banner262
banner263

Çocukken en büyük hayalimdi polis olmak.

Hayatımda gerçekleştiremediğim tek idealim olarak kaldı.

Bilmiyorum nedendir bu meslek grubunu taa küçücükten beri çok yakın bulurum kendime.

Ailemde bu mesleğin mensubu olan da yok.

Hatırlıyorum ve hiç unutmadım Yeşil Caddesinde ki evimizde otururken annem bana oyuncak bir polis telsizi almıştı.

İlk okul numaram 157 idi ama sisteme uysun diye çocuk aklımla 2 yi de ben eklemiş, her yerde yanımda taşıyıp kııhhhhkkkk 15-72 merkez diye dolaşır olmuştum.

Çok ilginç tesadüftür ki Üniversite de bana verilen kayıt numarası da 1572 idi.

Aile içerisinde de keyifle karşılan bu alışkanlığım uzun yıllar sürdü.

Büyüklerimin o efsane ‘’ büyünce ne olacaksın bakalım?’’ sorularının  karşılığında verdiğim yanıtı söylememe gerek yok herhalde.

Okula giderken bile çantamın vaz geçilmez aksesuarıydı o oyuncak telsiz.

Şimdi bile uzaktan bir telsiz sinyali duysam hemen içimden 15-72 merkez derim.

Polisler ve polislik mesleği her daim ilgimi çekti.

Onlara her zaman yaptıkları kamu görevi için içimden saygı duydum.

Benim algımda ki polis kavramı daima güven altında olmakla özdeş  oldu.

Gerçi hayatımda polisiye vakam hiç olmadı denilebilecek kadar az ama onları uzaktan uzağa izledim.

Öyle ki,haklarında çıkan yasalar,mesleki zorlukları , çalışma koşulları ile ilgili haberler ve mesleğe dair ne kadar bilgi varsa hala atlamadan izlemeye çalışırım.

Sanırım bu ilgimin altında yatan sebep Atatürk’ün polislik mesleği için kurduğu cümlelerden biri;

Demiş ki Ulu Önder polisi tanımlarken;

‘’Herkesin polisi kendi vicdanıdır, fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır.’’

Sözünün içeriğini anlayacak yaşlara geldiğimde polislere olan ilgimin daha da arttığını hatırlıyorum.

Çünkü sözlerin içerisinde vicdan vardı.

Öyle ya görev tanımı içinde vicdan sözcüğü olan başka kaç meslek dalı var ki?

Vardır elbette sayılarının çok olduğunu düşünmüyorum.

Bu günlerde o vicdanın ülkeye yansımalarını keyifle izliyorum.

Polisler sağlık ordumuz ile el ele vermişler iyiliğin manifestosunu yeniden yazıyorlar.

Sürekli halkın yanındalar;

Ve bunu her ne kadar görevleri gereği yapıyorlarsa da bir o kadar da vicdanları gereği yapıyorlar.

Enfekte olmaya da çok açıklar.

Çünkü bizim ülkemizde kamu görevleri ve hizmetleri bazen  kamuya rağmen yapılmak zorundadır.

Onlar insanları kendi iyiliklerine ikna edebilmenin yıpratıcı zorluğuna katlanarak yerine getiriyorlar bu hizmeti.

Bazı mesleklerin ederleri para ile değil yürek ile ölçülür.

Para pazarda limon satarakta kazanılır ama yüreğin bedeli paha biçilmezdir.

Bu yüzden kamuda yürekleri ile çalışan tüm görevlilere gönüllü memurlar derim.

Öğretmenler,sağlıkçılar,itfaiyeciler,askerler ve tabi ki polisler girerler bu tanımıma.

Atladığım varsa beni affetsinler.

Hepsi kıymetlilerimdir.

Kim ne dersin desin;

Korona  günlerinde ne oluyorsa, kim bu günleri tarihe gömmek için elini taşı da geçtim kayaların altına koymaktan imtina etmiyorsa başımın tacıdır.

Bu konuda verilen her uğraş siyaset üstüdür ve desteklenmelidir.

Virüsü yenebilecek tek güçte seni beni rafa kaldırıp bizi raftan indirmeyi becerebilmemizle doğru orantılıdır.

Akşamları hastalığın seyri ile ilgili verilen istatistiklere sadece rakam olarak bakmaktan ancak o zaman kurtulabiliriz.

Kamu görevlilerimiz bizi o istatistiklerde rakam olmayalım diye canla başla çalışıyorlar.

Karşılığında bizden bekledikleri de yalnızca birazcık empati yapabilmemiz.

Ancak bunu ne kadar başarabiliyoruz o tartışılır işte.

Mesela entübe sayısı şu kadar deniliyor.

Nedir entübe ? ya da entübe hasta,entübe edilmek?

Normal solunum yolları ile nefes alamayan hastanın nefes alış verişini sağlamak adına solunum yollarına yerleştirilen tüple nefes alması sağlamak.

Peki çok kolay ve rahatsızlık vermeyen kan vermek gibi sıradan bir hadise mi bu?

Koyun kendinizi entübe edilen hastanın yerine yanıtını siz verin sorunun.

Onlar bu soruyu bile bilmeyelim diye uğraşıyorlar.

Sorunun yanıtını değil ama,bizzat sorunun kendisini.

Zor günlerden geçiyoruz doğru,

Ama bizim neslimiz çok daha zor günlerden geçerek geldi buralara.

En önemli motivasyon kaynakları da raftakilerin yerlerini değiştirmeyi başarabilmeleri oldu.

Ki;biz onlardan daha da şanslı sayılırız,

Kamu görevlilerimiz o yıllara nazaran çok dahagüçlü,çok daha organize,çok daha donanımlılar.

Polislerimizle başladım polislerimizle bitireyim yazıyı.

Kıymetli güvenlik güçlerimiz;

Belki pek belli edemiyoruz edemiyoruz ama bu pandemi sürecinde sizi ve bizim için yaptıklarınızı yakından izliyoruz.

Şimdiler de çok daha iyi anlıyoruz ki,siz aslında biz, biz aslında sizmişiz.

Eğer o oyuncak telsizim şimdilerde elimde olsaydı,

Hepinize bir telsiz mesajı geçerdim.

15-72 merkez

Ayağınıza taş, gözünüze yaş değmesin.

Tamam.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254