banner262

Ülkemizde insanlar arasında en fazla konuşulan konulardan bir tanesi algı yönetimi olmaya başladı. Çünkü, bazı insanlar, kendisini öyle bir tanıtıp pazarlıyorlar ki sanırsınız ABD başkanı…

İnsanlar arasındaki ilişkilerde son yıllarda algı yönetimi ön plana çıkmaya başladı. Bu algı yönetimleriyle ilgili olarak geniş alanda kullanılan sistem ise sosyal medya ve eklentileri.

Özellikle internet ortamında insanlar kendilerinden daha fazla söz ettirebilme adına yapmadık iş bırakmıyorlar. Tabi, kendisini, bilen, iyi olan, çevresiyle iyi ilişkiler içinde olan ve gerçek hayatta ne ise sosyal medyada da aynı olan kişilere lafımız yok. Onlar, sosyal medyayı, başkalarını aldatma olarak değil de gerçekten haberleşme, bilgi alma, arkadaş edinme gibi düşüncelerle kullanıyorlar.

Günümüz iletişim teknolojilerinde aslında kimin ne olduğunu anlamak ve onların foyasını meydana çıkarmak artık çok kolay. Çünkü, bazı fotoğraflar dahil, insanların kim oldukları veya ne zaman nerede çekildiğine dair internet ortamında cevap bulunması mümkün uygulamalar var.

Bu uygulamalarla, insanların doğru söyleyip söylemediklerini anlayabiliriz.

Etrafımıza bakıyoruz. Yaşı 50’i geçmiş bir kadın, TV haberlerinde, kendisinden belki de 10 yaş küçük bir erkek tarafından aldatıldığını iddia ediyor. “Yandın Allah” nidalarıyla dertlerini anlatıyor. Başına gelen olayları anlatıyor.

Bir başka vukuat.

Yaşı çok küçük olan bir genç, kendisinden oldukça yaşlı bir kadının elindeki avucundaki paraları nasıl hiç ettiğini anlatıyor. Ne demiş büyüklerimiz davul bile dengi dengine çalar.

Bu olanların ve toplumdaki değişimin, belki de insanların tuzağa düşürülmesinin en büyük etkenleri de karşımıza algı yönetimi olarak çıkıyor.

Algı yönetimi daha eskiden siyasi amaçlı söylemler, insanların kendilerini politikada yüksek mertebelere tırmanabilme adına olduğundan çok daha farklı göstermesi ve olaylarla ilgili olarak çarptırılma adına yapılan kamuoyuna yanlış ve hatalı bilgilerin verilmesi olarak biliyorduk. Oysa ki, artık bu algı yönetimi, insanların sofralarına kadar gelmiş, buyur edilmiş de bizim haberimiz gerçekten geç olmuş.

Siyasetteki, algı yönetimleri, insanların yaptıkları açıklamalarla, ağızlarından çıkan kelimelerle, gerçekte uyguladıkları icraatları arasındaki farklara artık alıştık. Doğru ya, insanın ne söylediğine değil ne yaptığına bakılması gerektiğini artık yaşayarak, görerek anladık. İdrak ettik.

Şimdi ise, sosyal medyadaki avlananların tuzağına düşmemek için kendi kendimize önlemler almaya çabalıyoruz.

Bakın, sosyal medyadaki algı yönetimi ve tuzaklardan bir tanesi de geçtiğimiz hafta içinde sanki Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanlığı tarafından vatandaşlara uyarı amaçlı olarak açıklama yapıldığı izlenimi veren bazı paylaşımlar oldu.

İnsanlar, bir güzel devletimizin en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığının amblemini kullanmış. Sonra da “doğagazl, elektrik ve su fiyatlarına ödediğiniz TRT paylarını geri alabilirsiniz. Bu son günler. Hemen başvurunuzu yapın” diyerek bir link yayınlamışlar.

Bu linki tıkladığınızda, karşınıza sizin kişisel bilgileriniz, TC numaranız ve sözde paraların aktarılacağı iddia edilen banka hesap bilgileriniz isteniyor. Tabi, tuzağa düşüp linki tıklayanlar ve istenilen bilgileri dolduranlar, böylece bu sosyal medya algı yöntemini kullanıp, insanları dolandırmaya çalışanların tuzağına düşme tehlikesi ile karşı karşıya kalıyorlar.

Sonra da ayıkla pirincin taşlarını misali, başlarına gelen olaylardan dert yanıyorlar.

İşte böyle, sosyal medyanın insanlar arasındaki bazı ilişkilerde ortaya çıkan çirkin yüzü. Aslında, bu sosyal medya iyi kullanıldığında, eğitici, sosyal ilişkiler yönünden çok güzel ve insanların birbirleriyle haberleşmesinde gerçekten de çağın en iyi buluşlarından bir tanesi olarak önem arz ediyor.

Dünyanın neresinde olursanız olun, eğer internet erişiminiz varsa, iletişimde sıkıntı yaşamıyorsunuz. Bu şu demek oluyor, eskiden, benim yaşlarımda olanlar çok iyi hatırlarlar, Postaneyi arayıp, ilçeler dahil, şehirlerarası telefon görüşmesi yapmak için numara yazdırıp, saatlerce bekliyorduk. Sıra gelsin de aradığımız kişinin bir sesini duyalım. Ne yapıyormuş, hal hatırını soralım diye bekliyorduk.

Şimdi hiç de öyle değil. Bırakın bulunduğumuz şehirden ilçelerle irtibatı, ülke içinde telefon konuşması yapmayı, ülkeler arası, milletler arası görüntülü, canlı görüşmelere imza atıyoruz.

Teknolojik alanda belki küçük sayılabilecek bu görüşme, insanlık açısından gelinen noktada gerçekten çok önemli bir buluş.

Yaşadıkça önemini anlıyoruz. Bu teknolojik buluşlarında bir takım art niyetli, kötü niyetli kişilerin elinde oyuncak olup, insanların kandırılmasına yönelik kullanılmasına izin vermemeliyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254