla başladık, onunla bitirelim.

Bizimki hani bir reklamda otobüsü kaçırıyor ve onu önce bir yaşlı teyze, sonra bir motosikletli ve sonunda da bir minibüs dolusu Fenerli otobüse yetiştirmeye çalışıyor ya!..

Dün sosyal medya bu reklamın esprileri ile çalkalandı.

..Ve herkesin ortak görüşü şu oldu:

“Keşke onu milli maça yetiştirmeselerdi!”

***

Bunca eleştiri ve espriye karşın, ben nedense umudumu korumayı sürdürüyorum.

İspanyollardan alınacak bir beraberlik, Çeklere karşı bir galibiyet!..

“Olmaz olmaz” deme, olmaz olmaz!..


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.