Büyük kurtarıcı, bana göre Cumhuriyetin kurucu babası Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulu’ndaki apolet numarası 1283 idi.

Bu okulda okuduğum yıllardan biliyorum.

Her bayram geldiğinde, özellikle 10 Kasım’larda öğrenciler tören için toplanıldığında yoklama yapılırdı.

Her öğrenci numarası okunduğunda ayağa kalkar ve “Burdaaa!..” diye bağırırdı.

Ancak !..

Atatürk’ün 1283 olan numarası okunduğunda ise tüm öğrenciler ayağa kalkar; ve “İçimizdeee!..” diye gürlerdi.

***

Şimdi de aynı okulun öğrencileri hançerelerini yırtarak “İçimizdeee!..” diye bağırıyor.

Buna; bugünlerde…

Yine “kara lisesi” iken okuma onuruna eriştiğim, Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencilerinin şu sloganı eklendi.

Hepsi bir ağızdan önce “Nerdeler?” diye soruyor; aynı coşkuyla “Her yerdeler!..” yanıtını veriyor.

***

Kara Harp Okulu öğrencilerinin “İçimizde!..” dediği; Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencilerinin de “Her yerdeler!..” diye haykırdığı Mustafa Kemal Atatürk, dün gerçekten hep aramızdaydı.

İçimizde, orada, burada ve her yerdeydi.

***

Okullarda tören yapılmasa da…

Onun için yapılmak istenen yürüyüşleri engellemek için büyük gayret sarf edilse de…

Bu büyük liderin; Cumhuriyet’in bu kurucu babasının; gençlere armağan ettiği bayram hafızalardan silinmeye çalışılsa da…

Gerekçesini hala anlayamadığımız şekilde yasaklanmaya devam edilse de…

Ne O’nun sevgisini, ne de armağan ettiği Cumhuriyet coşkusunu kimse içimizden atamayacaktır.

***

Dün, bu sevgi ve coşkuyu tam yarım asırdır paylaştığım sevgili karıma sordum:

“Ben neden her milli bayram geldiğinde, O’nun ve Cumhuriyet’in adı geçtiğinde gözyaşlarıma hakim olamıyorum?”

Ama keşke sormasaydım.

Atatürk sevgisini, Cumhuriyet coşkusunu iliklerine kadar hisseden sevgili Müjgan’ımın da gözleri benden beter oldu.

Hele bir de…

O sırada izlediğimiz Anıtkabir’deki törenlerde çalınan borunun o içimizi yakan sesini duyunca, resmen şair Atilla İlhan’ın ünlü şiirindeki şu sözlerini anımsadık:

“Müjgan’la ben ağlaştık!..”

***

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Bayramı nedeniyle gözyaşı dökmemizin bir nedeni de…

Güneydoğu’dan gelen şehit haberlerinin ardı arkasının kesilmemesiydi.

Atatürk’ün “Ey Türk gençliği” diyerek, adlarına bayram ilan ettiği aslanlar.

Ne yazık ki!..

Adı konulmamış bir savaşın kurbanı olmaya devam ediyorlardı.

Şemdinli’de 4, Nusaybin’de ve Van’da 1’er gencimiz, adlarına düzenlenen bayram yerine, kara toprakla buluştular.

***

Ne diyelim?

Allah bu güzel insanlara rahmet; ateşin düştüğü yeri yakanlara sabır, toplumun yüreğindeki bayram sevgisini çok görenlere de akıl fikir versin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.