Önceki yazımda “Bir şirket için AR-GE ne kadar önemliyse, devlet için de düşünce kuruluşu aynı derecede önemlidir” demiştim. Çünkü düşünce kuruluşları devlet politikaları için bir nevi AR-GE kurumlarıdır. Bu siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim veya benzer konular olabilir devlet için düşünür, planlar ve uygulama alanı yaratır.

Artan belirsizlikler, korkular ve yanıltıcı bilgi ve veriler bağlamında düşünce kuruluşları doğru, objektif bilgi ve analiz sağlamanın anahtarıdır. Ayrıca, iş dünyasını, sivil toplumu ve siyasi liderleri birbirine bağlamaları ve küresel çatışmalardan ekonomik krize kadar önemli konular için yeni ve uygulanabilir politika seçenekleri önermeleri açısından hayati önem taşırlar.

Düşünce kuruluşları bir devlet için dünya siyasetinde sürekli öne geçmesi anlamına gelir. İşte bu noktada Amerika’yı dünyanın süper gücü yapan en önemli faktör düşünce kuruluşlarıdır. Amerika’yı bir şirket mantığıyla diğer devletler arasında en iyi noktaya getiren bir nevi strateji merkezleridir. Bu düşünce kuruluşları aylık yıllık raporlar, projeler sunar ve ABD için, en iyi seçenekleri ortaya çıkarıyorlar. Think tank olarak adlandırılan bu kuruluşlar siyasi yelpazenin her kesiminden görüşleri temsil ediyor.

Sosyal sorunlar, ekonomi ya da savunma gibi konularda yoğunlaşan düşünce kuruluşlarının tümü siyaset ve yönetim konularında farklı fikirler sunuyor. Bu düşünce kuruluşları, eski yönetimlerden nüfuzlu isimleri de bünyelerinde barındırıyor.

Bu kuruluşlarının kökeni 1840'ların sonlarında, West Point profesörü Dennis Hart Mahan, savaş sanatını inceleyen ve tartışan gelişmiş subay ve öğrencilerin resmi olmayan bir toplantısı olan Napolyon Kulübü'ne kadar dayanıyor. 1872'de William James ve Charles Sanders Peirce, görüşleri Amerikan pragmatizmasının temelini oluşturan Metafizik Kulübü'nü örgütlemesiyle bu kuruluşların sayısı artmaya başladı.

Andrew Carnegie, Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'nı kurduğunda, modern düşünce kuruluşları köklerini 1910'a kadar izledi. Emekli sanayici, bağımsız araştırmaların finansmanı da dahil olmak üzere küresel zorluklarla başa çıkmak için mütevelli heyetlerine tedbir ve politikayla ilgili en geniş takdir hakkını verdi.

Altı yıl sonra, Brookings Enstitüsü, federal hükümetin sorularını yanıtlama misyonuyla kuruldu. Birinci Dünya Savaşı'nın bitimiyle, 150'den fazla akademisyen çalışma grubu, Beyaz Saray'ın savaş sonrası barış konferansına hazırlanmasına yardımcı olmak amacıyla araştırmalar hazırladı. Bu çaba daha sonra, günümüzde de Amerikan dış siyasetinin şekillenmesinde en etkili düşünce kuruluşu olan Dış İlişkiler Konseyi'ne (CFR) dönüşmüştür.

Öte yandan ‘Düşünce deposu’ olarak da ifade edilen kurumlar, 1948'de kurulan ama 1950’lerin sonuna kadar popüler olmayan bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir şirket olan RAND ile devam etti. Fakat RAND, federal olarak finanse edilen iki düzineden fazla araştırma ve geliştirme merkezinden sadece biriydi, Soğuk Savaş döneminde hükümet tarafından finanse edilen araştırmaların patlamanın büyümesinin bir parçasıydı.

İşte Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasette, ekonomide, sağlıkta, güvenlikte, bilimde, diğer dünya ülkelerinden daha iyi olmasında düşünce kuruluşlarının etkisi ve katkısı muazzam derecede çok… Eğer batıdan ders çıkarmamız gereken bir yönü olacaksa bu yönünden çıkarmamız lazım.

Ülke olarak bu konuda iyi olduğumuz maalesef söylenemez. Hakkıyla çalışan birkaç düşünce kurumumuz dışında bu kurumlara yeterince alan yaratamıyoruz. Bu kurumlarında faaliyetleri de ya çok fazla görülmüyor ya da önem verilmiyor. Bizim toplumun faklı kesimlerinden insanları bir araya getirip ülke meseleleri bağlamında gerek ulusal, gerekse uluslararası meselleler için fikir üretmelerinin önünü açmamız ve konuda hızlı adım atmamız çok önemli. Her şeyden önce üretilecek fikirlere devlet nezdinde destek verdiğimizi ve önemsediğimizi göstermememiz atılması gereken ilk adımdır.

Fikirlerin pazarını en önemli kılan şey, fikirlerin rekabetidir. En kötü fikir, bir fikir önerisini kapatmak veya yok saymak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Herkül 2 yıl önce

Çok doğru bir analiz başatılarınızın devamını diliyorum

banner234

banner246