Seyirci baskısıyla beraber Beşiktaş sağlı sollu ataklarla Bursaspor’un üstüne gelmeye çalıştı. Pozisyon almada başarılı olan Timsahlar ancak 11.dakikada kalesinde tehlike gördü. Harun’un mükemmel refleksi gole izin vermedi.

Beşiktaş Sosa ile organize olup hücum gücünü ele almak istedi. Direnç gösteren Bursaspor, zaman zaman bunlara fırsat vermedi. Ta ki 21.dakikada Gomez’in golüne kadar. 28’de Batalla ile başlayan atak çabuk oynamanın karşılığında Traore ile gelen beraberlik golü Bursaspor’un oyunda kaldığının göstergesiydi.

Beşiktaş’ın orta alanda pas yapma isteğine Bursaspor’un karşılık vermesiyle siyah beyazlılar gerekli baskıyı kuramadılar. Yeri ve zamanında akıllı mücadele edersen zorluklar yaşamazsın!!! Buna takım oyununu da ortaya koyarsan kaybetmek zorlaşır.

Bursaspor’un hücum bölgesinde çok görünmemesinin sebebi rakibinin pas yüzedesinin fazla olmasına bağlıdır. Bursaspor’da tedbirli oynamak zorunda kaldı.

İlk yarının sonunda Harun’dan mükemmel kurtarış izledik. İlk 45 dakikada Bursaspor istediğini almıştı.

Yeşil beyazlılar, aynı şekilde akıllı ve dikkatli oyununu ikinci yarının 20-25 dakikasında gösteremedi. O ikinci yarıyla birlikte ev sahibi ekip baskılı oyununu devam ettirdi. Oyun temposunun yüksek olması seyre değer görüntü verdi.

Deniz’in direkten dönen şutu bizim açımızdan şanssızlıktı. 52’de yediğimiz gol rakibini bir anda kontrolden kaçırmanın faturasıydı. Takım savunması maalesef çok basit görüntü verdi. Bu golden 3 dakika sonra gelen 3.gol Bursaspor’un zor durumda kalmasına neden oldu.

Penaltı pozisyonuna gelirsek, bu penaltıyı resmen hakem uydurdu diyebiliriz!!!

Bursaspor, zaman zaman hücumda çoğalmakta sıkıntılar yaşadı. Futbol takımında çabuk oyuncular her zaman için takımlarına büyük katkı sağlarlar. Beşiktaş bu konuda Bursaspor’dan sayısal olarak üstündü. Bu da onlara maçın her bölümünde olumlu olarak yansıdı. Stoch’un attığı 2.golümüz bizler için umut ışığı oldu. Geride epey bir zaman vardı.

Pozisyon gereği o kadar basit fauller yapılıyor ki, takım ritmini yakalamışken tam ters pozisyonlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bunun karşılığında kalemizde tehlikeler yaşadık.

İkinci yarının ilk 20 dakikalık bölümünde artık buna ne derseniz deyin, konsantrasyon bozukluğu mu seyirci baskı mı bir anda oyundan koptuk. Bu bölümde Beşiktaş’ın o iki golü de yenilecek goller değildi.

Tabiki stadı yeni açılan takım her şeyiyle motivasyonunu üst düzeyde tutabiliyor. O 20 dakikalık bölümü çıkardığımız tamam maçın seyri tamamen değişirdi. Takım olma adına çabuk atletik yapıya sahip oyuncu sayımızı arttırmak gerekir. Bursaspor’un 2 ve ya 3 çabuk oyuncusu olsaydı skor tam tersi olabilirdi.

Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok! Maçın sonunda terbiyesiz ve densiz bir oyuncu oyun alanını resmen katliam alanına çevirdi. Beşiktaş futbol takımı bu tür oyuncuları barındırmamalı.

Çok küçük bir hatırlatma yapacağım: Galatasaraylı Melo, bir kupa töreni sırasında Futbol Federasyonu Başkanı Sn.Yıldırım Demirören elini uzatmışken geri çevirmesi, bunun akabinde bir ceza almaması bu densiz ve ahlaksız futbolculara prim tanınmasının en önemli örneğidir. Fazla tavizler büyük tavizleri doğurur.

Yazık olmadı mı !!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.