31 Mart mahalli seçimler, ülkemizdeki siyasi erkin ve yapının değişimine yol açtı. Kim ne derse desin, İstanbul ve Ankara’nın mevcut iktidar tarafından kaybedilmesine yol açan bu seçim sonuçlarına göre, 2002 yılından bu yana tek başına hem yerel hem de genel iktidar olan AK Parti’nin, artık yerel muhalefeti öğrenme zamanının geldiğini ortaya çıkardı.

Bu durum, geçtiğimiz hafta sonu Ankara Kızılcahamam’da yapılan Belediye Başkanları ve teşkilat toplantısında belirgin bir şekilde parti yönetimlerine anlatıldı. Bizzat, genel başkan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, teşkilatlardaki sıkıntıları dile getirdi. Senelerdir AK Parti’nin muhalefet olduğu bölgelerde muhalefet görevini tam olarak yerine getirmediğinin kesin ve belirgin bir dille anlatıldığı toplantıda, AK Parti teşkilatlarında görünüp, başka partilerle iş birliği yaptıkları iddia edilen, konuşulan teşkilat mensuplarıyla da hesaplaşılacağını dillendirildi.

Peki, AK Parti merkezi yönetimi veya bir başka deyişle, parti teşkilatlarına yol ve yön veren kişilerin böylesine bir konuya dikkat çekmesinin ana sebepleri neler?

Asıl merak edilen konu bu.

Kulağımıza gelen bilgilere göre, Belediye Başkanları ve Partinin il yönetimleri, kadın ve gençlik kolları başkanlarına yönelik yapılan toplantıya, milletvekilleri davet edilmedi. Bunun nedeni de, seçim öncesinde ve sonrasında ortaya çıkan tabloda, yapılan incelemelere göre eksiklikleri görülenlerin birde teşkilat bazında değerlendirilmesi idi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Belediye yönetimleri, çalışmaları, kamu hizmetleri, parti yönetimi ile belediye arasındaki bağlar, belediye başkanlarının kanunlarda yazılı görevleri, belediye meclis üyelerinin ve il genel meclis üyelerinin görev ve yetkileri konusunda bilgiler verdi. Soylu, bunun yanı sıra, AK Parti’nin muhalefet görevinde bulunduğu pek çok belediyede, belediye meclis üyelerinin bir eksikliklerinden de söz etti.

Örnek; “Belediye başkanlığını kazanamamışız. Ama, meclis üyesi arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız, belediye meclislerinde gündem yaratacak önergeler verip, halktan gelen dertleri, şikayetleri, istekleri belediye meclislerinde dile getirip, anlatmak, meclis zabıtlarına yazdırmak yerine, susmayı tercih etmişler. Bir bakıyoruz, 5 yıl zaman geçmiş, AK Partili belediye meclis üyelerimiz bu süre içinde belediye meclislerine herhangi bir önerge vermemişler. Hayret edilecek bir şey. 5 yıl içinde hiçbir vatandaşımız bu meclis üyesi arkadaşlara dertlerini, isteklerini hiç mi anlatmadılar? Yada, vatandaşlarımız parti teşkilatlarımıza gelip, belediyenin eksik veya yetersiz hizmetleri konusunda hiç mi bilgi vermediler? Mahallesindeki yeşil alanlar, ticarethane yapılmış. İhaleye fesat karıştırılmasından tutun da pek çok konuda kanunlara aykırı iddialar, hizmetler bazen medyada yer almış, belediye meclis üyesi arkadaşlarımız, her ay düzenli yapılan meclis toplantılarında bu durumu gündeme getirip söz alıp, “ne yapıyorsunuz?” diye soru sormamışlar. “

Bu duruma göre, AK Parti’nin muhalefet görevini tam olarak yerine getirdiğinden söz etmek galiba mümkün değil.

Tabi, AK Parti genel merkezi hem mahalli seçimler öncesinde hazırlık aşamasında hem de mahalli seçimlerden sonra bu gibi durumların olduğu, yaşandığı ilçe, belde, illerdeki seçim sonuçlarına göre sebep-sonuç ilişkilerini incelemiş. Recep Tayyip Erdoğan’ın da toplantıda söz ettiği gibi, etrafında AK Partili gözüküp, AK Parti’nin iktidar gücünden faydalanıp, seçim sırasında başka partilere destek olan veya olunması yolunda çalışmalar yaptıkları belirlenen teşkilat mensupları varmış.

Evet, siyasi partilerde güç kazanmanın en önemli öğesi insan. Siyaset insanla yapılıyor. Siz, parti içindeki teşkilat mensuplarına sahip çıkıp, onları bir arada tutamazsınız, onların kendi aralarında kavga ve koltuk hırsı nedeniyle küsmelerine yol açabilecek uygulamalara imza atarsanız, sonuçlar tabi ki böyle olur. Küsen insanların bir başkasının başarı hanesine yazılacağını bildiği konularda neden yardımcı olması beklenir ki?

AK Parti bana göre, bugünlerde bu sıkıntıları yaşıyor. Seçim öncesinde de yaşadı. Fakat, yaşanılan bu sıkıntıların yüksek sesle dile getirilip, bizzat genel başkan tarafından teşkilatlara anlatılması ve duyurulması ise siyasetin geleceği açısından çok önemli bir mesajdır. AK Parti teşkilatları bu mesajı iyi okumalı, algılamalı, anlamalı. Çünkü, ipin ucu kaçmaya başladığında, o örgünün çözülmesini kimse engelleyemez. Her ne kadar İstanbul ve Ankara’da, ilçe bazlı Belediye Başkanlığı sayısına göre seçimlerin değerlendirildiğinde AK Parti’nin ve Cumhur İttifakının sayısal üstünlüğü söz konusu olsa da genel seçmen sayısına bakıldığında, seçimlerin kaybedilmiş olması ise nüfus ve sayısal üstünlük açısından bir kayıptır.

İşte bu yüzden, AK Parti teşkilatları artık muhalefeti iyi öğrenmeli. Belediye başkanlığı kaybedilen veya kazanılamayan bölgelerde ise merkezi hükümet destek ve hizmetleri ön plana çıkarılıp, yapılan bu hizmetler, halka, vatandaşlara, özellikle oy verme gücüne sahip seçmenlere çok iyi anlatılmalıdır. Tabi, aynı durum Cumhur ittifakı içinde yer alan MHP açısından da değerlendirilmelidir.

MHP, kazandığı belediyelerin yanı sıra kazanamadığı belediye bölgelerindeki meclis üyeleri aracılığıyla gerekli muhalefet görevini en iyi şekilde yerine getirmeli ve teşkilatların bu konularda birlik içinde olması sağlanmalıdır.

Ortaya çıkan sonuç; nasıl olsa 4 yıl daha seçim yok diye düşünülüp, başkanlık koltuklarında oturma zamanı değil, “biz neden kaybettik?” sorusuna cevap bulunup, eksikliklerin giderilmesi ve muhalefet görevinin zaman geçirilmeden yerine getirilmeye başlanması zamanı AK Parti teşkilatları acısından geldi de geçiyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234