Kıbrıs Harekâtı, 20 Temmuz 1974'te Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'ta başlattığı harekâttır.

Kıbrıs Barış Harekatı, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Garanti Anlaşması’nın III. maddesine dayanarak gerçekleştirildi. 45 yıl önce, 

Rum ve Türk halkının arasını bozmak isteyen bazı etnik grupların silahlı saldırılarına maruz kalması sonrasında Kıbrıs Harekatı’na karar verildi.

Barış Harekatı’nın 45. yılıdır. Şimdi aslında 1974 öncesinde Kıbrıslı Türkler adada var olma savaşı daha doğrusu canlı kalabilme savaşı veriyorlardı, küçük küçük gettolara sıkıştırılmışlardı. Kıbrıs Adası Rumların idaresinde, bütün ada, limanlar, polis, asker, maaşlar, su dağıtımı, elektrik, gaz dağıtımı Makarios’un yönetimindeydi. Türkler küçük küçük köylerin içindeydi ve Türk köylerinin yolu, elektriği, suyu yoktu. Buna karşın bütün Rum yerleşim merkezlerinde su, elektrik vardı, yolları asfalttı. Yani Türkleri bezdirmek için1974 öncesi hayattan koparmak için Rum hükümeti her şeyi yapıyordu, özellikle 1964-1974 arasında… Köy sınırları dışına çıkan Türkler hemen yoldan alınıyor, kafasına bir kurşun sıkılıp kuyulardan birine atılıyordu. Bu şekilde dolaşım özgürlüğü yoktu. Türklerin herhangi bir gelir edebileceği işlerde çalışamadıkları, Rumlara karşı bölgelerini savunmak için birçoğunun mücahit olduğu, işsizliğin kol gezdiği, hiç kimsenin geleceğini göremediği, Rum Hükümeti’nin Türklere 38 eşyanın satışının Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklandığı bir dönemdir 1974 dönemi… Basında bu dönemin başlangıcı da  1 Nisan 1955’te EOKA kurulduktan sonra Türklere yavaş yavaş saldırılar başladı, ayrımcılık başladı, belediyeler hizmet vermemeye, Türk köyleri ihbar edilmeye, Türkler yollarda vurulmaya başlandı. Bunlar 1955’te başladı fakat rakamsal olarak 1963-1974 arasına kıyasla daha azdı. Yaşadığımız dönem, yaşadığımız olaylar aynen bu şekildeydi. Kıbrıslı Türkler bildiğiniz bir açık hava hapishanesinde yaşıyordu. İşsiz, güçsüz, parasız, geleceksiz, geleceğine bakamayan, göremeyen, ev, inşaat yapması yasak olan insanlardı. 1974’te aslında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adaya ayak basması işte bundan tam 45 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı hareketi, adaya asker göndermesi böyle bir ortamda gerçekleşti.

Barış Harekatı Uluslararası Kurallara Uygun Olarak Yapıldı 

Bir darbe yapıldı 15 Temmuz’da… Bu darbeyi de Rum Milli Muhafız Ordusu içindeki Yunanlı subaylar, astsubaylar organize ettiler. Yanlarına EOKA beycileri aldılar ki EOKA Beyi 1970 yılında Yeorgos Grivas kurmuştu tekrar ve bu darbe yapıldıktan sonra 15 Temmuz’da Makarios’un önce radyolardan öldüğünü duyduk arkasından birkaç saat geçti, Makarios Çiko Manastırı Radyosu’ndan ben hayattayım, ölmedim demeye başladı. Ondan sonra Nikos Sampson Yunanistan’daki Albaylar Cuntası devirdikleri Makarios’un yerine birini bulmak için çok uğraştılar. Clerides kabul etmedi, başsavcı kabul etmedi, anayasa mahkemesi başkanına teklif yaptılar, kabul etmedi ve 16 Temmuz günü EOKA’cı bir katil Nikos Sampson cumhurbaşkanı olmayı kabul etti; fakat bu defa 10 kişilik kabineye ancak 5 kişi bulabildi. Nicos Sampson Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’ni ilan etti. 18 Temmuz 1974’tede Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin Yunanistan’a bağlandığını açıkladı. Zaten Türkiye’nin yasal yollardan adaya çıkmasının asıl nedeni şudur; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ek 1 madde 4’ünde adada Kıbrıs Cumhuriyeti düzeni bozulduğu vakit garantörler, Türkiye, İngiltere, Yunanistan hep birlikte veya tek tek müdahale ederek bu yönetimi tekrar yerine koymuşlardır. Barış Harekatı uluslararası kurallara uygun olarak yapılmıştır. 45 yıldır da adada askerin bulunması hala uluslararası kurallara göre uygun bir durumdur çünkü güneyde 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye’nin garantörü olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti halen kurulmuş değil o nedenle de Türkiye Cumhuriyeti’nin askerlerini adada bulundurmaya uluslararası yasalara göre hakkı bulunmaktadır.  Kaynak : http://turksam.org

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya bir mesaj gönderdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya gönderdiği mesajda şu ifadeler yer aldı: 

“Sayın Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türkü'nü barış ve özgürlüğe kavuşturan 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı'nın 45'inci yıl dönümünde, Türk Milleti ve şahsım adına Kıbrıs Türk Halkı'nın Barış ve Özgürlük Bayramı'nı en kalbi duygularımla kutlarım. Türkiye, Barış Harekâtı'nı, Kıbrıs Adasının eşit sahiplerinden biri olan Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerçekleştirmiştir. Bu konudaki kararlılığımızı tüm dünya bugün de görmektedir. Kıbrıs'ı kendi vatanından ayrı tutmayan kahraman Türk ordusunun, Kıbrıs Türkü'nün canı ve güvenliği söz konusu olduğunda, 45 yıl önce attığı adımı gerekmesi halinde yine atmakta tereddüt etmeyeceğinden kimse şüphe duymamalıdır. Barış Harekâtı 20 Temmuz 1974'te, uluslararası hukuka uygun bir biçimde, diplomasinin tüm yolları tüketildikten sonra gerçekleştirilmiştir. Kıbrıs meselesinde uluslararası meşruiyet, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da temel ilkelerimizin başında gelecektir. Kıbrıs'ta olası bir çözüm, ancak Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliğinin teminat altına alındığı, güvenlik kaygılarının karşılandığı koşullarda gerçekleşecektir. Ada'daki gerçeklerin gereği olan bu hedeften hiçbir koşulda vazgeçilmeyecektir. Türkiye, her halükârda Kıbrıs Türkü'nün refahının, güvenliğinin ve geleceğinin garantisi olmaya devam edecektir. Ada'nın ve bölgenin zenginliklerinin sadece kendilerine ait olduğunu zannedenler, bugün olduğu gibi gelecekte de, karşılarında Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kararlılığını bulacaklardır. Bu minvalde Türkiye, Ada'da adil ve kalıcı çözümün sağlanması için, Doğu Akdeniz'de gerginliğin değil, barışın hüküm sürmesi için tüm imkânlarını kullanacaktır. 

BursaHaber gazetesi olarak bizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramını kutluyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner193

banner246

banner254