Dünya ekonomisi tarih boyunca sürekli, çeşitli nedenlerle, belli evrelerde ekonomik krizler gördü. Bu krizlerin çoğu ekonomiye yön verenler tarafından planlı yapılmış krizlerdi. Çünkü krizler aynı zamanda yeni sistemlerin doğuşu ve yeni satın almalar demekti. Ekonomi dünyası için bu aynı zamanda bir prensip haline gelmiş bir durum. En basit örnekle açıklarsak…

Kendisine rakip bir firmayı almak isteyen bir şirketin yapacağı ilk iş, rakibini iş yapamaz hale getirerek, krize sokmak. Sonrasında ise iflas bayrağını çeken şirketi küçük bir fiyatla satın almak. Küresel krizleri de irdelediğimizde karşımıza benzer tablo çıkıyor. Bu krizlerden ve yeni düzenlemelerden elbette Türkiye de krizin olduğu dönemde nasibini aldı.

Malum gündemimiz kurdaki hareketlilik. Sokaktaki vatandaşın şu an tek gündemi, ekonominin nereye gittiği. Ben ekonomistler bu konuda ne düşünüyor ona bakıyorum. Nitekim tabloya baktığımda okuduğum bir mülakat aklıma geldi.

Makro ekonomist ve finans tarihçisi Russell Napier, küresel piyasalarda 1980’li yılların ekonomik tablosunun yeniden yaşanacağını söyleyerek, Türkiye’yi de büyük bir krizin beklediğini iddia etmişti. Seçimden önce yaptığı mülakatta Türk ekonomisi hakkında da konuşan Napier, en geç seçim sonrası TL'deki değer kayıplarının daha büyük boyutlara ulaşacağını belirtmişti. Türkiye’nin 400 milyar doları bulan borcunu ödeyemez duruma geldiği iddiasında da bulunan Napier, Global krizin Türkiye’nin iflasıyla tetikleneceğini söylemişti. Napier, daha önce de Türk hükümetinin dövize çıkış kontrolü getirmesinin de kaçınılmaz olduğunu iddia etmişti.

Şimdi Russell Napier’in bu açıklamalarını okuyunca dünya ekonomisine yön verdiği iddia edilen ünlü bir yatırımcının piyasaları yorumladığı açıklaması da pazılın parçası gibi… Bu yatırımcı küresel finans sistemiyle ilgili endişeli olduğunu belirterek şunları söylüyordu: “11 Eylül ve 2008 mali krizinde dünyanın bütün güçleri ortak bir amaç için çalıştılar. Bugün bir arada çalışmak çok daha zor ve bu durum İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ekonomik düzeni tehlikeye atıyor.”

Ünlü yatırımcı aynı zamanda piyasalarda 10 yıldır görülen rallinin sona erebileceğini belirterek, dünya hükümetlerinin bir arada çalışma azmini göstermemesinin yaşanan ekonomik sıkıntıları artırabileceğini ifade etti. Açıkça söylemek istediği şey, yeni bir global kriz kapıda. Ne de olsa bu yatırımcının atalarının, “Satın almak için en iyi zaman, kan döküldüğü zamandır” gibi bir prensipleri vardı. Yeni satın almalar için yeni düzenlemeler gerekecekti. Yeni düzenlemeler için de yeni krizler gerekecekti.

Şu an ülke olarak içinde bulunduğumuz tablo, yeni bir küresel düzenlemenin ilk öncü sarsıntılarını ortaya koyuyor gibi. Ekonomide yapılan yanlışlar elbette tartışılır ama bu sarsıntı sadece Türk ekonomisi için geçerli değil. Küresel piyasalara baktığınızda doların aynı şekilde diğer ülke para birimleri karşısında da aşırı şekilde değerlendiğini görürsünüz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234