1992 Yılında başlamış olduğum siyasi hayatımda binlerce insanla tanıştım, kimi iz bırakır, kimi zamanla unutulur, iz bırakanların sizde mutlaka hatıraları olacaktır mutlaka. Şair yönümüz de olduğu için bazı olaylara şiirsel de baktığımız olmuştur, bazen de köşemizde bu kişi ve olayları anlattığımız olmuştur ve bundan sonra da mutlaka olacaktır. Yazı konuğumuz Demokrat partinin Bursa da yaşayan en yaşlı üyesi Ahmet Reis'i anlatacağız Kendisi 1930 doğumlu yine aynı yaşta olan Adalet Partisi Bursa milletvekili Hüseyin Suat Sungur var ardından Mustafakemalpaşa'lı Nizamettin Şenkoyuncu 1932 doğumlu ve Yine Adalet partisi Bursa milletvekili Ertuğrul Mat 1934 doğumlu Allah cümlesine sağlıklı ve uzun ömürler nasip etsin.

Ahmet Reis'in hasta olduğunu duydum hastaneden çıkmıştı ve evinde arkadaşımız Rıfat Haliç ile birlikte ziyaretine gittik, daha önce telefon etmiştim çok duygulanmıştı, sanırım aramamı beklemiyordu birazda kendisine kırgın olabileceğimi düşünmüştü, Oysa Ahmet Reis'in hayatını bildiğim için benim dünyam da yeri hep ayrı olmuştu. İlk ilçe başkanı olduğumda Ahmet Reis o zaman 65 yıllık partiliydi ve o güne kadar kimse kendisine bu gözle bakmamış onore etmemişti. Emek verenlere saygılı biri olarak Ahmet Reis için bir gece düzenleyip kendisine ilk kez plaket veren ilçe başkanı ve yönetim olmuştuk, bu olay Demokrat partinin ülke genelinde tüm teşkilatlarında büyük ses getirmişti. Gece de ise Ahmet Reis duygulanıp ağlamıştı ve bana sarılarak ''İsmet başkan senden bir isteğim var bu sana vasiyetimdir'' deyince Buyur diyerek devamını bekledim ''Başkan ben ölürsem bu kalabalığı cenazeme de getir'' deyince bende duygulandım haliyle ve gözlerim doldu, ''Ahmet Reis neden öyle diyorsun? kimin kimden önce öleceğini Allah bilir belki ben senden önce ölürüm'' dedim ve tekrar bana sarıldı. Ahmet Reis'i ziyarete gittiğimde Mevcut il başkanına kırıldığını ve vefasızlık yaptığını sert bir dille anlattı, ''bırakın hastaneye gelmeyi bir telefon bile etmedi, bundan sonrada ne arasınlar ne sorsunlar'' diyerek serzenişte bulundu ve bizzat bana ''İsmet başkan sana yanlış yaptık bizi affet''diye ısrarla bir kaç kez söyleyince ''Ahmet Reis kalbini ferah tut ben seni sever sayarım sana hiç bir zaman kırgınlığım olmadı, kırgın olduğum kişiler var ama bu sen değilsin'' diyerek gönlünü aldık ve söylediklerim samimi düşüncelerimdi

AHMET REİS

1930 Yılında Bulgaristan’da doğdu. 14 yaşındayken Almanya 1944 yılında ikinci dünya savaşında Bulgaristan'a girince Yunanistan'a gitti ve iki yıl orada mülteci kamplarında çileli bir hayat yaşadı. Ardından Türkiye'ye geçti ve Edirne'de dedesini bulup Türkiye'de kalma şansını yakaladı. Bir müddet sonra vatandaşlık alınca Bursa'ya geldi. Yeni kurulmuş olan Demokrat Parti’ye çocuk yaşta katıldı. Celal Bayar, Adnan Menderes, Sadettin Karacabey ile fotoğrafları günümüze kadar geldi. Karıştığı bir kavga sebebiyle genç yaşta cezaevine düştü. Cezasını bugün Adliye binası olarak hizmet veren Uluyol’daki cezaevinde çekti, cezaevi arkadaşlarından biri ise Nazım Hikmet'ti. Bu konuyu kendisine sorduğumda “Nazım Hikmet çok iyi bir insandı, yanına gider ondan nasihatlar alırdık, yazık oldu Nazım Hikmet'e” derdi.

27 Mayıs 1960 darbesi olduğunda Ahmet Reis 30 yaşındaydı. Bu kez bir ihbar ve iftira sonucu gözaltına alındı. Işıklar Askeri lisesinde demir parmaklıklar arkasındaydı bu kez koğuş arkadaşı İhsan Sabri Çağlayangil'di. Askeri öğrenciler İhsan Sabri Çağlayangil'e hakaret ve küfür edince İhsan Sabri Çağlayangil, Ahmet Reis'e dönerek “bak bu kopiller bize şimdi küfür ediyor, ama unutma bir gün gelecek bunlar bize selam duracak unutma bu lafımı     diyor, Ahmet Reis ise bozuk bir moral ve çaresizliğin getirdiği kızgınlıkla “rüyamı görüyorsun” der.! Fakat İhsan Sabri Çağlayangil haklı çıkar Demokrat Parti’den sonra kurulan Adalet Partisi iktidarında Dışişleri Bakanı olarak küfür eden kopillere selam verdirir.

Zaman geçer ve Ahmet Reis belediyede işe başlayacaktır. Ancak ilkokul diploması dahi yoktur. Çaresizlik içindeyken aklına İhsan Sabri Çağlayangil gelir ve Ankara'ya gider. Bakan Çağlayangil'in yanına gelir o an abdest almakta olan Çağlayangil'in hizmetlisi havluyu Ahmet Reise verir ve derdini anlat der. Ardından havluyu uzatan Ahmet Reis, Çağlayangil'e kendini tanıtır “hatırladım” der ve derdini sorar. Konuyu dinler ve bir mektup yazar “bunu Tophane sanat okulu müdürüne götür gereken yapılır” der ve Ahmet Reis oradan diplomayı alıp işe başlar.

Kısaca 89 yaşındaki ve 73 yıllık Demokrat partili Ahmet Reis'i özetledik anlatılacak çok şey var ama yerimiz bu kadar. Ahmet Reis'e sağlıklı ve çok daha uzun ömürler diliyoruz. Her şey gönlünce olsun Reis...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246