Dünya siyasi tarihine baktığımızda Türkiye için ayrılan sayfadaki özeti okuduğunuzda aklınızda kalan tek şey; “Türkiye darbeler ülkesi” cümlesi oluyor.

Evet, Türkiye’de 1961 yılında yapılan askeri darbe sonucunda Başbakan Adnan Menderes ve bakanları  asılarak idam edildi. Bu konu, dünya siyasi tarihine “demokrasi cinayetleri” olarak yazılı.

Sonrasında 1972 darbesi. Askeri muhtıra ile hükümetin iş başından uzaklaştırılması var. Sonrasında, 1980 darbesi. Yine, askeri darbe ile siyasetin lav edilmesi ve iş başındaki seçilmiş hükümetin uzaklaştırılıp, milletin temsilcileri olan milletvekillerinin uzaklaştırılması ve konseyin belirlediği Danışma Meclisi tarafından 1982 Anayasa’sının oluşturulması.

Bu konu da Dünya siyasi tarihindeki yerini, eğer çevrim hatası yoksa, “asker demokrasiyi yok etti” şeklinde yazılı.

Yine 28 Şubat darbesi, askeri muhtıra ile iş başındaki hükümetin görevden uzaklaştırılması ve kılık kıyafete göre vatandaşlar arasında ayrım yapılarak, başörtülü genç kız ve kadınların devlet dairelerine, özellikle de okullara, üniversitelere alınmayarak eğitim ve öğretim haklarının ellerinden alınması olarak yazılı.

Tabi, bu yazılanlar, ülkemizde fiilen yaşayanların yanı sıra, Türkiye ile iş yapmak isteyen, yatırım yapmak isteyen, turist olarak bu ülkeye gelmek isteyenlerin, işe başlamadan önce, “Türkiye nasıl bir ülke?” düşüncesiyle yaptıkları, yapabilecekleri kısa bir araştırmada elde edecekleri bilgiler. Bu yazılanlar, ülkemizin sanayisine, kültür ve turizmine, eğitimine zarar veriyor.

Ülkemizde son yaşanılan 15 Temmuz hadisesi var. Bugün üçüncü yılını geride bırakıyoruz.

15 Temmuz nedir, o gecede ne oldu? Önce bunları bir hatırlayalım.

15 Temmuz darbe gecesi hakkındaki bilgiler araştırılmaya devam ediliyor. Hain Fethullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) bağlı askerlerin öncülüğünde gerçekleştirmeye çalıştığı hain darbe girişiminde 248 asker, polis ve sivil vatandaş şehit düştü. Halkın büyük mücadelesiyle birlikte 15 Temmuz darbe girişimi bertaraf edildi. Şehit Astsubay Ömer Halisdemir, 15 Temmuz darbe girişiminde Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmek isteyen darbeci general Semih Terzi'yi vurarak darbe teşebbüsünün seyrini değiştiren isim olmuştur.

15 Temmuz 2016 tarihinde ordu içerisinde örgütlenmiş olan FETÖ, savaş uçakları, helikopter ve tanklarla kanlı ve çılgın yeni bir darbe girişiminde bulunmuştur. Sokakta darbeye karşı çıkan vatandaşların üzerine tankları sürmüştür.

Ankara ve İstanbul’da, Cumhurbaşkanlığı, parlamento, emniyet ve kamu binaları ile darbeye karşı çıkan insanları savaş uçaklarıyla bombalayan FETÖ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da suikast girişiminde bulunmuştur. Darbe girişimi halkın ve devletin diğer unsurlarının karşı koymasıyla başarısız olmuştur. Darbe girişimi sırasında 173 sivil, 62 polis ve 5 asker hayatını kaybetmiştir. Darbecilerin saldırısında ayrıca  bin 491 kişi de yaralanmıştır.

Darbe girişimi başarılı olsaydı, binlerce masum insan hayatını kaybetmiş, demokrasi ve özgürlükler ortadan kaldırılmış ve Fetullah Gülen’in sapkın dini görüşleri ekseninde askeri bir diktatörlük kurulmuş olacaktı.

15 Temmuz Gecesi Bursa’da yaşanılan bir olay ise belki de darbenin gizli sırlarının ifşa edilmesine yol açtı. Evet, dönemin Bursa Alay Komutanı Yurdakul Akkuş, darbe girişimi sırasında, Garnizon Komutanlığına gelerek içeri girmek istedi. Dönemin Garnizon komutanı Seyfullah Saltık ise nöbetçilere, albayın garnizona alınmaması emrine verdi. Sonra, Ortaya çıkan bazı olaylar neticesinde Jandarma Albay polislerce gözaltına alındı. Bu esnada, İstanbul ve Ankara’da yaşanılan kanlı olayları Televizyon ekranlarından izleyen vatandaşlar ve pek çok kamu görevlisi ise “sonuç ne olacak?” diye merakla bekliyordu.

Yakalanan albayın çantasından, sıkıyönetim kararı ve sıkıyönetim planları ortaya çıktı. Darbe girişiminde bulunan örgüt, darbenin başarılı olması halinde kimlerin nerede ve hangi görevlere atandıklarını belirten liste hazırlamamış. İşte bu liste, darbecilerin isimlerinin açığa çıkmasına yol açtı. Darbenin bastırılmasında ve darbecilerin yakalanmasında büyük önem taşıdı.

Bu çağ dışı darbe girişimine farklı düşünceden toplumun bütün kesimleri; siyasal partiler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, medya ve iş dünyası şiddetle karşı koymuşlardır. Gelinen noktada kanlı darbe girişimi bastırılmış, devlet kurumları büyük oranda olağan işleyişine dönmüştür.

Gelelim bugüne.

Darbe sonrasında meydanlarda tutulan demokrasi nöbetleri, halkın demokrasiye, vatan-millet sevgisinin perçinlenmesine yol açtı. FETÖ ile ilgili olarak ülke genelinde geniş çaplı mücadele başlatıldı. Devlet dairelerindeki darbe yanlısı militanlar temizlenmeye başlandı. Operasyonlar üç yıl geçmesine rağmen hala devam ediyor. Hem ülkemizdeki hem de dünya gündemindeki sıkıntı ise FETÖ’nün siyasi ayağı ile ilgili etkin mücadele edilmediği düşüncesi hakim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246