Aslında defalarca ifade ettiğimiz ve Ankara’nın da defalarca söz verip yerine tam olarak getiremediklerine değineceğim bugün. Siyaseti bir kenara bırakıp, arkanıza yaslanarak okumanızı istediğim bir yazı. Velhasıl arkanıza öyle güçlü yaslanın ki, sırtınızın ne kadar sağlamda olduğunu da beraber test edelim. İstihdam verilerini okuduğumuzda işsizlik her geçen gün artıyor. Beyin göçüne yönelim artarken, işverenler çözüm üretme yarışından bunalıp intihar ile karşı karşıya kalabiliyor. Hükümetin ekonomi ve soysal yaşama dair son 5 yıldır yürüttüğü olumsuzluklar başta esnaf ve iş dünyası olmak üzere vatandaşın kaldırma gücünü çoktan geçti. O şehir, o ülke, o seçim senin diye elini kolunu sallayarak gezen Milletvekillerinin ve siyasi parti liderlerinin karşılıklı boş söylemleri artık güven vermiyor. Çünkü vatandaşın cebinde ki para hızla eridi ve şuan herkes borçlu!

Kabul etmeliyiz ki, dilencilerin sayısı her geçen gün artıyor. Hayat pahalılığında beyaz eşya sektörü yüzde yüz oranında zamlandı. Yani ev dizmek, düğün yapmak artık hayal bile değil. Teknik servis hizmetlerinde en az yüzde 50 maliyet farkı ortaya çıktı. Kafeler, kahveler ve bir kısım eğlence merkezi dolu. Oysa ödedikleri yüksek kiralar nedeniyle sadece sezonu kurtarmaya çalışıyorlar. Gelenlerde ‘yaşıyoruz çok şükür’ modunda! Türkiye’nin üst üste girdiği seçim maratonu halkı ekonomik, sosyolojik ve psikolojik olarak yordu. Vatandaş artık siyaset ve siyasetçiye güvenmiyor.

Artan yaşam maliyetleri, kiralar, işletme giderleri, faiz ve krediye bağımlılık, finansman sağlayamama veyahut yüksek faiz oranları ile finansman bulabilme, aynı anda herkesin nakit ihtiyacının artması suç artışlarına neden oldu. İnsanlar para kazanmak için ahlaksız yöntemlere başvuruyor. İşletme sahipleri şantajlara maruz kalıyor, tefecilik arttı. Yüksek maliyetleri ve işçinin kişisel veyahut diğer çeşitli nedenlerle yaşam kalitesini tam olarak sağlayamaması nedeniyle ortaya koyduğu iş kayıpları işletmeleri zarara sürüklüyor. Anlayacağınız sosyoekonomik dengesizlik sosyopsikolojik sonuçlar otaya çıkardı.

Hükümetin hızlı bir motivasyon süreci ile vatandaşa vaat ettiği tüm ekonomileri kısa vadede hazırlayabileceğine artık çoğunluğun inancı yok. İnananlar dua ediyor, inanmayanlar küfür ediyor! Bürokrasi, özellikle yerel yönetimlerin batıklarından bunalmış durumda diyebiliriz. Vergi ödenemez durumda. Vergi daireleri vatandaşları hacizlerle kilitledi. Esnaf, vergi borçlarından kaynaklı hacizler nedeniyle işletmesini kapatmak veyahut terk etmek durumunda kaldığı için gizli iflaslar söz konusu. Bankalarda para çekmek için fiş aldıysanız ortalama 35 dakika kuyrukta bekliyorsunuz. Kayıt dışı çalışan sayısında artış var. İcra borçlularının kendisini bulmasını istemeyen çoğu kişi sigortasız çalışıyor. Boşanmalar hızla artarken, psikolojik sorunları olan bir nesil yetişiyor. Sevgiyi ve saygıyı tükettik, sapıklıklar arttı!

Esnaf Odaları iyice sustu. Esnafın derdi ile dertlenen yok. Herkesin ağzında bir kriz lafı, sabredin cümleleri. Ve bir yanda da yandaş yalaka gurubun, “madem para yok bunca araç bunca insan neden sokakta” gibi acayip söylemleri ile muhatap oluyor toplum. Devleti sahiplenme oranı hızla düşüyor. İş dünyasında borcu olmayan, mal varlığını hızla satanlar Avrupa ülkelerine kaçabilmenin yolunu arıyor. Önümüzde ki 5 yıldan kimse umutlu değil. Hükümet İstanbul diyor. Muhalefet İstanbul diyor. Bursa başta olmak üzere Anadolu perişan durumda. Bedelli askerlik için para ödemek imkânsız. Telefon, su, doğalgaz faturaları ödenemez halde. Kiraları insaflı ev veyahut işyeri sahipleri idare ediyor. Kısacası, vatandaş Ankara’dan merhamet bekliyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246