Öncelikle hepimize geçmiş olsun. Geçen hafta bugün, gün içerisinde başlayan ve akşam saatlerinde doruk noktasına ulaşıp 16 Temmuz Cumartesi gününün ilk saatlerinden itibaren püskürtülmeye başlanan bu darbe girişimi eğer başarılı olsaydı, bu milletin en az gelecek 100 yılına ipotek koyulacaktı.

Böyle darbe olur mu?
Aslında bu vatana ihanet hareketi şekil itibariyle darbe gibi görünse de gerçekte çok daha ötesiydi. Bu, tüm kurumlarıyla Türkiye'nin ele geçirilmesi ve imhası hareketiydi. Darbe, bir ülkede iktidarı ele geçirmek için yapılır ve hedefi de bellidir. 15 Temmuz akşamı sadece siyasete karşı bir darbe girişimi yapılmadı. Başta Cumhurbaşkanı ve kabine olmak üzere siyasete, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, ülkenin stratejik kuruluşlarına karşı bir ele geçirme girişiminde bulunuldu. Ele geçirmek istediğiniz bir yer varsa orayı imha etmezsiniz çünkü ele geçirdiğinizde yönetilecek bir yerin kalması lazım.

Ülkemizde direkt hayatı durdurmayı, sistemi kilitlemeyi, ekonomiyi çökertmeyi ve nihai amaç olarak da, kargaşa, kaos ve iç savaşı hedefleyen bir girişimdi bu. O yüzden bu kadar gözü dönmüşçesine hareket edildi.

Darbenin ceza hukukundaki karşılığı vatana ihanetse, bunun karşılığı çarpı iki olarak değerlendirilmelidir.

Darbeyi kim yaptı?
Aslında bu darbeyi, FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü), PDY (Paralel Devlet Yapılanması) veya PİÇ (Paralel İhanet Çetesi) olarak adlandırılan örgüt yapmadı. Bu örgüt her zaman olduğu gibi maşa olarak kullanıldı. Darbenin arkasındaki asıl güç her zaman olduğu gibi Amerika'ydı lakin bu kez Sam Amca'nın 'bizim çocukları' başaramadı.
Benim analizime göre ABD bu işte sadece FETÖ'nün şeytana adanmış ruhlu elemanlarını kullanmadı. NATO'ya, daha doğrusu NATO içerisindeki gladyoya yakın olan askerleri de kullandı. Zaten bu iki gücü de ABD'den başkası bir araya getiremezdi. Gören gözler için bu işte ABD'nin imzası çok açık ortada. İncirlik unsurları, o gün ABD'den gelen ilk açıklamalar (Mısır'da Mursi devrildiğinde yaptıkları açıklamalarla aynıydı) gibi çok sayıda gerçek ortada duruyor.

ABD bu kez yakalandı (tabi çok güçlü olduğu için hesap sorulamayacak) ve panik halinde ama yine de FETÖ lideri hoca kılıklı caniyi Türkiye'ye vermeyecek. Ya el altından başka bir ülkeye kaçmasını sağlayacak ya da kalp krizi, yüksek tansiyon gibi bir rahatsızlıkla ölmesini sağlayacak. ABD Gülen'i Türkiye'ye verme riskine kesinlikle girmez çünkü o ödlek şarlatanın hemen ötüp CIA bağlantılarını bülbül gibi şakıyacağını çok iyi bilir.

Yapılması gerekenler
OHAL'in ilanıyla başlayan çalışmalar hızla tamamlanmalı ve devletin tüm kurumlarının yanı sıra ticari hayattan da bu hastalıklı yapının mensupları temizlenmeli.
Bu işte ihmali, zaafı, gevşekliği olan tüm askeri, istihbarat ve güvenlik yetkilileri değiştirilmeli. Vatansever asker, polis ve savcılar başta olmak üzere FETÖ'nün mağdur edip geleceğini çaldığı insanlar tekrar göreve getirilmeli.

Bu arada, darbe gecesi işler netleşmeye başlayıp tehlikenin savuşturulacağı anlaşıldıktan sonra ortaya çıkıp konuşanları da not ettik. Şimdi kimse kıvırmasın. Siyasette de, askerin içinde de çok sayıda isim baştan 'bekle gör' politikası izledi. Devletin bunu da çok iyi analiz etmesi lazım.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161