banner264

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok partili sisteme geçtiğimiz 1946 yılından günümüze belki de en çok konuşulan lider Adnan Menderes'tir. Yine Cumhuriyet tarihinde düzmece mahkemelerle suçlu bulunup idam edilen tek başbakandır. Tarihi belgelere göre Yassıada 4’üncü yüzyıldan itibaren sürgün yeri olarak kullanıldı. Zaman içinde üzerinde kilise ve bir manastır inşa edildi. Bir kaç sahip değiştiren ada 1947 yılında Deniz Kuvvetleri tarafından satın alındı. 1952 yılında eğitim hizmetlerine açıldı. 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra burada kurulan mahkemede Demokrat Partililer yargılandı. 1993 yılında İstanbul Su ürünleri Fakültesi enstitüsünü adaya taşıdı. Fakülte adayı 1995 yılında terk etti. O tarihten inşaat başlayana kadar Yassıada terk edilmiş olarak kalmıştı. Geçtiğimiz  27 mayıs günü Yassıada Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yanında kalabalık bir heyetle ziyaret edildi. Oysa ada ya davet edilmesi gereken Demokrat parti genel başkanı ve Afyon milletvekili Gültekin Uysal ve yine Demokrat parti eski Genel başkanı ve Menderes davalarında stajyer avukat olarak hizmet eden Hüsamettin Cindoruk'ta olmalıydı.

MENDERES VE YASAK AŞK

Yassıada mahkemesinde,Ayakta sorulanlara cevap veren Ayhan Aydan, Adnan Menderes ile birlikteliğini şöyle anlattı: Arkadaşlık fazla ilerleyince...“-Tiyatronun galasında, o dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve eşi, sayın Adnan Menderes ile eşinin tebriklerinde tanıştık. Kendisini çok sevmiştim, arkadaşlığımız ilerledi... Aşık olmuştum ve bir çocuğumuzun olmasını da istemiştim ama, kendisinin evli ve üç çocuklu olması nedeniyle bu isteklerime sıcak bakmamıştı.”Bu sırada Yassıada Mahkemesi Baş Savcısı Altay Egesel, Mahkeme Başkanından izin isteyerek, sarı zarf içinden bir iç çamaşırı çıkararak, adeta foto muhabirlerine poz vererek şu soruyu sormuştu; “-Bu donu, Başbakan’ın makamındaki kasadan çıkardık, sizin mi?.”Ayhan Aydan,: “-Ben Devlet Tiyatrosu artistiyim, bu tür külotları giymem. Benimkilerin kenarlarında fırfırı var, yani dantellidir!.”Salim Başol tanığın ifadesini yeterli bulmuştu.

Menderes ile adı geçen Suzan Sözen’in romanları su gibi satmaya başlar. Ancak hiçbir romanında Adnan Menderes ile ilgili tek kelime geçmez.. 27 Mayıs Darbesi olunca Ferit Sözen ile Suzan Sözen de sorgulandılar. Hiçbir suç unsuruna rastlanmadı. Adnan Menderes’in, evlerine gelişi için de hiç kimse ne şikâyetçi oldu, ne de sözünü etti.

Kaynak Yeniçağ: Adnan Menderes Ayhan Aydan Suzan Sözen aşk üçgeni.

ERTUĞRULMAT; DARBE HAKİMLERİ 1961 ANAYASASI ÖZGÜRLÜĞE ADIMMIŞ, ANAYASA MAHKEMESİNİ KURMUŞ.

Tabii ki Anayasa Mahkemesi' nin kurulması çok güzel. Ama oraya Yassıada hâkimlerini tayin ederseniz,Yassıadadaki o mahkemeyi Ankara 'ya taşımış olursunuz. Anayasa Mahkemesi, Yassıada'dan transferlerin tabii ömürlerini tamalaması ile biraz özlenen formata döndü. Sonra da dostum Yekta Güngör zamanında da , daha hukuki zeminde fakat sağ iktidarları engelleme temayülündeydi.

Yekta bey Barolar Birliği kontenjanında seçilmişti ve Bülent Ecevit' ın avukatıydı.

Dünkü yazısında bile 27,Mayıs' ı " ..demokrasiye geçiş sürecinin adımıydı." Diye bitiriyor.

Ahmet Nejdet Sezer zamanında Türkiye Barolar Birliği Başkanı rahmetli Özdemir Bozok da, Anayasa Mahkemesi üyeliğine tayin edildi.

Özdemir bey, "uzun yıllar evvel istifa etmeme rağmen kısa bir süreliğine CHP üyeligim var; bu üye olarak kullandığım oyları tartışılır hale getirir." Diye affını istedi ve kabul etmedi.

Size izin verirseniz "Demokrasi yolunda karınca misâli Cilt 1 "adlı kitabımdan alıntı yaparak o mahkemeyi anlatayım:

Menderes’i Asan 27 Mayısçı Hakimler Sürekli Terfi Etti

27 Mayıs 1960 darbesiyle demokrasinin üzerinde asker ve yargı vesayeti oluşturulurken yargıda ideolojik yapılanmanın da temelleri atıldı.1960 darbesinin ilk 7 ayı içinde daha anayasa yapılmadan Yargıtay üyelerinin dörtte biri, Danıştay üyelerinin yarısından fazlası, ilk derece mahkeme Hâkim ve Savcılarının da altıda biri olmak üzere 614 yargı mensubu re’sen emekliye sevk edildi. Emekli edilenlerin yerlerine darbe rejiminin onayladığı isimler atanırken daha sonra Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hâkimler Kurulu oluşturuldu.

Dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve iki bakan arkadaşının idamına karar veren Yassıada Mahkemesi’nde Hâkim, Savcı ve soruşturma kurulu üyesi olarak görev yapan yargı mensuplarının neredeyse tamamı, daha sonra ödül olarak yüksek yargıda terfi ettirildi. Merhum Menderes’i astıran Yassıada Mahkemesi’nde görev alan hâkim ve savcıların arasından 3 Anayasa Mahkemesi başkanı, 2 Yüksek Hâkimler Kurulu başkanı, 2 Yargıtay başkanı ile YSK başkanı, Danıştay başkanı ve Danıştay başsavcısı çıktı.

27 Mayıs 1960 darbesinden sonra da yüksek yargı organlarına seçilecek üyeler darbe döneminde yapılandırılan ve asker kökenli Cumhurbaşkanlarının atadığı Yüksek Hâkimler Kurulu tarafından belirlendi. Bu nedenle 27 Mayıs ideolojisi özellikle yüksek yargı organlarında hiç bozulmadan devam etti. 1961 yılında kurulan Anayasa Mahkemesi’nin ilk heyetindeki 15 asıl üyeden 4’ü Yassıada Mahkemesi’nde görev alanlar arasından, 5’i darbecilerin oluşturduğu Kurucu Meclis üyeleri arasından seçildi. Heyette ayrıca eski bir CHP’li milletvekili ve CHP hükümetleri döneminde uzun süre görev yapmış bir bürokrat vardı. Askeri Hâkim Necdet Darıcıoğlu, 27 Mayıs darbesinden sonra Yassıada Yüksek Soruşturma Kurulu üyeliğine ve Yüksek Adalet Divanı başsavcı yardımcılığına getirildi.,daha sonra Askeri Yargıtay üyesi ve 1977’de Anayasa Mahkemesi üyesi seçildi. Yassıada Mahkemesi’nde etkili görevlerde bulunan Darıcıoğlu, darbeden 30 yıl geçmesine rağmen mahkeme üyelerinin oylarıyla 1990’da Anayasa Mahkemesi başkanı seçildi. 1960 darbesi sırasında Yargıtay 2. Ceza Dairesi üyesi olan Cevdet Menteş, darbeden sonra Milli Birlik Komitesi tarafından Yassıada Mahkemesi Yüksek Soruşturma Kurulu üyeliğine getirildi. Yargıtay üyelerince 1972-1980 arası iki dönem Yargıtay başkanlığına seçilen Menteş, 12 Eylül darbe yönetimi sonrası Adalet Bakanlığı’na getirildi “

 Kaynak Ertuğrul Mat Adalet partisi Bursa Milletvekili Avukat/Gazeteci

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254