Dönemin Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür, eski İçişleri Bakanı Ülkü Güney’den, Başbakan Mesut Yılmaz’la görüşmek istediğini, kendilerine randevu ayarlamasını istedi.

Aradan epey zaman geçti. Nuri Gürgür’e beklediği randevu için dönüş olmadı. Gürgür, TBMM’de karşılaştığı ANAP Grup Başkanvekili Beyhan Aslan’a konuyu açma gereği duydu. Ülkü Güney’e ilettiği randevu talebiyle ilgili sıkıntısını anlattı. Ülkü Güney’i devreye sokmalarına karşın Mesut Yılmaz’ın kendilerine randevu vermediğini aktardı.

Beyhan Aslan, “Allah Allah… Böyle bir şey olmaması lazım. Mesut Bey sizle görüşmekten kaçınmaz” diyerek Gürgür’ün yanından ayrılıp soluğu Mesut Yılmaz’ın odasında aldı. “Efendim” diye söze girdi. “Türk Ocakları Başkanı Nuri Gürgür sizin kendilerine randevu vermemenizden şikayetçi” dedi. “Ülkü Güney’e söylemişler. Ama ses çıkmamış” diye ekledi.

Mesut Yılmaz şaşırdı. “Yahu benim haberim yok ki. Ülkü Bey bana bir şey söylemedi” diyerek habersizliğini iletti. Beyhan Aslan, “Şu anda TBMM’deler. Müsaitseniz gelsinler” deyince Mesut Yılmaz “hay hay gelsinler” diye davette bulundu.

Beyhan Bey, Nuri Gürgür’ün yanına varıp durumu anlattı. Birlikte Mesut Bey’e gittiler. Hoş beşten sonra Nuri Gürgür randevu talebinde bulunmasının nedeninin teşekkür etmek amaçlı olduğunu anlattı. Gürgür, Başbakanlık Tanıtma Fonu aracılığıyla Türk Ocakları’na yapılan yardımlara müteşekkirdi. Şimdiye kadar alınan en yüksek meblağlı destek söz konusuydu.

Mesut Yılmaz memnun oldu. Ama, “Yahu bizim Cavit kominist. Siz en çok yardımı onun Bakanlığı zamanında alıyorsunuz. Nasıl oldu?” diye takılmayı ihmal etmedi. Ardından TBMM Genel Kurulu’nda olan Devlet Bakanı Cavit Kavak çağrıldı. Neşeli bir sohbet gerçekleşti. Cavit Kavak, “Efendim yapıyoruz ediyoruz ama koministlikten kurtaramıyoruz” diye Mesut Yılmaz’ın sözlerine karşılık verdi. Kahkahalar atıldı. Yanlış anlamadan doğan bir randevu kırgınlığı tatlıya bağlandı.

Cavit Kavak, 55. Anasol – D hükümetinde Devlet Bakanlığı yaptı. Nobel kazanan Prof. Aziz Sancar gibi o da Mardin’in Savur ilçesinden. Uluslararası toplantılarda Türkiye’nin aleyhine her oluşuma karşı durmuş, Türkiye’nin menfaatleri ekseninde kararlı duruş sergilemiş bir isim. Kominist yakıştırması Deniz Gezmiş gibi dönemin hızlı devrimcileriyle aynı kuşaktan olmasından geliyor. Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in, “Adamın sağcısı solcusu olmaz. Adam adamdır” diye güzel bir sözü vardır. İşte Cavit Bey’de öyle biridir...

AMERİKALILARIN ÖZAL ALKIŞI!

Joe Biden ABD Başkan Yardımcısı ve Yahudi kökenli. Daha öncesinde Amerikan Senatosu’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde üyelik ve Başkanlık yaptı. Komite Başkanlığı sırasında Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki Türk heyetiyle bir görüşmesi vardı. İsmail Cem Dışişleri Bakanı, Ahmet Özal bağımsız milletvekili olarak heyetteydi.

Kıbrıs tartışılırken İsmail Cem, Türkler ve Rumların bir arada yaşayamayacaklarını, “Rock konserinde bile kavga ettiler” örneği ile anlatmaya çalıştı. Komik geldi Amerikalılara. Ahmet Özal, iki kesim arasındaki ekonomik refah seviyesini konu etti. Bu durumun birlikteliğe engel oluşturduğunu ifade etti. Biden, Özal’ın sözlerini dikkate değer buldu. Ama asıl önemli olan buraya kadar yaşananlar değildi…

Çünkü Joe Biden, “Sayın Özal babanızı seviyoruz. Turgut Özal’ın Amerika’ya dostluğunu her zaman hatırlayacağız” dedikten sonra diğer Amerikalı komite üyeleriyle ayağa kalktı ve hep birlikte Turgut Özal’ı alkışlamaya başladı…

Anlattım; çünkü düşünmenizi istedim…

Anlatım; çünkü çoğu şey göründüğü gibi değildir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.