Şiroka Laka isimli küçük kasaba, Bulgaristan kırsalının tarihi mirasını halen canlı bir biçimde yaşatıyor.

Pamporovo'ya 15 kilometre uzaklıkta, dağların arasında vadiler boyunca kıvrılarak inen yollar sizi bu küçük kasabaya götürüyor.

Vadiye inip akarsu boyunca kıvrım kıvrım uzanan bu yollarda, yüksek rakımlı kayak merkezi ve çevresine nazaran bitki örtüsünün değiştiğini görüyorsunuz.

Küçük hediyelik eşya dükkanları, tepelere uzanan eski evler, ortasından geçtiği bu kasabaya adını veren akarsu, Bulgar gençlerin son dönemlerde ilgisini çekiyor.

Öğrendiğimize göre Bulgar gençler, tarihi mirasları ve geçmişlerine karşı büyük bir tutku besliyor.

Ondandır ki ülkelerinin geçmişine dair izler ortaya koyan bir mimari yapı, bir 'türkü' ya da herhangi bir şey, gençlerde ciddi heyecan yaratıyor.

Bunun ispatını da akşamki programda, ülkeye özgü kıyafetler giyen müzisyenlerin çaldığı tulumlar eşliğinde söylenen eski bir Bulgar türküsü sırasında gördük.

Ortamdaki gençler o an yaşadıkları duygu yoğunluğunu, hep bir ağızdan 'Bılgari!' diye bağırarak boşaltıyor...

***

Şiroka Laka'daki kısa ziyaretin ardından Pamporova'ya dönüp, soluğu Perelik Otel'de düzenlenen kayak sezonunun açılış  kokteylinde aldık.

Aldığımız duyuma göre, bölgenin en iyi otellerine ve kayak pistlerinin önemli bir bölümüne sahip olan iş kadını hanımefendi de katılımcılar arasında. Ama Pamporovo'da bulunan yabancı basın olarak kendisiyle tanışma imkanını maalesef yakalayamadık...

Programda Bal-Göç eski başkanı ve Bursa Milletvekili Yüksel Özkan, Türkiye'yi temsil ediyordu.

Bursa dururken Pamporovo'yu methetmeyi tercih etmedi ama gazeteci dostlarla yerel seçimlere dair değerlendirmelerde bulunmayı da ihmal etmedi...

Geçirdiğimiz zaman zarfında, siyaset ve ülke gündemine dair konularda kendisinden bilgiler alma imkanı bulduk...

***

ÜLKELER ARASI FARKLILIKLAR

Pamporovo içinde bir noktadan diğerine gitmek için taksi kullanacaksanız, binmeden önce ücreti sorun. Çünkü ücretler farklılık gösterebiliyor.

Öğlen 10 levaya geldiğiniz mesafede, akşam 'standart 20 leva' gibi bir uygulamayla karşılaşabiliyorsunuz.

Diğer yandan otellerin yıldızlandırma kriterleri, ülkelere göre farklılıklar gösterebiliyor.

Türkiye, çevresine oranla yüksek bir standarda sahip ve Bulgaristan'daki 5 yıldızlı bir otel, Türkiye'yle kıyaslandığında daha farklı bir çıta ortaya çıkabiliyor.

***

Sözün özü Pamporovo beyaz bir cennet.

Hemen tepemizdeki Uludağ gibi ihmal edilmemiş.

Yapmak isteyince yapılıyormuş ve komşu bunu başarmış...

En başta fiyat, sonra kalite, ardından doğaya ve insana saygı...

Aradıklarınız bunlarsa, hiç vakit kaybetmeden rotanızı Pamporovo'ya çevirin.

***

AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ

Şimdiki adı Plovdiv...

Rivayete göre, Bulgaristan'ın başkenti Sofya olunca iki şehir arasında gizli bir çekişme baş göstermiş. Başkent olmanın rüzgarıyla Sofya çok daha hızlı bir büyüme ve gelişim içerisine girerken, Filibe bir adım daha geride kalmış.

Şimdi Filibe ülkenin, Sofya'dan sonraki ikinci büyük şehri.

2019 yılına ise 'Avrupa Kültür Başkenti' olarak giriyor.

Şehirdeki nüfusun yoğunluğunu Bulgarlar oluşturmasına rağmen Müslüman Pomaklar, Yörük kökenli Türkler ve Romanlar etnik dokuyu birlikte ortaya koyuyor.

Tıpkı kardeş şehri İstanbul gibi, Filibe de 7 tepe üzerine kurulmuş.

Eski şehrin kurulduğu tepedeki kaleden baktığınızda, bu tepelerin çoğunu panoramik olarak seyredebiliyorsunuz.

Hemen karşınızda, üzerine Rus askeri Alyoşa'nın devasa heykelinin oturtulduğu tepe, en dikkat çekeni.

Osmanlı'nın eski Filibe'sine dönük; sanki oraya doğru yürüyor...

Eski şehirdeki Mevlevihane, mistik bir restorana dönüştürülmüş.

Dar sokaklar ve parke taşları hala 'Osmanlı' havasını yansıtıyor ama şehrin yeni merkezi, Hüdavendigar Camii haricinde tamamen 'modern' yaşama göre dizayn edilmiş.

Caminin adı da 'Cuma Camii' diye değiştirilivermiş!

***

Filibe sokakları, soğuğa rağmen oldukça canlı.

Sevinç Çelebi'nin "Bir şehirde yürürken yerlere doğru değil, binaların üstlerine doğru bakın" nasihati çerçevesinde çatılar, heykeller ve birçok mimari detay fark ediyoruz keyifle.

Merkezdeki dev Noel ağaçları, Santa heykelleri ve dükkanlardaki yılbaşı süslemeleri, cadde ve sokaklara oldukça renkli bir çehre katmış.

Keyifle yürüyebileceğiniz bu caddelerin hemen her yerinde bir sokak müzisyeni çıkıyor karşınıza.

Bunların neredeyse tamamı, müzik okullarından mezun olan profesyonel performans sanatçılarıymış.

Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman neşeli melodilerle hayatın akışına yön veriyor gibiler...

Hayatın akışı ise bu güzel şehirde çok kısa bir zaman tanıyor bize.

Geçen sefer olduğu gibi komşunun Kapitan Andreevo'su; bizim Kapıkule'mize birkaç kilometre kala durduğumuz meşhur Mustafa Market'te, bir kez daha Bulgaristan rüyasına nokta koyuyoruz...

Nedendir bilinmez, Türk gümrük polisinin karşılaması hepimizin içini ısıtıyor...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234