Sürekli dile getiriyoruz; STK’ların, Derneklerin üzerindeki yük görünmese de, ölçülmese de çok fazla.

Hele yukarıda işaret ettiğimiz kurumlarda görev alan başkanların ve yöneticilerin sorumluluğu, günümüzün geçerli akçesi altın ve paradan daha önemli.

Yani para ve altın kaybedilebilir, kaybolabilir,  alınan borç yükünün çöküntüsüyle karşılaşılabilir ama sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri asla aldıkları görevleri savsaklayamaz, bana ne diyerek taca çıkamaz.

Yol gösteren, uyaran, teşvik eden, burası çıkmaz sokak diyebilendir bu kurumlar. Bir taraftan da, yanlıştan döndüren, sonuç alıcı işlere imza atarlar. Atmaları da lazım!

***

Bizim şehrimiz renkleri, dilleri az da olsa farklı dinlere mensup insanları barındırıyor.

Durum böyle olunca da, onlarca Dernek ve STK, Bursa’mızda faaliyet gösteriyor.

Kimi yöneticiler çay içip tavla oynamak için, kimileri de evde hanımın dırdırından bıkarak bir derneğe, kulübe gidelim de kafayı biraz dağıtır, evdeki ablukadan kurtulmuş olurum diyenlere rastlıyoruz.

Bunların içinde bazıları da var ki; kültürümüze, sanatımıza, sosyal hayatımıza renk katıyor, katkı koyuyor.

Geçenlerde şehrimizde faaliyet gösteren Adıyamanlılar Derneği’nin geleneksel hale gelen kültür buluşmasına katıldık.

Urfalı kardeşlerimiz gücenmesin ama çiğ köftenin anavatanının çocuklarına konuk olduk.             Aslında şöyle de diyebiliriz; hürmeti, samimiyeti ve muhabbeti parça- parça, nakış- nakış kalplere işleyen Adıyamanlı dostların,  her ayın ilk cuması toplandıkları, yıllardır devam eden kültür gecesine katıldık.

Adıyamanlılar derneğinin başkanı eskimeyen ve kadim dost İdris Berkcan ve yönetim kurulundaki arkadaşlarını kutlamak gerekiyor.

Düşünsenize; dernek binasında her ay fikir adamları, sanatçılar, gazeteciler, şairler, yazarlar gelip sohbet ediyorlar, gündemi belirliyorlar.

Günün anlam ve önemine dair yapılan konuşmaların ardında, mülahazalarda bulunuluyor.

Misafir olarak geldiğimiz Adıyamanlılar derneğinin bu ayki konuğu, vekil kimliğinden çok şair duruşuyla bilinen, sevilen, tanınan şehrimizin evladı AK Parti eski milletvekili Faruk Anbarcıoğlu; acıların, kederlerin ve ilklerin yaşandığı Çanakkale’yi farklı bir pencereden bakarak bizlere anlattı.

“Ortalıkta samimiyet dolaştığında yardım edenin, yardımcı olanın çok olur” derdi meslektaşım gazeteci yazar İbrahim Tenekeci.

Yenilenler, içilenler, ikram edilenler bir gün gelir unutulur ama şehrin kültürüne, sanatına, sosyal yaşantısına katkı koyanlar; bilgiyi, ilmi sunanlar asla unutulmaz. Çünkü ilmin kapısı aralanınca, zihnin de kapısı aralanıyor.

Burada gördüklerim,  zihinlere güzel şeylerin aktarılmasıydı.

İnanın böyle faaliyetler, böyle bir mekânda yapılınca, toprağın suya duyduğu özlem nasılsa, günler çabuk geçsin de bir dahaki ay çabucacık gelsin diyor Adıyaman Derneğinin kültür akşamlarının müdavimleri.

Dolayısıyla…

Adıyamanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İdris Berkcan ve ekibi çok doğru bir adım atarak Bursa’ya katkı koyduklarını düşünüyorum. 

***

Yazıyı şu sözlerle bitirelim…

“Yorulunca, üşüyünce, moraliniz bozuksa sırtınızı Anadolu’ya yaslayın” der şair.

İşte Adıyamanlılar, böyle insanlardır. Çok eskilerden tanır, bilirim; hem Bursa’da doyanlarını,  aynı zamanda Adıyaman’da doğanlarını.

Unutmadan bizlere, yani meslek büyüklerim Meydan Gazetesi’nde Boybeyi Çelik ve Hayat Gazetesi’nden Ruhi Berber’le birlikte samimiyetin şifrelerini gösteren Ramazan Alp’e de şükranlarımızı sunuyoruz.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.