Seçim öncesinde halkımızın, özellikle kararsız kalan vatandaşlarımızın baktıkları tek bir olgu var; anketler.

Seçimlerde kim, hangi parti veya hangi aday daha başarılı olacak?

İşte bu sorunun cevabını arıyoruz hep beraber. Sandığa giden, gitmek isteyen milyonlarca insan var. Bu insanların arasından sadece ve sadece 2 bin kişiyle yapılan ve ülkeye mal edilmek istenilen anketler var. Yine, milyonlarca seçmen arasından sadece bin kişiye sorulduğu söylenilen, fakat masa başında üretildiği ayan beyan belli olan anketler var.

Yine, Bursa genelinde, yüz binlerce seçmen olmasına rağmen, 300-500 kişiyle, bilemedik bin kişiyle haydi diyelim 5 bin kişiyle yapıldığı iddia edilen anketler var ortalıkta gezen, dolaşan.

Bu anketlerle ilgili, her seçim öncesinde yapılan açıklama, değerlendirmelerle, sandıklardan çıkan sonuçlar aynı olmuyor. Hele, Anayasa değişikliği referandumu öncesinde yapılan ve “Bursa hayır diyecek!” şeklindeki anketlere rağmen, Bursa’dan yüzde 54 oranlı “evet” oyu çıkmasıyla, bana göre bu anketler çöpe atılmış oldu. Hem de seçmenlerin elleriyle çöpe atılmış oldu.

Sonrasında, 24 Haziran seçimleri öncesinde yine Bursa genelinde yapılan anketlerde,  Cumhurbaşkanlığı seçimi için Bursa’nın muhalefet adayına destek olacağı yolunda sonuçlar açıklandı. Sandıklardan ise tam tersi sonuç çıktı.

Şimdi, yine bazı anketler açıklanıyor. Bakıyorum bu sefer, anketçiler, eski seçimlere oranla biraz daha dikkatli davranıyorlar. Ben, burada bütün anketçi firmaları veya yapanları eleştirmiyorum. Bazıları için kayda değer sonuçlara ulaşmaları, yaptıkları işin ciddiyetini ortaya seriyor. Bazıları ise “para veren altın bulsun” düşüncesiyle hareket edip, kendisine kim daha fazla para verdi ise o siyasi görüşü birinci çıkarıp, diğerlerini gizlemeye çabalıyor. Yine, Bursa ile anket eleştirilerine devam ediyorum, son günlerdeki bazı anketlerde muhalefet adayının mevcut başkanın önünde yer aldığını gösteren, buna karşında kararsızları epey bir yüksek çıkaran sonuçlar var.

Bu anketçiler diyorlar ki; “bizim yaptığımızda kararsız olanlar son anda karar değiştirip, falan adaya karşı kayma gösterdiler…”

Aslında, kayma falan yok. Muhalif aday, seçimleri kazanamayacağı belli olmasına rağmen, anketlerde önde imiş gösterip, kamuoyunu ve seçmenleri etkileyip, “bizimki nasıl olsa kazanamayacak, bari oyumuz boşa gitmesin!” gibisinden düşünceye celp etme niyetleri.

Bir başka niyetleri ise, siyasi ayak oyunları ile seçmenlerin fikir değişikliğine yol açacak eylemlerde bulunma.

Seçim akşamı, sandıklar açıldığında, seçmenin ve halkın gerçek anketleri ortaya çıkıyor. Sessiz çoğunluk yine istediğini yapıyor. Sosyal medya hesaplarındaki anketler, seçimlerin kazanılması, adayların önde gösterilmesi bir yana, önde gösterilen adaya yüzde yüz oy farkı atan adayların seçimleri kazanmasına tanık oluyor muyuz?

Evet, oluyoruz.

Ben ona bakarım.

Anket firması veya şirketinin cebini dolduran, seçime kadar kendisini padişah ilan eden, seçimden sonra da “biz kazanmıştık, sandıklarda oynama yapıldı. Seçimlere hile karıştırıldı” iddialarında bulunanları çok gördük.

Anket firmaları ve son günlerdeki anketlerde kararsızların neden bu kadar yüksek oranlı çıktığına dair sizlerle Ankara kaynaklı bir bilgiyi paylaşmak istedim. Biliyorsunuz, 24 Haziran seçimlerinden önce Başbakanlık, Bakanlıklar ve bazı yatırımcı kamu kurum ve kuruluşları, kendileri hakkında, yapılan kamu hizmetleriyle ilgili olarak kamuoyu araştırmaları yapıyorlardı. Bütün bunlar, aylık olarak haftalık olarak sürekli halde gerçekleşiyordu. Kısaca, 25 bakanlık, Hazine, Devlet İstatistik Kurumu, Başbakanlık dahil hepsi ayrı ayrı anket firmalarıyla çalışıp, halkın nabzını tutuyorlardı. Siyasi ve politik kararların bu anketlere göre alındığını biliyoruz.

Şimdi ise, durum değişti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, bütün anketleri kendi bünyesinde topladı. Bütün anketler tek elden yapılıyor. Daha önce ülkemizde anket konusunda başarılı olan, anketleri gerçeğe uygun olduğu kabul edilen 10 önemli firma ve şirket var. Bunların üç tanesi, muhalif CHP ile çalışıyor. Diğerleri ise bakanlıklarda sürekli anket yapıyorlarmış. Sürekli para gelirleri var. Anketler kesilince para gelirleri de azalmış bu firma ve şirketlerin.

İşleri azalınca da yapılan anketlerde, kararsızlar oranları artmaya başlamış. Tabi, bazı medya kurum ve kuruluşlarıyla ilgili de aynı konularda mali kaynaklar kesilmiş. Bu durumda, ekonomik ağırlıklı haberler medya da daha fazla yer almaya başlamış.

İddia odur ki, anketlerdeki sonuçlar da hal ve durum böyle olunca, ister istemez kararsızların rakamlarının artmasıyla konuşulmaya başlanmış. Benim inandığım anket, 31 Mart akşamı sandıklardan çıkan sonuçlar olacak.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234