-Elimde çift okey var, döneyim mi? biteyim mi?

-Eşeğim biraz önce doğum yaptı, ne yapmam lazım?

-Prezervatif nasıl takılır, öğretebilir misiniz? (Bir kadın)

-….. Tv de  canlı yayına katılmak istiyorum, bağlayabilir misiniz, lütfen?

-Eşime ihanet edeceğim, bana kim yardımcı olabilir? (Bir kadın)

-Ankesöre kartım sıkıştı, ne yapmalıyım?

-Bugün gerdeğe giriyorum, çok heyecanlıyım, ne tavsiye edersiniz? (Bir erkek)

-Bugün moralim çok bozuk, fıkra anlatsanız da neşem yerine gelse.

-Hanımla kavga ettim, ne yapayım ben bu kadını?

-…… ilk defa geliyorum, param bitti, nişanlıma beni terminalden almasını söyler misiniz?

- Alo, alo, aloooo 12 miii?   

Yok;

Absürd Diyologlar diye bir oyun yazmaya çalışmıyorum.(onu yeni kitaba saklıyorum)

Sinir sisteminizin sağlıklılığını filan da test etmiyorum.

Zaten yukarıda ki sorular da bana ait değil.

112’yi arayanlara ait.

İnanılır gibi değil, değil mi?   

İnananın inanın.  

Acil Servis’ten sorumlu Sağlık Müdür Yardımcısının telefonların sürekli meşgul edildiğini bu nedenle yardıma muhtaç vatandaşların 112’ye ulaşmakta zorlandıklarını söylediği demecinde verdiği soru örnekleri bunlar.

Cep telefonlarının çalışıp çalışmadığını deneyenleri bile varmış arayanlar içerisinde.

Yer mühim değil; eminim tüm 112 çağrı merkezlerinde benzeri sorunlar yaşanıyordur.

Elbette biliyorsunuz da, ben yinede kuruluş amacı aranması halinde en kısa sürede hastaya ulaşmak ve hastayı en yakın, uygun tedavi merkezine ulaştırmak olan 112 acil çağrı hattı ile ilgili bir hatırlatma yazısı yazmak istedim bu gün.

Örneğin bir  Ambulans Ekibinde kimler var?

Ambulans içerisinde, Doktor, Sağlık  Memuru, Paramedik Acil Tıp Teknisyeni ve Şoför görev alıyor.

Sağlık görevlileri tabi ki çok çok önemliler ama son görevliye yani ambulans sürücülerine ayrı bir parantez açmak gerekiyor bence.

O kocaman araçları ve hassas durumda ki yolcularını öylesine bir çeviklik ve gözü karalıkla yetiştiriyorlar ki hastanelere trafikte onların ustalıklarına hayran olmamak elde değil.

Ve bunu kent trafiğinde bize rağmen başarıyorlar ya pes doğrusu.

Ben hepsinin müdahil oldukları olayların isimsiz kahramanları olduklarını düşünüyorum.

Bir hadise anında hemen birileri bağırır ya;

-112’yi arayın 112’yi

Diye;

Bunun da bir prosedürü olduğunun kaçımız bilincindeyiz acaba?

Merak ettim araştırdım;

Bakın hangi durumlarda 112 acil servise baş vurmak gerekiyormuş?

Göğüs ağrısı / Nefes alma güçlüğü/Bilinç Kaybı/Ciddi kan kaybı /Ciddi yanıklar/Zehirlenme

Nefes borusu tıkanıklığı / Nöbet geçirme ( Havale, sara krizi)/Suda boğulma /Yaralı trafik kazası

Yüksekten düşme/Ateşli silah yaralanması/Koma ve benzeri durumlar

Yani Azrail in ihtisas alanı dahilindeki konularda aramak gerekiyormuş.

Sevgilinin kalpte açtığı yarayı tedavi için zamanı aramak gerekiyormuş ki,onun da acili hiç olmaz.İşi daima ağırdan alır.

112 yi ararken de yetişiiin, koşuuuunn, gidiyor adaaaam diye bağırıp çığırmanın da hasta lehine pek bir faydası yokmuş.

112 personelini aldığı duyuma göre en etkin yardımı ulaştırabilmek için arayanların

Bulunduğu yerin açık adresine, Hastanın yaşına, cinsiyetine ve daha önceki hastalıkları hakkında bilgiye, Hastanın bilincinin yerinde olup olmadığına, nefes alıp almadığına, kanaması ya da göğüs ağrısı olup olmadığına, Yaranın yerine ve nasıl meydana geldiğine dair verilere gereksinimi varmış.

Şimdi;’kardeşim o esnada insanın aklına mı gelir bunları saymak’ denilebilirse de tecrübeyle sabittir ki, telefonun diğer ucunda ki personel bu soruları her defasında soruyor.

İhbarı yapanın olabildiğince soğuk kanlı kalıp 112 personelini doğru bilgilendirmesi belki de hasta için yapabileceği en güçlü yardım olabiliyor.

Ambulans çağırıldı…

Bizim 112 bu konuda Dünya ortalamasının üzerinde bir sürate sahip olsa da,sağlık ekibi gelene kadar makul bir süre geçecektir elbet.Peki,bu ara da hasta yakınına ya da yanındakine ne işler düşüyor ?

O da şöyleymiş;

Sokaktaysa, ambulans ulaşana kadar hastanın yanında kalmalıymış.

Hastanın durumunda değişiklik olursa 112’yi tekrar aramalıymış.

Hastanın yeri değişirse de  112’yi tekrar aramalıymış.

Evden veya işyerinden arıyorsak, ambulans ekibine yol göstermek için çevredeki insanlardan yardım istemeliymiş.

Evcil hayvanımız varsa bir yere kilitlemeli ya da bağlamalıymış.

Hastanın aile hekimine ait bilgileri ve kullandığı ilaçları yanımıza almalıymış.

Hastanın alerjisi varsa sağlık ekibine mutlaka belirtmeliymiş.

Hastanın tedavisine müdahale etmemeliymiş.

Sağlık ekibinden gelen taleplere yardımcı olmalıymış.

Ve en mühimi Sakin olup,sakin kalmalıymış.

***

Bu gün babamın ebediyete intikalinin 11. ayı.

Hastalık sürecini ve bu süreçte yaşadıklarımı düşünürken, aklıma 112’nin o ağır günlerde bizi nasıl aslanlar gibi hastanelere yetiştirdikleri geldi.

Şu anda da sirenleri ile trafiği yara gidiyorlar, duyuyorum seslerini. Ne mesaileri bitiyor ne nöbetleri.

İstedim ki buradan bir selam vereyim o güzel yürekli insanlara.

Ne zaman ve ne koşulda olacağını bilmiyorum ama bir gün benim içinde çalacak sirenleri.

Biliyorum ki, son yolculuğuma onlarla çıkacağım;

Dedim ki;

Onları çok yazmışlığım çizmişliğim oldu

Hani varsa hakkımı şimdiden helal edeyim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234